Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Metropol FM'de katıldığı canlı yayında seçim sürecinden sosyal projelere, kültür yatırımlarından belediyecilik anlayışına kadar pek çok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı. “Bu şehri masa başında değil sokakta yönetiyoruz” diyen Balcıoğlu, verilen sözlerin önemli bir bölümünün kısa sürede hayata geçtiğini vurguladı.
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Metropol FM'de Kamil Bilici'nin sunduğu canlı yayında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Göreve geldikleri günden bu yana hayata geçirilen projeleri ve hedeflerini anlatan Balcıoğlu, “Vicdan Belediyeciliği” anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, “Silivri'nin keşkelerini ‘iyi ki'lere dönüştüren bir dönem yaşayacağız” dedi.
Kamil Bilici: Bölgenin en hit sesi Metropol FM'den, bendeniz Kamil Bilici'den merhabalar efendim. Seçimden sonraki ilk canlı yayını da birlikte yapma şansını bana bahşetmiş olacak bugün kendisi. Hoş geldiniz Başkanım.
Bora Balcıoğlu: Hoş bulduk, çok teşekkür ediyorum. Ben de bizi dinleyen tüm Silivrili hemşehrilerime ve bizleri ağırlayan, bize bu fırsatı veren Metropol FM ailesine ve Kamil Bilici'ye çok teşekkür ediyorum.
Kamil Bilici: Biz teşekkür ediyoruz Başkanım. Sorulara geçeceğim ama Silivri, Bora Balcıoğlu'nu çok yakından tanıyor. Sadece bugünkü görevinizle değil; amatör spor kulüplerindeki başkanlığınızla, meclis üyeliğinizle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeliğinizle bu kente kendinizi uzun yıllardır anlatmış bir isimsiniz.2019'da bir aday adaylığı süreciniz vardı, 2024'te ise bu süreç adaylığa ve ardından seçime dönüştü. Seçim sürecinin başında anketler çok moral verici görünmüyordu. Ancak süreç ilerledikçe, bugün görev yapmış birçok belediye başkanını da geride bırakan yüksek bir oy oranıyla önemli bir seçim zaferi elde ettiniz.Seçim sürecini biraz anlatalım mı? Oradan başlayalım dilerseniz.
“SİLİVRİ TARİHİNİN EN YÜKSEK OYUYLA GÖREV VERİLDİ”
Bora Balcıoğlu: Evet, Silivri'mizin 35 mahallesinde birinci parti olarak ve hemşehrilerimizin büyük bir teveccühüyle; Silivri tarihinin en fazla oyunu alan belediye başkanı ve en fazla meclis üyesine sahip bir belediye başkanı olarak görev aldım. Hemşehrilerimiz bize bu sorumluluğu verdi. Elbette siyasette bir makama talip olabilirsiniz; bu doğaldır. Ancak asıl kıymetli olan sizin bir yere talip olmanız değil, o makamın ve halkın size talip olmasıdır.
Beş yıl önce adaylık nasip olmadığında bir kenara çekilip küsmedim. Aksine Silivri'nin sokaklarında, tarlalarında, esnaf dükkânlarında hemşehrilerimle olan bağımı hiç koparmadım. Sahada, elini sıktığım her vatandaşın gözünde “yarım kalan bir hikâyemiz var, artık tamamlayalım” diyen o sessiz ama güçlü iradeyi gördüm. Beni bu yola çıkaran şey hiçbir zaman şahsi bir ikbal hırsı olmadı; doğup büyüdüğüm topraklara olan sarsılmaz vefa borcum ve vicdanımdı. Çünkü Silivri, 81 ilden hemşehrimizin yaşadığı bir huzur adasıdır.Aday olmadan önce yaptırdığımız bir ankette “Nerelisiniz?” sorusu vardı. Ordulusu da “Silivriyim” dedi, Karslısı da, Romanı da, Trakyalısı da… Bu tablo bana şunu gösterdi: Bu huzuru korumak zorundayız.
“AİLEMİZLE ALDIĞIMIZ BÜYÜK BİR HAYAT KARARI VARDI”
Bu süreç yalnızca siyasi bir tercih değildi; ailemle birlikte aldığımız büyük bir hayat kararıydı. Eşime ve çocuklarıma, ‘Belki soframızda sandalyem boş kalacak, belki en özel anlarınızda yanınızda olamayacağım ama attığım her adımda, imza attığım her projede sizin başınızı ve bana güvenen hemşehrilerimizin başını öne eğdirecek tek bir işe girmeyeceğim' dedim.Ailemin bu büyük fedakârlığı ve koşulsuz desteği, kampanya süresince, özellikle uykusuz gecelerimde en büyük gücüm oldu. Onların rızası olmadan bu yükün altından kalkmak mümkün değildi.
“BEN RAKAMLARA DEĞİL, HEMŞEHRİLERİMİN GÖZLERİNE BAKTIM”
Kampanya döneminde anketlerden bahsettim ama benim asıl “gönül anketim” vardı. Doğup büyüdüğüm ilçeyi, hemşehrilerimi tanıyorum. Çalışma arkadaşlarım yorgun düştüğünde onlara hep şunu söyledim: ‘Siz rakamlara bakıyorsunuz. Anketler yapılıyor, şu sonuç geldi, bu sonuç geldi… Ama ben 17 yıldır yerel yöneticilik yapıyorum; hemşehrilerimin gözünün içine bakıyorum.' O gözlerdeki gülümseme, o sarılmalar zaten “Ben yanındayım” diyordu. Ben Silivri'nin samimiyetine güvendim. Yüzde 54'e yakın bir oy aldık. Bunu bir temenni olarak değil, sahadaki o muazzam enerjiyi okuyarak söyledim. Şükürler olsun ki Silivrili hemşehrilerimiz de bize inananları mahcup etmedi; sandıkları adeta bir demokrasi şölenine çevirdi. Böyle özetleyebilirim.
“VERDİĞİMİZ VAATLERİN YÜZDE 40'INI 1,5 YILDA HAYATA GEÇİRDİK”
Kamil Bilici: Evet, gerçekten öyle bir seçim süreci geride kaldı. Seçim döneminde hem Sayın Volkan Yılmaz'ın hem sizin hem de diğer adayların çeşitli vaatleri oldu. Aslında bu şehri tutkuyla seven ve siyaset yapan herkes Silivri'nin eksiklerini görüyor. Bu nedenle seçim vaatlerinde ortak birçok projenin çakıştığını da görmek mümkündü. Çünkü Silivri'nin ihtiyaçları zaten bunlardı. Sizin seçim sürecinde verdiğiniz vaatlerin ne kadarı hayata geçti? Geri kalan projeler ne kadar sürede hayata geçecek?
“BELEDİYECİLİK SADECE VAAT LİSTESİ TİKLEMEK DEĞİLDİR”
Bora Balcıoğlu: Her zaman söylüyoruz; devlette devamlılık esastır. Belediyecilikte de bu böyledir. Devlet dediğimiz şey; okul, hastane, itfaiye, belediye… Bunların tamamıdır ve vazgeçilmezimizdir. Silivri için bir hayal kurduk ve bu hayali 100'ün üzerinde somut vaatle hemşehrilerimize anlattık. Bağımsız araştırmacıların da teyit ettiği üzere yaklaşık 125 vaadimizin, henüz 1,5 yıl gibi kısa bir sürede yaklaşık yüzde 40'ını hayata geçirdik.
Ancak benim için belediyecilik yalnızca vaat listesini işaretlemek değildir. Şunu her fırsatta söylüyorum: Siz okul yolunu altınla kaplasanız bile, o okula giden evladımızın beslenme çantası boşsa o yolun hiçbir kıymeti yoktur. Biz, devasa beton projelerden önce insanımızın kalbine, sofrasına ve huzuruna dokunmayı tercih ettik.
“BU ŞEHRİ MASA BAŞINDA DEĞİL, SOKAKTA YÖNETİYORUZ”
Elbette büyük vizyon projelerimiz devam ediyor. Ancak hayat dinamik bir süreç. Seçim döneminde öngörmediğimiz ama bugün ihtiyaç haline gelen birçok projeyi de, vaat listemizde yer almasa bile tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk.
Ben “ben yaptım oldu” anlayışına inanmam; ortak akla inanırım. Her şeyi en iyi bilen kişi değilim, böyle bir iddiam da olamaz. Bir proje planlarsınız ama mahalleli “Başkanım buraya değil, şurası daha uygun” derse biz o projeyi halkın isteğine göre şekillendiririz. Çünkü biz bu şehri masa başında değil, sokakta yönetiyoruz. Düzenli mahalle toplantıları yapıyorum. Kitapta yazmayan pek çok öneri, yaşayan insanların deneyimlerinden çıkıyor. Neresi acırsa insanın canı oradadır; bunu en iyi yaşayan bilir.
“EKONOMİK ZORLUKLAR VAR AMA BAHANE ÜRETMİYORUZ”
Ülke olarak ekonomik açıdan zor bir dönemden geçiyoruz. Döviz kurları, enflasyon ve her gün artan inşaat maliyetleri belediyeler için ciddi bir yük oluşturuyor. Ancak burası bahane üretme yeri değil. Bir işi ekonomik sebeplerle yapamıyorsak ya da erteliyorsak bunu hemşehrilerimize açıkça ve dürüstçe anlatıyorum. Aramızda gizli saklı hiçbir şey yok. Silivri ile aramızda güçlü bir gönül köprüsü ve sarsılmaz bir güven bağı var.
“SİLİVRİ HİZMET İTTİFAKI”
Hizmet üretirken en çok önem verdiğim ilke kurumlar arası iş birliğidir. Buna “Silivri Hizmet İttifakı” diyorum. Bu hizmetleri kimse cebinden yapmıyor; belediye de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi de, bakanlıklar da aynı kaynağı kullanıyor: vatandaşın ödediği vergiler. Bu nedenle kişisel hırsları ve siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıyoruz. Valilikle, bakanlıklarla ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile uyum içinde Silivri'ye ne kazandırabiliriz diye birlikte çalışıyoruz. Bizim derdimiz kavga etmek değil; Silivri'nin hakkını her masada alıp getirmek.
Önümüzdeki üç yılın sonunda hemşehrilerimin karşısına, verdiğim sözlerin büyük bölümünü tutmuş, eksiklerini tamamlamış ve “Silivri'de yaşamaktan gurur duyuyorum” diyen vatandaşlarla birlikte çıkmayı hedefliyorum. Yolumuz uzun, enerjimiz yüksek. Kalan sürede tempomuzu düşürmeden “Vicdan Belediyeciliği” anlayışıyla üretmeye devam edeceğiz.
“SİLİVRİ'NİN KÜLTÜR MERKEZİ İHTİYACI ARTIK KARŞILANACAK”
Kamil Bilici: Evet… “Vicdan Belediyeciliği” söyleminiz de çok önemli. Birazdan onu da açmanızı rica edeceğim. Biz çocukluğumuzdan beri birbirimizi tanıyoruz. Silivri Belediyesi'nde Selami Değirmenci döneminde Kültür Evi'nde tiyatro eğitimi alarak ilk gençlik yıllarımı geçirdim. Bugün yaptığım meslek, belgesel çalışmaları aslında o yıllarda edindiğim vizyonun bir sonucu.
Sadece sizin döneminiz için değil, önceki tüm belediye başkanları açısından da Silivri için bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. Bir kültür merkezimizin olmaması bir eksiklik. Beylikdüzü'nde çok güçlü bir Atatürk Kültür Merkezi var, Büyükçekmece'de var, Çorlu'da iki tane var. İstanbul'un 39 ilçesine ve Trakya'daki birçok yerleşime baktığımızda kültür merkezleri öne çıkıyor. Ama Silivri'de bu anlamda bir boşluk var. Yapılmış bir bina ve İBB ile bir protokol süreci olduğunu biliyoruz. Bunun son durumu nedir? Bunu kişisel merakım olarak sormak istiyorum.
“KÜLTÜR MERKEZİ SİLİVRİ'NİN SOSYAL HAYATI İÇİN HAYATİ BİR MESELE”
Bora Balcıoğlu:Kamil Bilici'nin hakkını teslim etmek isterim. Çocukluğumuz birlikte geçti, aynı sokakta büyüdük. Birbirimizi iyi anlarız. Kültür Merkezi meselesi gerçekten önemli. Kendi evlatlarımı bile zaman zaman komşu ilçelere götürmek zorunda kalıyorum. Bunu seçim öncesinde de açıkça söylemiştim. Kültür Merkezi projesi Silivri'nin sosyal hayatı için hayati bir mesele.
Göreve geldiğimizde ekonomik planlaması yapılmamış, maliyet haritası çıkarılmamış ve temeli yaklaşık yüzde 40 seviyesinde kalmış bir şantiye devraldık. Siyasette bu tür büyük projelerin son yıla bırakılması gibi bir alışkanlık vardır. Ben bu anlayışı reddettim. Gençlerimizin, çocuklarımızın, sanatsever hemşehrilerimizin tiyatro izlemek, konser dinlemek için başka ilçelere gitmek zorunda kalmaması gerektiğini düşündük ve hemen çalışmaya başladık.
“KABA İNŞAATI TAMAMLADIK, 2026'DA AÇIYORUZ”
Silivri Belediyesi olarak öz kaynaklarımızla projenin kaba inşaatını tamamladık; bugün yüzde 100 seviyesine ulaştı. Ancak burası yalnızca bir bina değil, 13 dönümlük dev bir kompleks. İnce işçilik, teknik donanım ve iç mimari için ciddi bir bütçe ve uzmanlık gerekiyor.
Bu noktada “hizmet ittifakı” anlayışımızı devreye soktuk. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bir protokol imzaladık ve projeyi İBB'nin 2026 yatırım programına dahil ettirdik. Kısa süre önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Volkan Demir'i belediyemizde ağırladık, son detayları görüştük. Buradan müjdeyi verebilirim: 2026 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle bu merkezi tamamlayıp Silivri'nin hizmetine açacağız.
“SİLİVRİ'NİN MENFAATİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA SİYASİ ROZETLER ASKIDA KALIR”
Protokol süreci mecliste görüşülürken bazı çekinceler oldu. Ancak ben çok net bir duruş sergiledim. ‘Yarın İBB'yi hangi parti yönetir, Silivri Belediyesi'ni kim yönetir?' diye bakmıyorum. Bu hizmet bu topraklara gelecek mi, gelmeyecek mi; ben buna bakarım. Siyaset gelir geçer ama eserler kalır. Silivri'nin menfaati söz konusu olduğunda siyasi rozetler askıya alınır.
“GENÇLİK VE KÜLTÜR MERKEZİ SİLİVRİ'NİN GELECEĞİNE YATIRIM OLACAK”
Kaba inşaatını tamamladığımız, ince işçilik sürecinin de tüm resmi adımlarını attığımız Gençlik ve Kültür Merkezimiz, Silivri'nin kültürel kalkınmasının lokomotifi olacak. Bu merkezde müzik atölyeleri, tiyatro ve konser salonları, etüt merkezleri, kütüphaneler ve çeşitli kültür-sanat alanları yer alacak.
Biz yalnızca beton dökmüyoruz; Silivri'nin geleceğine bir vizyon inşa ediyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin kendini bulabileceği, sanatla ve kültürle büyüyeceği bir merkez olacak. Hayırlısıyla kısa süre içinde Silivri'nin hizmetine sunacağız.
“ŞEHİR TİYATROLARINA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK BİR SAHNE OLACAK”
Kamil Bilici: Çok güzel. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın oyunlarını oynayabileceği bir sahne için de yol açtınız.
Bora Balcıoğlu: Aynen, kesinlikle. O ölçekte ve donanımda büyük bir sahne olacak.
“ELEŞTİRİ İLE İFTİRAYI BİRBİRİNDEN AYIRMAK GEREKİR”
Kamil Bilici: Medyayı ülkemizde adeta “dördüncü güç” olarak görüyorum. Gerçekten de önemli. Silivri'de yerel gazetecilik uzun yıllardır güçlü bir geleneğe sahip. Bölgemizde meslektaşlar arasında nezaket ve barış ortamının hâkim olduğu bir yerel basın var. Ancak görevde olan herkes gibi siz de bazı gazetecilerden eleştiriler alıyorsunuz. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bora Balcıoğlu: Eleştirileri kişisel algılamamaya çalışıyorum. Siyasete ve hayata bakışım çok nettir: Eleştiri bir yönetim için lütuftur. Nasıl bir kuşun uçabilmesi için iki kanada ihtiyacı varsa, sağlıklı bir yerel yönetim için de iki kanat şarttır. Bunlardan biri belediye ise diğeri de bizi denetleyen kamuoyu vicdanı ve basındır.
Eleştiri bizi doğruya sevk eder, vizyonumuzu geliştirir. Ancak burada önemli bir ayrım var: Eleştiri ile iftirayı birbirinden ayırmak gerekir. Kamu yararı gözeten, gerçek anlamda gazetecilik yapan her kalem karşısında ceketimi iliklerim. Bana ulaşıp “Başkanım bu işin aslı nedir, neden böyle bir karar aldınız?” diye soran, sorgulayan her gazeteci dostuma kapım da telefonum da sonuna kadar açıktır. Süreci anlatırız, bilgi paylaşırız. Çünkü şeffaf bir yönetim anlayışını benimsiyoruz.
Ancak eleştiri maskesi altında iftira atanlara, mesleğin onurunu kişisel çıkarlarına alet edenlere karşı tavrım nettir. Onları dikkate almıyorum. Çünkü bu gazetecilik değil, algı operasyonudur.
Özetle; yapıcı, yol gösteren, hakikati arayan her eleştirinin başımın üstünde yeri vardır. Bu şehri ortak akılla yöneteceksek gazetecilerimizin gözlem gücüne ihtiyacımız var. Yeter ki niyet Silivri olsun, doğruyu yazmak olsun. Biz her yapıcı eleştiriden ders çıkararak yolumuza devam ediyoruz.
“DORUK BULUT İLE 15 YILLIK YOL ARKADAŞLIĞIMIZ VAR”
Kamil Bilici: Yine dillendirilen konulardan birine gelelim. Birlikte yol yürüdüğünüz arkadaşlarınız var. Bunlardan biri de bugün Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı olan Doruk Bulut. Yerel seçimlerde rekabet yaşandı ama sonrasında yine birlikte yol yürümeye devam ettiniz. Buna rağmen zaman zaman aranızda çekişme olduğu yönünde iddialar gündeme geliyor. Birinci ağızdan soralım; gerçekten böyle bir durum var mı?
“VEFA DUYGUSUNU SİYASETİN MERKEZİNE KOYUYORUM”
Bora Balcıoğlu: Ben vefa duygusunu siyasetin merkezine koyan birisiyim. İlçe Başkanımız Doruk Bulut ile hukukumuz bir günde oluşmadı. Kendisiyle tam 15 yıl boyunca meclis üyeliği sürecinde omuz omuza görev yaptık, bu şehrin her sokağı için birlikte düşündük, birlikte emek verdik. On beş yıllık bir yol arkadaşlığını üç beş asılsız dedikoduyla kimse sarsamaz.
Şunu net ifade edeyim: Silivri'de nifak tohumu ekmek isteyenler olabilir ama buradan kimseye ekmek çıkmaz. Bizim gündemimizde kişisel çekişmeler yok, yalnızca Silivri'nin geleceği var. Siyasetin doğasında farklı fikirler olabilir; bu doğaldır. Ama bu asla kavga ya da çatışma anlamına gelmez.
“KARDEŞİN KARDEŞE KÜSME LÜKSÜ YOKTUR”
Cumhuriyet Halk Partisi için sıkça söylenen bir ifade vardır: “Baba ocağıdır.” İnsan baba ocağında kardeşiyle kavga eder mi? Bizler bu yapının evlatlarıyız. Dışarıda çözülmesi gereken pek çok sorun varken, insanların bizden hizmet beklediği bir ortamda birbirimizle uğraşacak tek bir saniyemiz yok.
Kardeşin kardeşe küsme lüksü yoktur. Hele ki böyle bir dönemde birbirimize omuz vermekten başka çaremiz de yok. Bu iddiaları ortaya atanların niyetini biliyorum; amaçları hizmet enerjimizi bu tür tartışmalarla tüketmek. Ama buna izin vermeyeceğiz. Bizim birbirimize verecek kavgamız değil, birbirimize verecek omzumuz var.
“MAKAM ODASINDAN TALİMAT VERMEK DEĞİL, İNSANIN DERDİNİ HİSSETMEKTİR”
Kamil Bilici: “Vicdan Belediyeciliği” ifadesini kullandınız az önce. Uzun yıllardır belediyelerin farklı sloganlarını görüyoruz; “Gönül Belediyeciliği”, “Hizmet Belediyeciliği” gibi… Ancak “Vicdan Belediyeciliği” ilk kez duyduğumuz bir söylem. Sizin için ne ifade ediyor, içini nasıl dolduruyorsunuz?
Bora Balcıoğlu: Yola çıkarken Silivri'de sadece asfalt dökmeyi, bina yapmayı vaat etmedik. Yeni bir belediyecilik kültürü inşa edeceğimizi söyledik. Bu kültürün adını da “Vicdan Belediyeciliği” koyduk.
Vicdan Belediyeciliği; makam odasının konforuna sığınıp oradan talimat vermek değildir. Ben hiçbir zaman bulunduğum koltuğu bir meslek olarak görmedim. Bu görev hemşehrilerimizin takdiriyle bize emanet edildi. Makamdan güç alan bir anlayışım olmadı.
Vicdan Belediyeciliği; sokağa indiğinde bir gencin “Ben mutlu olmak istiyorum” sözünü kendi evladının hayali gibi sahiplenmektir. Evine ekmek götüremeyen bir babanın mahcubiyetini kendi yüreğinde hissetmektir.
“HER PROJENİN MERKEZİNE İNSANI KOYDUK”
Geride kalan 1,5 yılda bu felsefeyi tüm projelerimizin merkezine yerleştirdik. Büyük ekonomik zorluklarla karşılaştığımız zamanlar oldu ama bir gün bile “paramız yok, bütçemiz kısıtlı” diye bahane üretmedik. Çünkü vicdan, imkânsızlık içinde bile çözüm yolu bulmayı gerektirir.Bazen bir komşumuzun kapısındaki küçük bir soruna koştuk, bazen Silivri'nin 50 yılını ilgilendiren büyük projelere imza attık. Sosyal belediyecilikte önemli adımlar attığımızı düşünüyorum.
“OKULA AÇ GİDEN ÇOCUĞU DÜŞÜNMEKTİR”
Vicdan Belediyeciliği; okula karnı aç giden çocuğun beslenme çantasını düşünmektir. Başka şehirlerden gelen kız öğrencilerin barınma sorununu dert edinmektir. Darda kalana, yolda kalana, kimsesiz kalana el uzatmaktır.
Bugün yaklaşık 1200 öğrencimize burs veriyoruz. Gençlerimiz farklı siyasi görüşlerden olabilir ama aynı masa etrafında oturup fikir üretiyorlar. Onların telefonuna “bursunuz yatırılmıştır” mesajı gittiğinde yaşadıkları mutluluk, Vicdan Belediyeciliğinin en somut karşılığıdır.
Çocuklar sabah okula giderken sıcak bir çorba ikram etmek, yanında ekmeğini vermek, her yıl olduğu gibi binlerce öğrencimize çanta ve kırtasiye desteği sağlamak… Bunların tamamı bu anlayışın parçasıdır.
“SİLİVRİ'DE HİÇ KİMSE KENDİNİ SAHİPSİZ HİSSETMEYECEK”
Bir hemşehrim başı sıkıştığında “Arkamda Silivri Belediyesi var” diyebiliyorsa, işte o zaman Vicdan Belediyeciliğinde başarıya ulaşmışız demektir.Biz bu yolu birlikte yürümeye söz verdik. Engeller olacak, birlikte aşacağız. Zorlukları birlikte göğüsleyeceğiz. Silivri'de artık kimse kendisini sahipsiz hissetmeyecek. Bizim rehberimiz vicdanımız, yol haritamız da insanımızdır.
“GENÇLER PROJELERİMİZİN MERKEZİNDE”
Kamil Bilici: Gençlerden söz ettik Başkanım. Sabah kahvaltı destekleri, çorba ikramları… Bir de bunları bizzat gidip kendi elinizle yaptığınızı görüyoruz. Gençlere verdiğiniz önemi projelerinizde görmek mümkün. Silivri'de sizi çocukluğunuzdan tanıyanlar da bilir; babanızı erken yaşta kaybettiniz. Ben de aynı acıyı yaşadım. Aile büyüklerinin desteğiyle bu süreçler biraz kolaylaşsa da o boşluk kolay dolmuyor. Gençlerin projelerinizin odağında olması biraz da buradan mı geliyor?
Bora Balcıoğlu: Kesinlikle.
“HER BAŞKAN BU ŞEHRE BİR İZ BIRAKTI”
Kamil Bilici: Önceki dönem belediye başkanlarını da konuştuk. Her biri kendi döneminde Silivri'ye özgü hizmetler bıraktı. Selami Değirmenci kültür evleriyle gençlerin yetişmesine katkı sundu, Hüseyin Turan doğalgazı getirdi, Özcan Işıklar TÜRAM gibi Türkiye'ye örnek projeler ortaya koydu, Volkan Yılmaz müzeleri kazandırdı. İki yılı geride bıraktınız, önünüzde üç yıl daha var. Sizin “ilk kez Bora Balcıoğlu yaptı” denecek çalışmanız nedir?
“SİLİVRİ'DE YAPILAMAZ DENİLEN PROJELERİ HAYATA GEÇİRDİK”
Bora Balcıoğlu: Her belediye başkanının kendi dönemine ait ilkleri vardır. Biz de 1,5 yılda sadece yönetim anlayışını değiştirmedik; yapılamaz denilen, zamanı değil denilen birçok projeyi hayata geçirdik.
Kent Lokantası Silivri tarihinde bir ilktir. Sağlıklı ve ekonomik yemeğin herkesin hakkı olduğuna inandık ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bu hizmeti başlattık.
Leyla ve Mehmet Sökmen Kız Öğrenci Yurdu en gurur duyduğum projelerden biri. Silivri'de ilk kez belediye eliyle, bağışçı desteğiyle kız öğrencilerimizin barınma sorununu çözüyoruz. 56 odalı, 124 yatak kapasiteli modern bir yurt olacak.
Değirmenköy'de belediyemiz tarafından işletilecek bir kreşi hayata geçiriyoruz. Bu eğitim-öğretim yılında açacağız.
HPV aşısı desteğiyle Türkiye'de örnek gösterilen belediyelerden biri olduk. 18-45 yaş arası kadınlara ücretsiz aşı desteği sağlıyoruz.
Her hafta 2500 öğrencimizin kapısına kahvaltı paketleri bırakıyoruz. “Hiçbir çocuk okula aç gitmeyecek” sözümüzün gereğini yerine getiriyoruz.
Silivri'nin ilk E-Spor merkezini kuruyoruz. Gençlerimizi geleceğin dünyasına hazırlamak istiyoruz.
“SOSYAL YAŞAMI GÜÇLENDİREN YENİ ALANLAR OLUŞTURUYORUZ”
Gümüşyaka'daatıl durumdaki alanı sosyal tesis ve modern bir plaj düzenlemesiyle yeniden kazandırıyoruz. Selimpaşa'da emekli lokallerini açtık; büyüklerimizin huzurla vakit geçireceği alanlar oluşturduk. Gümüşyaka'da da yakında açacağız.
Selimpaşa'da ilk taziye evini hizmete aldık, dört mahallede daha projelerimiz başlıyor. Gaziler Evi'ni hayata geçirdik. Çeltik'te 14 bin metrekarelik atıl alanı büyük bir sosyal merkeze dönüştürüyoruz.
Depreme dayanıksız iki camimizi yıkıp yeniden inşa ediyoruz. Kendi arazilerimizde ektiğimiz buğdaydan elde edilen unu hemşehrilerimize ulaştırmaya başladık.
“SİLİVRİ'NİN KEŞKELERİNİ ‘İYİ Kİ'LERE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”
Emeklinin sofrasından gencin bilgisayarına, kadının sağlığından çocuğun beslenmesine kadar pek çok alanda dokunulmamış alanlara dokunduk. Bu ilkler, Silivri'nin hak ettiği belediyecilik vizyonunun sadece başlangıcıdır.
Gençlik ve Kültür Merkezi de bir ilk olacak. Açılışını hep birlikte yapacağız.
Mevcut otogar alanı artık kullanılamaz durumda. Bunu da 2026 yatırım programına aldık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yeni terminal ve otogar projesini hayata geçirerek Silivri'nin hizmetine sunacağız.
Bu 1,5 yılda attığımız adımlar, bundan sonra yapılacakların habercisi. Silivri'nin “keşke”lerini “iyi ki”lere dönüştüren bir dönem yaşayacağız.
“ORTAKÖY–SELİMPAŞA YOLU ALTYAPI SONRASI YENİDEN ASFALTLANACAK”
Kamil Bilici: Programın sonuna yaklaşıyoruz Başkanım. Dinleyicilerimize WhatsApp hattımızı vermiştik, çok sayıda mesaj geldi. Bora Öztürk, Ortaköy–Selimpaşa arasındaki, TOKİ tarafındaki yolun asfalt durumunu soruyor.
Bora Balcıoğlu: O bölgede İSKİ'nin yürüttüğü kapsamlı bir altyapı çalışması var. Yaklaşık 50 yıldır dokunulmamış hatlar; yağmur suyu ve atık su sistemleriyle birlikte tamamen yenileniyor. Bu nedenle yol geçici olarak ince asfaltla kapatıldı. Havaların düzelmesiyle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ koordinasyonunda program dahilinde kalıcı asfalt çalışması yapılacak. Bölgeye yakışır bir yol olacak.
“RAMAZAN'DA TÜM HEMŞEHRİLERİMİZİ BEKLİYORUZ”
Kamil Bilici: Yunus Topal'dan da bir mesaj var. “Başkanıma selamlar. Ramazan kolisi istiyorum, gece etkinlikleri olsun” demiş. Bir de kendisine selam göndermenizi rica ediyor.
Bora Balcıoğlu: Yunus kardeşim, seni seviyorum. Buradan selamlarımı gönderiyorum. Söylediklerinin hepsi olacak. Ramazan ayının ruhunu hep birlikte yaşayacağımız bir ortam hazırlıyoruz. Ramazan çadırımıza da her akşam yerin hazır; 30 gün boyunca seni bekliyorum.
“TÜRK TAKIMLARININ AVRUPA'DAKİ BAŞARISI HEPİMİZİ GURURLANDIRIYOR”
Kamil Bilici: Yunus baş köşedeki yerini alacak. Başkanım, süremizin sonuna geliyoruz. İyi bir Galatasaray takipçisi olduğunuzu da biliyorum. Dün akşam Galatasaray'ın Juventus karşısında aldığı galibiyet de oldukça gurur vericiydi. Neler hissediyorsunuz?
Bora Balcıoğlu: Galatasaray'ın bu başarısı gerçekten tarifsiz bir mutluluk yaşattı. Gerçi Galatasaray bize bu mutluluğu sık sık yaşatıyor ama Türk takımlarının Avrupa sahnesindeki her başarısı beni aynı şekilde heyecanlandırıyor. Sahaya çıktıklarında hepsinin başarılı olması için gönülden destekliyoruz. Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde de iyi bir noktaya geleceğine inanıyorum. Hedefim çeyrek final ve bunu başarabilecek güçte olduklarını düşünüyorum.
Kamil Bilici: Çeyrek finalde Liverpool ihtimali konuşuluyor. Daha önce yendiğimiz bir rakip. Konsantrasyonla yarı final bile uzak görünmüyor.
Bora Balcıoğlu: Ben de başarabileceklerine inanıyorum. Bu arada Avrupa'da mücadele eden Fenerbahçe ve Samsunspor'a da başarılar diliyorum. Onlar da Türk bayrağını gururla temsil ediyor, ülkemizi en iyi şekilde yansıtıyorlar.
“RAMAZAN'DA HİÇBİR TENCERE DERTLE KAYNAMASIN İSTİYORUZ”
Kamil Bilici: Çok teşekkür ediyorum Başkanım. Keyifli bir sohbet oldu. Programı kapatmadan önce Silivrililere son mesajınızı almak isterim.
Bora Balcıoğlu: Ben de teşekkür ediyorum. Sözlerimi bitirirken bir müjdeyi ve huzuru paylaşmak istiyorum. Mübarek Ramazan ayına kavuşmak üzereyiz. Ramazan; paylaşmanın, bölüşmenin, komşusu açken tok yatmamanın, yani vicdan belediyeciliğinin en güçlü şekilde hissedildiği bir aydır.
Silivri Belediyesi olarak Ramazan boyunca gönül sofralarımızı en geniş şekilde kuracağız. Sahilde kuracağımız iftar çadırında her gün binlerce hemşehrimizi aynı sofrada buluşturacağız. Bununla sınırlı kalmayacağız; aşevimiz tam kapasite çalışacak. Engelli, yaşlı ya da evinden çıkamayan ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin kapısına her akşam sıcak iftar yemeklerini ulaştıracağız. İstiyoruz ki Silivri'de hiçbir tencere dertle kaynamasın, her eve Ramazan'ın bereketi girsin.
İlçe genelindeki camilerimizde kapsamlı temizlik çalışmalarını tamamladık. İlk teravihten bayram namazına kadar hemşehrilerimizin huzurlu bir ortamda ibadet edebilmeleri için tüm hazırlıklarımız hazır. Ramazan boyunca Kur'an tilavetleri, ilahi programları ve çeşitli etkinliklerle manevi atmosferi birlikte yaşayacağız.
Bu vesileyle tüm Silivrili hemşehrilerimin ve İslam âleminin Ramazan ayını tebrik ediyorum. Rabbim tutacağımız oruçları ve yapacağımız ibadetleri kabul eylesin. Birliğin, beraberliğin ve kardeşliğin daim olduğu; bereketin sofralarımızdan, huzurun şehrimizden eksik olmadığı bir Ramazan diliyorum.
Bizi dinleyen tüm hemşehrilerime en kalbi duygularımla selam ve muhabbetlerimi iletiyorum. Kamil Bilici'ye ve Metropol FM ailesine de teşekkür ediyorum. Kalın sağlıcakla.
Sevginar SALİ






