“Silivri’nin gerçek gündemine dönmeliyiz”

“Silivri’nin gerçek gündemine dönmeliyiz”

01.09.2026 11:09:39

Özcan Işıklar, belediyedeki yargı ve yönetim sürecini değerlendirdi.
2009-2019 yılları arasında iki dönem Silivri Belediye Başkanlığı yapan Özcan Işıklar, Konuşan Gazete söyleşisinin ikinci bölümünde Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun tutuklanmasının ardından yaşanan süreci değerlendirdi. Işıklar; Başkan Vekili Yalçın Ekici, görevinden istifa eden Emine Tarin ve belediye başkan yardımcılığı görevine getirilen Ender Unutan Ersözlü hakkındaki görüşlerini açıkladı.
Silivri Belediyesindeki görev değişiklikleri, yerel yönetimlerdeki denetim süreçleri ve belediye mevzuatındaki geniş yetki alanları üzerine değerlendirmelerde bulunan Işıklar, Silivri'nin uzun vadeli gelişme potansiyeline dikkat çekerek, “Silivri'nin gerçek gündemine döneceğimiz günü iple çekiyorum” dedi.
“BU SÜRECİN İÇİNDE OLMASI HEPİMİZİ ÜZDÜ”
Türkiye'de ve Silivri'de yaşanan yargı süreçlerinin üzüntü verici olduğunu ifade eden Özcan Işıklar, Bora Balcıoğlu ile uzun yıllara dayanan bir çalışma geçmişleri bulunduğunu söyledi.
Balcıoğlu'nun kendi belediye başkanlığı döneminde meclis üyeliği ve belediye başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatan Işıklar, “Bora kardeşimiz benim birinci dönemimde meclis üyeliği, ikinci dönemimde belediye başkan yardımcılığı yaptı. Daha sonra yeniden meclis üyesi olarak görev aldı. Onun bu sürecin içerisinde olması hepimiz için büyük bir üzüntü sebebi oldu” diye konuştu.
Konunun yargıya taşındığını ve yargılama devam ederken kesin hükümlerle konuşmanın doğru olmayacağını belirten Işıklar, kişisel görüşünü ise şu sözlerle dile getirdi:“Bu artık yargının önünde bulunan bir konu. Yargı süreci devam ederken konuşmanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Ancak vicdani olarak değerlendirdiğimde onun suçsuz olduğuna inanıyor, bu süreçten aklanarak çıkmasını diliyor ve umuyorum.”
“BELEDİYE MEVZUATINDA ÇOK GENİŞ VE MUĞLAK ALANLAR VAR”
Yerel yönetimlerin görev ve yetkilerini düzenleyen mevzuatın oldukça geniş bir alanı kapsadığını savunan Işıklar, aynı uygulamanın farklı denetçiler tarafından farklı biçimlerde değerlendirilebildiğini söyledi.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun belediyelere kentin sosyal, kültürel, ekonomik ve ticari hayatına ilişkin geniş sorumluluklar yüklediğini ifade eden Işıklar, belediyelerin kamu kurumları ve özel sektörle iş birliği yapabildiğini hatırlattı.
Bu geniş yetki alanının uygulamada farklı yorumlara yol açabildiğini belirten Işıklar, “Kanun belediyeye, doğumdan ölüme kadar kentin yaşamını ilgilendiren çok geniş bir alanda sorumluluk veriyor. Böyle geniş ve zaman zaman muğlak kalan yetkiler nedeniyle bir denetçi yapılan uygulamayı doğru bulabilirken başka biri eleştirebilir. Bakış açısına göre sizi suçlayabilecek ya da haklı bulabilecek bir alan oluşabiliyor” dedi.
ÇAY BAHÇELERİ ÜZERİNDEN DENETİM ÖRNEĞİ
Belediye başkanlığı döneminde sahildeki çay bahçelerinin vatandaşlara uygun fiyatla hizmet verebilmesi için bazı alanları işgaliye yöntemiyle kullandırdıklarını anlatan Işıklar, bu uygulamanın müfettiş denetimine konu olduğunu söyledi.
İhale yapılması durumunda bedellerin artacağını ve bunun doğrudan vatandaşa yansıyacağını düşündüklerini belirten Işıklar, uygulamanın gerekçesini şöyle anlattı:“Sahildeki çay bahçelerini, çayın vatandaşa daha uygun fiyatla satılabilmesi için işgaliye yöntemiyle verdik. İhaleyle verdiğinizde en yüksek bedeli teklif edene vermek zorundasınız. Fiyat yükseldiğinde orada sunulan hizmet de pahalılaşır. Ayrıca kiracılık hukukundan dolayı belediyenin müdahale imkânı azalır. İşgaliye yönteminde ise belediyenin denetimi ve gerektiğinde müdahale etme yetkisi devam eder.”
Bir müfettişin, ihale yapılsaydı belediyenin daha fazla gelir elde edebileceğini söylediğini aktaran Işıklar, kendisinin ise kamu yararının yalnızca elde edilen kira geliriyle ölçülemeyeceğini savunduğunu belirtti.
Işıklar, “Müfettişe, ‘İhaleyi İstanbul'dan gelen ve en yüksek parayı veren biri alırsa, oradaki huzuru sağlayamazsanız bunun Silivri'ye maliyeti ne olacak?' diye sordum. Gerekçelerimizi yazdık ve sonuçta haklı bulundu. Kamu yararı varsa yaptığınız uygulama anlamlı bulunabiliyor. Ancak mevzuattaki geniş alan nedeniyle farklı değerlendirmeler de ortaya çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.
“MÜFETTİŞSİZ GEÇEN AYIMI HATIRLAMIYORUM”
On yıllık belediye başkanlığı döneminde yoğun bir denetim süreci yaşadığını anlatan Özcan Işıklar, belediyede müfettişlerin çalışabilmesi için özel bir oda hazırladıklarını söyledi.
Hem merkezi yönetimin hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesinin denetim yetkisi bulunduğunu hatırlatan Işıklar, “On yıl boyunca her ay en az bir ya da iki müfettiş geliyordu. Müfettişlerin kullanması için belediyede bir oda hazırlamıştık. Müfettişsiz geçen bir ayımı hatırlamıyorum. Sayıştay denetimleri de zaten her yıl yapılıyordu” dedi.
Denetimi olumsuz bir uygulama olarak görmediğini vurgulayan Işıklar, bunların yöneticileri doğru yolda tuttuğunu, eksikliklerin görülmesine ve düzeltilmesine katkı sunduğunu ifade etti.
Işıklar, kasıt bulunmayan durumlarda, belediyelere verilen geniş yetkiler nedeniyle uygulama hatalarının ortaya çıkabileceğini savunarak, “Muhalefet partisinin belediye başkanı olarak hem İstanbul'a hem Ankara'ya rağmen çalıştık. Mevzuata uygun hareket etmeye gayret ettik. Hata yapılabilir; ancak kasıt yoksa bu kadar geniş ve yoruma açık bir alanda ortaya çıkan hataların da buna göre değerlendirilmesi gerekir” diye konuştu.
“8 BELEDİYE VE 13 KÖYÜN SORUMLULUĞUNU DEVRALDIK”
Görev yaptığı dönemde Silivri'nin idari yapısında büyük değişimler yaşandığını hatırlatan Işıklar, önce belde belediyelerinin, daha sonra da köylerin Silivri Belediyesine bağlandığını söyledi.
Işıklar, 2009 yılında sekiz belde belediyesinin sorumluluğunu devraldıklarını belirterek, “Sekiz belediyeyi teslim aldığımızda hiçbir belediyeyle tartışma yaşamadık. İkinci dönemimizde ise 13 köyün tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürüldü. Bu bölgelerin toplam yüzölçümü yaklaşık 220 kilometrekareydi. Bu, neredeyse Büyükçekmece Belediyesi kadar büyük bir alandır” dedi.
Silivri'nin yaklaşık 900 kilometrekarelik geniş bir coğrafyaya sahip olduğunu ve bir uçtan diğer uca mesafenin 55 kilometreyi bulduğunu dile getiren Işıklar, görev döneminde ilçenin tarihindeki en büyük sel felaketlerinden biriyle de karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
Işıklar, “Sekiz belediye devralıyorsunuz, 13 köy mahalleye dönüşüyor, çok geniş bir coğrafyada hizmet veriyorsunuz, büyük bir sel felaketi yaşıyorsunuz ve aynı zamanda sürekli denetleniyorsunuz. Biz de çok zor süreçlerden geçtik. Bütün bunlar yerel yönetim açısından önemli bir tecrübe oluşturdu” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE BU GERGİN ORTAMDAN ÇIKMALI”
Türkiye'nin gergin bir dönemden geçtiğini savunan Işıklar, geçmişte Ergenekon ve Balyoz davalarında yaşanan süreçleri hatırlattı. Mevcut yargı süreçlerinin de hukuk çerçevesinde sonuçlanacağına inandığını belirten Işıklar, “Adalet geç de olsa tecelli edecektir. Türkiye geçmişte de çok zor süreçlerden geçti. Bu sıkıntılı dönemleri de aşacağımıza inanıyorum” dedi.
Ülkenin bütün gündemini siyasi ve yargısal tartışmalara ayırmasının bilim, teknoloji, sağlık, eğitim ve ekonomik gelişmelere yönelik çalışmaları geri plana ittiğini ifade eden Işıklar, dünyada füzyon teknolojileri, insan ömrünün uzatılması, hastalıkların doğmadan önlenmesi ve kişiye özel kanser aşıları gibi başlıkların konuşulduğuna dikkat çekti.
Işıklar, “Biz sürekli bu tartışmalara odaklandığımızda dünyanın konuştuğu büyük değişimi kaçırıyoruz. Sağlık alanındaki gelişmeler, bugün hastanelere ve tedavilere ayrılan büyük kaynakların gelecekte eğitime, kültüre ve üretime aktarılmasını sağlayabilir. İnsanlar daha özgür ve daha kaliteli bir yaşama ulaşabilir. Türkiye'nin gerçek gündeminin bunlar olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“YALÇIN EKİCİ'DEN HEMEN YENİ BİR VİZYON BEKLEMEK HAKSIZLIK OLUR”
Bora Balcıoğlu'nun tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından Silivri Belediye Başkan Vekilliğine seçilen Yalçın Ekici hakkındaki görüşlerini de paylaşan Işıklar, Ekici'nin uzun yıllar devlet memurluğu yapmış olmasını önemli bir avantaj olarak değerlendirdi.
Ekici'nin devletin ve kamu kurumlarının işleyişini bilmesinin mevcut süreçte belediyeye katkı sağlayacağını belirten Işıklar, ancak belediye başkanlığına önceden hazırlanarak gelmediğinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Işıklar, “Bir kişi belediye başkanlığına aday olduğunda kafasında projeler, bir program ve gerçekleştirmek istediği bir vizyon vardır. Yalçın kardeşimiz böyle bir hazırlıkla gelmedi. Meclis üyesi olarak daha çok seçildiği bölgenin ve Alibey Mahallesi'nin sorunlarını belediye meclisine taşımak amacıyla görev aldı. Bir anda bütün Silivri'nin sorumluluğunu önünde buldu” dedi.
Ekici'nin ilçenin tamamını tanıması, belediyenin işleyişini değerlendirmesi ve kendisine bir çalışma programı oluşturması için zamana ihtiyaç duyacağını ifade eden Işıklar, “Ondan hemen müdahil olmasını ve yeni bir vizyon oluşturmasını beklemek haksızlık olur. Öncelikle mevcut projeleri ve belediye hizmetlerini devam ettirmesi gerekiyor. Bunu sakin, ölçülü ve gürültüsüz bir şekilde başarabileceğine inanıyorum” diye konuştu.
“PERSONELİN YENİDEN MOTİVE EDİLMESİ GEREKİYOR”
Silivri Belediyesinde yaşanan operasyon ve tutuklama sürecinin kurum içerisinde bir boşluk ve moral kaybı oluşturduğunu belirten Işıklar, Başkan Vekili Yalçın Ekici'nin öncelikli görevlerinden birinin personelin güvenini yeniden sağlamak olduğunu söyledi.
Işıklar, “Yaşanan sürecin belediye üzerinde oluşturduğu bir travma ve demoralizasyon var. Öncelikle güven ortamının yeniden kurulması, personelin motive edilmesi ve hizmete kanalize edilmesi gerekiyor. Yalçın Ekici'nin bunu yapabilecek bir yönetim anlayışına sahip olduğunu düşünüyorum. Elbette eksikler olabilir; çünkü gerçekten sıkıntılı bir dönemden geçiliyor” ifadelerini kullandı.
“EMİNE TARİN'İN TECRÜBESİNİN DEVAM ETMESİNİ İSTERDİM”
Silivri Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Emine Tarin ile geçmişte uzun yıllar birlikte çalışan Işıklar, Tarin'in yerel yönetim konusunda önemli bir deneyime sahip olduğunu söyledi.
Sekiz belde belediyesinin Silivri Belediyesi çatısı altında birleştirildiği süreçte Emine Tarinile birlikte çalıştıklarını anlatan Işıklar, her belediyenin geçmişten gelen kayıtlarının, taşınmazlarının, personel yapısının ve idari işlemlerinin tek bir belediye bünyesinde toplandığını hatırlattı.
Işıklar, “Sekiz belediyeyi Emine Tarinile birlikte teslim aldık. Bütün fotoğrafı çektik, geçmişe dönük ne varsa inceleyerek bir araya getirdik ve tek bir belediye oluşturduk. Ardından 13 köyün tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülmesi sürecini yaşadık. Bu, son derece büyük bir idari dönüşümdü” dedi.
Köylerin mahalleye dönüşmesiyle birlikte muhtarlık binaları ve ortak kullanım alanlarının büyükşehir belediyesine geçmesi ihtimaline karşı çalışma yaptıklarını anlatan Işıklar, bu alanların Silivri Belediyesi bünyesinde kalabilmesi için satın alma yoluna gittiklerini söyledi.
Emine Tarin'in bölgeyi iyi tanıdığını, sorunları doğru tespit edebildiğini ve belediyecilik konusunda önemli bir birikime sahip olduğunu ifade eden Işıklar, “Durumun fotoğrafını iyi çeker, sorunları doğru tespit eder ve yönetime getirir. Çözüm şekli ve takdir elbette belediye başkanına aittir. Ancak böylesine önemli bir tecrübenin belediyede devam etmesini isterdim. İstifa kendi kararıdır ve buna saygı duyuyorum” diye konuştu.
ENDER UNUTAN ERSÖZLÜ'NÜN HUKUK TECRÜBESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Belediye başkan yardımcılığı görevine getirilen CHP'li Meclis Üyesi Ender Unutan Ersözlü'yü geçmişten tanıdığını belirten Işıklar, Ersözlü'nün parti yönetimi ve yerel yönetim çalışmaları içerisinde deneyim kazandığını söyledi.
Kendi dönemlerinde CHP ilçe örgütü ile belediye meclis grubunun düzenli toplantılar yaptığını ifade eden Işıklar, Ersözlü'nün de bu çalışmaların içerisinde yer aldığını belirtti.
Işıklar, “Ender Hanım partide birlikte görev yaptığımız bir arkadaşımızdı. Yerel yönetimlere ilişkin çalışmaların içinde bulundu ve hukukçu kimliğine sahip. Bizim dönemimizde parti yönetimi ile belediye meclis grubu birlikte değerlendirmeler yapardı. Grup toplantılarımızı gerçekleştirir, kararları konuşarak belediye meclisine giderdik. Bu süreçlerin kendisine önemli bir tecrübe kattığını düşünüyorum” dedi.
Silivri Belediyesinin içinde bulunduğu dönemin hukuki konuların yakından takip edilmesini gerektirdiğini kaydeden Işıklar, Ersözlü'nün hukuk bilgisinin denetim ve gözetim süreçlerine katkı sağlayabileceğini söyledi.
Işıklar, “Yaşadığımız süreç hukuk ağırlıklı olduğu için hukuki tecrübesi önem taşıyor. Bir ihmali veya meydana gelmesi muhtemel bir hatayı önceden görebilmek, gerekli tedbirleri almak ve mevcut sorunları düzeltmek konusunda belediyeye katkı sunabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“SİLİVRİ MUHTEŞEM BİR GELECEK POTANSİYELİNE SAHİP”
Söyleşinin ikinci bölümünün sonunda Silivri Belediyesine ilişkin genel bir değerlendirme yapan Özcan Işıklar, ilçenin İstanbul'un gelişme potansiyeli en yüksek bölgelerinden biri olduğunu söyledi.
Silivri'nin 42 kilometrelik sahili, yaklaşık 3 bin yıllık tarihi, 900 kilometrekarelik yüzölçümü, tarım alanları, hizmet sektörü, üniversiteleri ve teknoloji yatırımlarıyla çok güçlü bir geleceğe sahip olduğunu belirten Işıklar, mevcut siyasi ve yargısal tartışmaların ilçeyi asıl gündeminden uzaklaştırdığını savundu.
Işıklar, sözlerini şöyle tamamladı:“Silivri'nin hem yer altındaki hem de yer üstündeki varlıklarıyla çok büyük bir potansiyeli bulunuyor. Sahili, tarihi, tarım toprakları, hizmet sektörü, üniversite alanları ve teknoloji vizyonuyla muhteşem bir geleceğin altyapısına sahip. Silivri, bir insani gelişme ve yaşam merkezi olabilecek durumdayken sürekli bu tartışmaları konuşmak zorunda kalmamız gerçekten üzücü. Bunlar bizi aşağı çekiyor. Silivri'nin gerçek gündemine döneceğimiz günü iple çekiyorum. Bir an önce gerçek gündemimize dönmemiz gerektiğini düşünüyorum.”

Sevginar SALİ

 

YORUM YAP