İktidar İle Muhalefetin Bağış Restleşmesi

İktidar İle Muhalefetin  Bağış Restleşmesi

09.03.2010 11:32:25


AKP'nin önerisi üzerine Mart ayı gündemine eklenen, Hamoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamoğlu tarafından Silivri Belediyesi'ne bağışlanan tarla mevzusu Cuma günü mecliste değerlendirdi.

KIRKICI: KAMUNUN RANTINI,

KAMUYA KAZANDIRDIK

Konuyla ilgili ilk olarak İmar Komisyon Başkanı Süheyl Kırkıcı, söz alarak Silivri Belediyesi'nin yarattığı rantı ilçeye tarla bağışlarıyla geri kazandırdıklarını, bundan sonraki süreçte de anyı anlayışı sürdüreceklerini ekledi.

KOMİSYON RAPORU

Konuyla ilgili İmar Komisyon raporu aynen şu şekilde:

"KARARIN ÖZÜ: Silivri Belediyesi Meclisinin 01.03.2010 tarihli toplantısında komisyona havale edilen (Hamoğlu Holding) Volkan Toprak San.Tic.Anonim Şti. adına kayıtlı Alipaşa Mahallesi 50 pafta 2530 , 2532, 2533, 2535, 2537, 2538, 2539, 2540, 2542, 2546 ve 6029 sayılı taşınmazların şartsız olarak Silivri Belediyesi adına bağışlanması hk.

TALEP: Plan ve Proje Müdürlüğü tarafından Meclis gündemine getirilen Alipaşa Mahallesi 50 pafta 2530, 2532, 2533, 2535, 2537, 2538, 2539, 2540, 2542, 2546 ve 6029 sayılı taşınmazların şartsız olarak Silivri Belediyesi adına bağışlanması talebi ile ilgilidir.

KOMİSYON İNCELEMESİ VE GÖRÜŞÜ: Silivri Belediyesi Meclisinin 01.03.2010 tarihli toplantısında komisyona havale edilen söz konusu parseller Silivri Merkez ve Yakın Çevresi (Tem Otoyolu Güneyi) 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında Alipaşa Mahallesi 50 pafta 2530 nolu 11.250 m2'alanh taşınmaz kısmen AJE-Yeşil Alan, kısmen Günübirlik Tesis alanında, 2532 nolu 938 m2 alanlı taşınmaz Ticaret + Hizmet Alanında kalmakta olup, yapılanma şartları Maksimum Emsal: 1.20 ve minimum parsel büyüklüğü 1500 m2'dir.Hmax:30.50 metreyi geçemez , 2533 nolu 938 m2 alanlı taşınmaz Ticaret + Hizmet Alanında kalmakta olup, yapılanma şartaları Maksimum Emsal: 1.20 ve minimum parsel büyüklüğü 1500 m2'dir.Hmax:30.50 metreyi geçemez, 2535 nolu 8.750 m2 alanlı taşınmaz kısmen AJE-Yeşil Alanda; kısmen Ticaret + Hizmet Alanında kalmakta olup, Ticaret + Hizmet yapılaşma şartları, Maksimum Emsal: 1.20 ve minimum parsel büyüklüğü 1500 m2'dir.Hmax:30.50 metreyi geçemez, 2537 nolu 7.500m2 alanlı taşınmaz Gelişme Yüksek Yoğunluklu Konut Alanı 420 ki/ha. alanda yapılaşma şartları hmax: 18.50 minimum ifraz şartı 1500 m2'dir., 2538 nolu 1875 m2 alanlı taşınmaz Gelişme Yüksek Yoğunluklu Konut Alanı 420 ki/ha. alanda yapılaşma şartları hmax: 18.50 minimum ifraz şartı 1500 m2'dir., 2539 nolu 4000 m2 alanlı taşınmaz Gelişme Yüksek Yoğunluklu Konut Alanı 420 ki/ha. alanda yapılaşma şartları hmax: 18.50 minimum ifraz şartı 1500 m2'dir., 2540 nolu 9688m2 alanlı taşınmaz AJE - Yeşil Alanda kalmaktadır , 2542 nolu 2500 m2 alanlı taşınmaz Gelişme Yüksek Yoğunluklu Konut Alanı 420 ki/ha. alanda yapılaşma şartları hmax: 18.50 minimum ifraz şartı 1500 m2'dir., 2546 nolu 3938 m2 alanlı taşınmaz kısmen Gelişme Yüksek Yoğunluklu Konut Alanı 420 ki/ha. alanında, kısmen Sağlık Tesisi Alanında kalmaktadır. Gelişme Yüksek Yoğunluklu Konut Alanı 420 ki/ha. alanda yapılaşma şartları hmax: 18.50 minimum ifraz şartı 1500 m2'dir. 6029 nolu 5000 m2 alanlı taşınmaz kısmen Sağlık Tesisi Alanı kısmen Yol ve Gelişme Orta Yoğunluklu Konut Alanı 420 ki/ha. alanında kalmaktadır. Gelişme Orta Yoğunluklu Konut Alanı 420 ki/ha. alanda yapılaşma şartları hmax: 15:50 minimum parsel ifraz şartı 1000 m2'dir.

Volkan Toprak San.Tic.Anonim Şti. adına temsilen Ahmet HAMOĞLU tarafından kendi rızası ile Silivri Belediyesi ihtiyaçlarında kullanılmak üzere kayıtsız ve şartsız olarak bağışlandığı tespit edilmiştir.

Yüce Meclisine Saygılarımızla arz olunur."

KARAKAŞ'TAN ÖZÜRLÜ GÖZDAĞ

AKP İlçe Başkanı ve AKP Meclis Grup Başkanı Metin Karakaş meclis toplantısında söz alarak yaptığı açıklamada yönetim kademelerinin ithamlarla karşı karşıya kalma güçlülüğünü çok iyi anladığını belirtti. Karakaş, demokrasi vurgusu yaparak Silivri'de siyasetin AKP ile CHP arasında sürmesinin getirdiği kutuplaşmaya işaret etti. Ve şöyle konuştu:

KARAKAŞ: SİYASİ BİR EVET DEDİK

"Şunu açıkça söylüyorum bu plan teknik açıdan sıkıntıları olan bir plandı. Biz o kararı verirken siyasi olarak verdik."

1/5000'lik planlara itiraz sürecine değinerek, itirazların Hamoğlu Holding'in arka tarafıyla ilgili sanayi kuruluşlarının olduğunu belirten Karakaş, sözlerine şöyle devam etti: "Silivri'ye vizyon katacak prestij projelerin söz konusu bölgede olmasını savunduk. Eğitim ve üniversite alanlarının da bölgeye işlenmesinin takipçisi olduk. Ahmet Hamoğlu da bu dönemde parsel bazında bu projeyi bize getirdi. Malum Dişli olayları çıkmadan önceki süreçteydi ve biz kabul etmedik.

Hamoğlu, Silivri'ye bir yatırım yapmak istediğini söyledi. Çok da severim kendisini "Seymen'e okul sözün vardı, Silivri'ye bir düz lise yaptırırsan seviniriz" dedik. O da kabul etti. Bütün konuştuğumuz bu. 1/5000'lik planlar yapıldı bitti, Hamoğlu bütün meclis üyelerinin katıldığı bir yemek verdi. Bugünkü Belediye Başkanımız farklı şeyler ister saygı gösteririz. Hamoğlu tarafından Belediyemize arsalar kazandırıldı. Biz bundan gocunmuyoruz.

Bizi üzen tarafı şu ulusal medyada çıktıktan sonra Belediye Başkanının şahsıma ve grubumuza karşı tutunmuş olduğu tavır ve siyasi açıklamaları.

"HABERİ ULUSALA

SERVİS YAPMADIM"

Akşam Gazetesi'nden bir arkadaş beni aradı, konuyu servis yapmadım arkadaşlar. Böyle bir servis yapma derdim de yok. Bu görüşmeyi yapan gazeteci arkadaşa da doğrudur, yanlıştır bilemem Belediye Başkanı geç saatte telefon açarak ağır ithamlarda bulunmuş. Bana da basın aracılığıyla ithamda bulundu.

Bana sorduğunda, çekincelerim olmasına rağmen, aynen şunu söyledim; bu plan doğrudur, meclis gündeminde bir arazi bağışı, plan karşılığı herhangi bir şey alınacağı söz konusu olmadı.

Ki biz bu plana daha önce "parsel bazında 'evet' vermeyeceğiz" kararlılığımızı deklare etmemize rağmen onay verdik. Sırf sanayi alanları itirazları ile ilgili mahkeme süreçlerini sağlıklı bir şekilde atlatalım diye.

Gazeteci arkadaşa şunu söyledim; Plan doğru bir plandır hiçbir sıkıntı yoktur. Arazi bağışı konusu meclis gündemine gelmedi. Bu haber art niyetle yapılacak bir haber değil. Bizim daha önce başımıza geldi. Belediye Başkanımızın ilk açıklamalarını belki o duygusallıkla cevap vermedim. İkinci açıklamada artık çok bilinçli olduğunu gördük.

"NE İKİ YÜZLÜ, NE DE KORKAĞIM"

Gazeteci bu bağışla ilgili kamuoyunda çok farklı ilişkilerin olduğunu söyledi. "Aç Belediye Başkanına sor o ne söylüyorsa doğrudur" dedim. Tarla bağışlarının meclis kararının hemen arkasından bağışlanmasının manidar olup olmadığını sordu, "Bunu da Belediye başkanına sorup karar verin" dedim. Bütün konuşmamız budur.

İkinci kez aradığında hatta bir meclis üyesi arkadaşımızı da aramışlar. Rica ettik ismimizi geçirmemesi konusunda çünkü bu plana biz de Ak Parti olarak onay verdik. Haberi bizim üzerimizden yapmamalarını istedik.

1/5 000'lik plana CHP'nin oy vermediğini kendisine söyledim. Belediye Başkanı bu plana meclis üyeleriyle sahip çıkarak oy verdiğini özellikle belirttim.

Siyasette seviyenin düşürülmesinden yana değilim.

Ancak başkanımızın "Mecliste 'evet' dışarıda 'hayır' denmesi ikiyüzlülüktür", "İsmini açıklamayan korkak" tarzında söylemlerini kabul edemem… Bu çok ağır.

Böyle bir şey olamaz, olay anlattığım çerçevede gelişti. Belediye Başkanımız ile ilgili gerek grup gerekse bireysel bazda şikayetlerim olmuştur hepsinin de altında imzam vardır. Bir korkaklığımız, çekincemiz söz konusu değildir.

Ne ikiyüzlülüğümüz ne de korkaklığımız söz konusu olamaz, olaylar anlattığım çerçevede gelişti.

Planın teknik açıdan sakıncasını da söyleyeyim size 'evet' oyu vermemize karşın.

Bu plan parsel bazında yapıldı. Plan noktalarından bir tanesi 18 maddesi uygulaması içerisinde olduğu için bölgesel anlamda aynı 80 ada gibi farklı bölgelerde plan yaparak ancak geçebilirdi… Hepsinden ortak düzenleme payı alınacaktır. Tek parsel bazında kararlaştırıldığı zaman haksızlıklara maruz kalabilir. Büyükşehir'in raportörlerinin yazacağı görüşler de bu doğrultuda olacak. Bu planın bölge planının kapsamında değerlendirilmesi için olumsuz olarak meclise havale edilecektir. Biz tavrımızı koruyacağız.

Belediye başkanımızın 'kap içindekini sızdırır' gibi laflar şık değil. Ben planın dışında söylenenleri telaffuz etmiyorum çünkü hepsi iftiradır.  Ben "bu kaptan çok farklı kokular geliyor" dersem iftira atmış olurum.

Bu konunun gündeme alınmasının sebebi de budur. Ben bu konuyu soruşturma konusu haline getirmek istemiyorum. Biz olumlu oy verdik ve oyumuzun da arkasındayız. İmar Komisyon Başkanı Süheyl Başkanımız ne anlattıysa konu bu. Ama belediye başkanımızdan meclis üyelerim ve şahsımdan özür dilemesini istiyorum.

Aksi taktirde İBB bazında siyasi tavrımızı koyacağız ve soruşturmalar bittikten sonra bu dosyaya evet diyeceğiz."

IŞIKLAR: BİRİNİ DEĞERSİZ

HALE GETİRMEK BAŞKASINI

DEĞERLİ KILMIYOR

Başkan Özcan Işıklar söz alarak yaptığı konuşmada şunları söyledi: "11 aydır Allah aşkınıza çıkan demeçlere bir bakın. Şahsıma söyleneler arasında neler var; yalancı, utanmaz. Bu konuda ağzımı açmadım. Geçen gün verilen önergede, 'yönetim zafiyeti' diyorsunuz bir de kocaman harflerle yazmışsınız. Bundan daha ağır hakaret mi olur? Bunlar yapılırken bu hassasiyeti düşünmüyoruz da kişisellik taşıyan bir konuda seçilmiş bir insanı seversiniz sevmezsiniz, layık bulursunuz bulmazsınız, hoşlanmak zorunda da değilsiniz. Ama size verilen oy ne kadar meşru ise benimki de o kadar meşrudur. Buna rıza göstereceğiz. Geçen dönem bizim de gösterdiğimiz gibi. Saygılı olacağız.

Bir İlçe Başkanı olarak tebrik ediyorum. Görevinizde başarılar diliyorum. İlçe Başkanı olarak bu gibi iddiaların partisinin gelişmesini göstermek isteyen bir yapı var. Çok doğal. Niçin? Yerel yönetime bir dahaki dönemde tekrar talip olmak için. Bu yeri batırarak mı talip olacağız? Şunu unutmayalım, birini değersiz hale getirmek yapanı değerli kılmıyor. Hatta bu gün de görüştüğüm bir arkadaşım köşe yazısında, 'Halkın seçimle göreve getirdiği bir insanın saygınlığını korumak belediye başkanının değil, diğer partilerin ve meclis üyelerinin görevi.' Öyle ifadeler kullanılıyor ki! Bu güne kadar en az ben konuştum. Buyurun basın mensupları burada. Bu güne kadar şunu yazın, bunu yazmayın demedim. O, başlıklar elimde duruyor. Bu hassasiyeti geçmişten bu güne kadar gelen üslup içinde göstermenizi rica edeceğim.

Yapılan iş nedir? Belediye meclisine gelmeden önce de Ahmet Hamoğlu'nun projesi geçmiş dönemden gelen bir süreçle gelmiş. 1/5 000'lik plan yapılmış. Oraya fonksiyonlar belirlenmiş. Hatta Ahmet Bey'e Metin Bey'in, 'Zaten Büyükşehir'den geçti. Biz sadece rutin bir uygulama yapacağız' diye bizzat ifadesi var. Doğal olarak da öyle, kararı veren, oradaki bu fonksiyonu koyan Büyükşehir Belediyesi'nin 1/5 000'lik planından gelen bir yetki var. Çok ciddi bir hazırlık yapılmış.

Birkaç seri ziyaretlerimiz oldu. Burada Ar-Ge geliştiren, yatırım yapan ve yatırımın ötesinde geleceğe yönelik sektör oluşturmaya çalışan, iş gücü gibi istihdam oluşturmaya çalışanları özellikle seçerek Hamoğu, Arıkanlı, Kadir Has Üniversitesi bunlardan bir kaçı. Daha önce Hamoğlu tarafından Seymen'de yapılmak üzere verilen bir okul sözü vardı. Yine uzak bir sürece bırakıldı. Aynı flü ortamı yaşamamak için o günkü konuşmamda, Metin Bey'in de söylediği gibi, 'Bir lise sözü verilmiş, yerine getirilmiş. Şimdi konuşma zamanı değil gündeme gelsin bizim farkımız olur.'  diye düşündüğümü söyledim. Ama ne olabilir diye bir fikrim açıkça yoktu. Konu gündeme geldi, meclisimizden de oybirliği ile geçti. O geçerken de verilen demeçler tutanaklarda var. Silivri'ye böyle bir yatırımın gelmesi konusunda hepimizin üzerine düşen neyse yapılmasını uygun bulduğumuzu söyledik. Bu yetki de 1/5 000'likten zaten gelmiş. Bizim yaptığımız, kamuyu korumak adına böyle bir projenin geçilmesinden sonra kendisine 1/5 000'likten gelen kamusal rantın geçtiğini 'artık sıra sizde, siz de bir jest yapın'. Bir okul sözünün artık çok öteye geçtiğini, eskide kaldığını, somut, tartışma yaratmayacak şekilde 'mülkü bağışlayın, herkes de görsün' teklifinde bulunduk ve bu gerçekleşti.

Sonra gazetede çıkan haberi sizlerle paylaşıyorum, birincisi; 'Silivri Belediyesi'nden oy çokluğu ile geçti'. Bu manşette yer aldı. 'Yapılan plan meclisten geçtiği gün Hamoğlu önünde bütün engeller 'kalkmış olmuş'. 'Plan Proje Müdürlüğü'nden gelen rapor CHP ve AKP'li meclis üyelerinin oybirliği ile geçti.' Aynı ifadenin başı ve sonu farklı. Birinde oy çokluğu, sonunda oy birliği. Yazının başlığı, 'Al gülüm, ver gülüm'. Altında da Belediye almış diyor. Yani burada bir ima yok. Bu başlığı gören biri bir gül vermiş bir başkası da almış gibi algılıyor. Böyle bir rahatsızlık var. Haberde ismini vermeyen bir meclis üyesi diyor ki, ( O meclis üyesinin de Metin Bey olduğunu şimdi anladık) 'Bu dönemde karardan sonra bağış şık olmadı. Zamanı çok kötü. Kararı çok manidar buluyoruz.' Manidar ne demek? Burada bunu açıklamasını istiyorum."

Metin Karakaş'ın, 'Başkan, gazeteci iddia ediyor' şeklindeki açıklamasından sonra Işıklar, şöyle devam etti: "Ben böyle değil deyince ertesi gün yazdı. 'Kamu adına aldık' dedim. Siz neden böyle bir şeyi tekzip etmediniz?'

Karakaş, " 'Böyle bir şeyi neden bizim konuşmamıza katıyorsun' diye sorduk" yanıtını verdi.

Işıklar, 'Bu en azından bana söylenemez miydi? Kaç kişi bunu okuyorsa duysun. Bana  söylemeniz yeterli mi? Kamuya söyleyin. Ben size bir ithamda bulunacağım, bütün Türkiye okuyacak, sonra ben telefon açacağım veya haber göndereceğim, 'O, ben değildim'.

Ben kamuya söyledim, siz de söyleyeceksiniz. Manidar ne demek? Ne anlatmak istiyor. Ahmet Hamoğlu ile görüşmelerimizde meclis üyelerimiz hep vardı. Biz kişisel olarak görüşmedik. Bundan sonra da kamu rantları kamuya kazandırılacak. Kendine çıkar sağlayan zihniyetin kökünü Silivri'de kazımak zorundayız. Toplum bu arınmayı bizden bekliyor. Bu duru, saydam ve açık bir yapıyı buraya kurmak zorundayız. Bir tane lise sözü verildi, biz yedi lise maliyetine denk gelecek tarla aldık.

Ben şunu beklerdim, 'Bu iş böyle de olurmuş. Tebrik ederim.' Gocunacak bir şey yok. Siz de böyle bir anlayışı getirirseniz ben de aynı şekilde herkesiz huzurunda tebrik ederim. Katkınız olan her şeye teşekkür ederim. Ama sizin bir manidar sözünü çıkıp da tekzip ederdiniz. Dedikoduların olduğunu söylediniz. Bir tane söyleyin, nedir?

Ahmet Homoğlu'na zaten şu söylenmiş: 'Bu tarlaları vermenize gerek yok biz zaten hallederiz.' Böyle bir dedikodu da var. Ben bunu söylerken isim belirtmiyorum. Kap içinde ne varsa dışarı onu sızdırır. Ben kamuoyuna açık ve saydam bir şekilde yapıyorum sizi de aynı şekilde öyle biliyorum. 'Vermeyin biz hallederiz' lafını ortaya koyuyorum. Bunun sahibi çıksın.

56 dönüm yeri Silivri'ye kazandırdık. Görevimiz boyunca kazandırmaya devam edeceğiz. Umarım 400-500 dönüm alalım. Kamuya bu hakkı teslim edelim. Kimseyi suçlama peşinde değiliz ama insaf edin 11 aydır gazete başlıklarına bir bakın. En az polemik yapmaya çalışan benim. Üslubundan dolayı bir tanesini bu gün aradım. Çeşitli platformlarda tabi ki biz de cevaplarını vereceğiz. Kimseyle kavga etme derdinde de değilim.

"SİLİVRİ'Yİ TİCARETHANE

OLMAKTAN ÇIKARACAĞIZ"

Birilerin bir şeylerin yerine yenilerini koymaya çalışmasın. Bir Kipa olayı yaşanmış. O rantla bu rant aynı değil. Biz burada asgari ne varsa en üstünü kamu için almaya çalıştık. Biz açık ve saydam bir dönem başlattık. Silivri'yi ticarethane olmaktan çıkaracağız. Raporlar saatinde hazır olacak. Gün gün tüm değişiklikler internet ortamında yayınlanacak."

Sevginar UYGUN/Renginar M.SALİ

 

YORUM YAP