Gazetemiz İmtiyaz Sahibi İlhan Uygun, Silivri’nin köy ve mahallerindeki sorunları gündeme getirmek için yaptığı atağı Büyük Kılıçlı’da sürdürdü. Büyükşehir Yasası’yla 2014’te İBB’nin yetki alanından çıkarak Silivri Belediyesi’ne geçecek olan Büyük Kılıçlıların kafası en çok hayvancılık konusunda karışık. Mahallede hayvan baktırılmayacağı söylenen vatandaşlar, vergi yüklerinin de artacağı öngörüsüyle mahalle olmamaktan yanalar. Köyün en büyük sıkıntısı ise köy içinden geçen D100 karayolu. Hız limiti sınırlarına uymayan sürücülerin köy içinden hızla geçtiklerini aktaran Büyük Kılıçlı halkı, öğrencilerin bu yolu kullanmak zorunda olduklarından dolayı her gün tehlike atlattıklarını vurguladı. Set yapılarak önlem alınmasını isteyen vatandaşların bu taleplerini defalarca muhtar aracılığıyla yetkililere ilettiği ve konu hakkında işlem yapılmadığı öğrenildi. Tavuk gübrelerinden çıkan kokudan oldukça şikayetçi olan vatandaşlar, doğalgazın da bir an önce köylerine gelmesini istiyor. Hürhaber’in sorduğu soruları yanıtlayan köy sakinleri istek, beklenti ve şikâyetleri konusunda şunları söyledi:
"GÜBRE, MAZOT PAHALI”
Erkan Dalgın: Çiftlik evinde bekçilik yapıyorum. Çiftçilik hayvancılık ülkemizde bitmiş durumda. Sadece ekonomik durumu güçlü insanlar bu işi yapıyorlar. Köylü bu işi yapmıyor. Gübre pahalı, mazot pahalı bu konuda hükümetin gerekli adımları atması gerekiyor.
"DEVLETİN KÜRT AÇILIMINI TAVİZ VEREREK YAPMASINI İSTEMİYORUZ”
İsmail Özsoy: Geçim zor, hayvancılıktan para kazanamıyoruz. Çiftçilik orman köylerinde hepten bitti. Zaten hazine arazisi, tapu da yok köylünün rayiç bedelleri ödeyip alacak parası da yok. Devletin yaptığı açılım hakkında da huzurun olmasından yanayız. Ancak devletin bunu yaparken taviz vermesini istemiyoruz.
"KÖY OLARAK KALMAK İSTERDİM”
Mehmet Atmaca: Bulgaristan göçmeniyim. Köyümüzü mahalleye çevirdiler, ben köy olarak kalmasını isterdim. Şimdi vergi, elektrik ve diğer enerjilerde sıkıntı yaşayacağız. Köy tüzel kişiliğinin kalmasını isterdik. Ayrıca hazine arazileri için belirlenen rayiç bedeller çok yüksek. Benim 6 dönüm yerim var ama ödeyemediğim için alamıyorum. Bu fiyatların düşürülmesini istiyoruz. UCZ marketleri de kuruldu köyümüze küçük esnafın önünü kapatmaya çalışıyorlar. İnsanlar nakit alacaklarında oradan, veresiye olunca bizden alıyorlar.
"MAHALLE OLMANIN ZARARI OLUR, FAYDASI OLMAZ”
Nail Kılıçaslan: Köy olarak kalsak daha iyiydi, mahallenin bize ne faydası olacak? Zararı olur faydası olmaz. Muhtarımızın çalışmaları güzel ama bundan sonra muhtar diye bir şey de kalmaz. Karayolları bize hiçbir şey yapmıyor, eskiden yapıyordu. Hükümetin yaptığı Kürt açılımını da olumsuz karşılıyorum. Bu vatan kolay mı kazanıldı.
"BU VATAN KOLAY KAZANILMADI”
Mücellit Okman: Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almazlar, boşuna uğraşmasınlar. Bizde eşitlik var mı? Yok. Yoksa Türkiye’yi AB’ye hiçbir zaman almazlar. Türkiye’de yasa diye bir şey kalmadı. Adalet diye bir şey yok. Adalet kendilerine var, vatandaşa yok. Mahalle olmanın bize zararı var, bizim eskiden bir muhtarımız vardı gidip dert yanıyorduk, onu da kaldırdılar muhtar bir kukladır şimdi. Köy otlağımız vardı o da Erdoğan’ın iki dudağı arasında gitti, peşkeş çektiler hepsini. İmarımız da kapalı, insanlar bir tane çivi çakamıyor. Tavuk kümesi yapamıyoruz, gelip hemen yıkıyorlar. Vatandaş çok zor durumda. Silivri Belediyesi çok güzel çalışıyor ama adamın elinde imkân yok. Büyükşehir bütün makinaları aldı, benim de kafam çalışıyor ama elimde alet yok. Kılıçdaroğlu kendini bitirdi, bugün en parlak parti İşçi Partisi’dir Atatürk’ü savunuyor çünkü. Bu vatan kolay kazanılmadı. Benim öz amcam Çanakkale’de yatıyor. Bu partileri tutanlar gitsinler de görsünler.
"GEÇİNMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Kani Aydoğdu: Emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyoruz. Mahalle olacağı söyleniyor buranın 2014’te tamamen geçer diye düşünüyorum.
"ÇOBANSIZ KOYUN GİBİYİZ”
Ahmet Orman: Mahalle olmayla ilgili bir şey düşünemiyoruz, bize sormadılar sonuçta yaparken. İmar da yok kendi yerimize bir şey yapamıyoruz. Çobansız koyun gibiyiz. Meralarımıza devlet ceviz ekti, hayvan otlatamıyoruz. Biz oralara onları soksak masrafını ödemeye kendileri de yetmez.
"HAYVANCILIK KÖYLÜNÜN ZİRAAT BANKASI”
Cemal Konur: Ormanlar devletleştirildi. Bizim köyün ormanı 1928 senesinde satın alınmış. Alan kişiler araziyi aralarında pay etmişler. Ormanı da parayla aldıklarından dolayı ormanı da paylaşmışlar. Ondan sonra devlet bu ormanları devletleştirdi. Ama hissesine düşen orman açıklarından millet faydalandı. Ama şimdi yakına zamana gelince Orman Şefliği dedi ki ‘Bu orman açıklarına ceviz, badem gibi şeyler ekerseniz mal sahibi olursunuz. Yoksa biz bunu kim isterse veririz.’ Millet de yabancının eline geçmesin diye bu orman açıklarını değerlendirdi. Ama bunun yanı sıra hayvancılık öldü. Hayvanları çıkaracak yer kalmadı. Hayvancılık köylünün Ziraat Bankası.
"ODUN KESTİRMİYORLAR”
Ali Saraç: Eskiden herkeste 150’şer tane koyun vardı. 1928’de babalarımız burayı Sinekli’ye kadar almışlar. Bize şimdi merayı bıraktılar, odun falan kestirmiyorlar.
"MAHALLE OLMAK FAYDA SAĞLAMAZ”
Ahmet Türkyılmaz: Silivri’nin bütün köylerini mahalle yaptılar, hayırlı olsun. Ama bu bize bir fayda sağlamaz sadece artı bir yük getirir. Eskiden imar konusunda sıkıntı yoktu şimdi hiçbir şey yapamıyoruz. Biz bunu hak ettik, bu ülke bunu hak etti.
"HAZİNE ARAZİLERİ KÖYLÜNÜN HAKKI”
Birol Aydoğdu: Mahalle olmaya pek sıcak bakmıyoruz ama maalesef yapacak bir şey yok. Hayat gittikçe pahalanmaya başlandı. Hazine arazileri bence köylünün haklı onlara verilmesi gerekiyor sonuçta yıllarca o insanlar oraları işleyip hayatlarını idame ettirmişler. İnsanların emeklerinin karşılığını almalılar.
"BİR SIKINTIM YOK”
Sıtkı Kara: Benim bir sıkıntım yok, yaşım zaten ileri, yaşıyoruz kendimizce.
"İSTANBUL’A GÖRE DAHA İYİ”
Hüseyin Özcan: Sezonluk geliyoruz buraya. Aslında İstanbul’da oturuyoruz. Burası her ne kadar mahalle olmuş olsa da İstanbul’da kira 600 lira burada 300 lira. Hiç olmazsa açık havası var.
"GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILSA İYİ OLUR”
Göksel Dabak: Emekliyim, çocuğun okul tatillerinde geliyoruz kafamızı dinliyoruz. 13 senedir bu köydeyim, olan şeylerden memnunuz. Ama biraz temizlik ve güvenlik önlemlerini artırsalar çok iyi olur. Yaz sezonlarında çok hırsızlık olayı oluyor. Biz eskiden anahtarlarımızı kapı üzerinde bırakıyorduk, şimdi kilitleyip gidiyoruz. Ne oldu? Kozmopolit oldu. Trakya halkı çok temizdir, diğerlerine hiç benzemeyiz.
"BEN MUTLUYUM”
Hüseyin Bozoğlu: Ben mutluyum, kimseden bir şey beklediğim yok.
"TAVUK GÜBRELERİNDEN ŞİKAYETÇİYİM”
Mehmet Güzel: Tavuk gübrelerinden şikayetçiyiz, sinek ve koku yapıyor.
"TAŞERON İŞÇİSİ İÇİN YASA YAPILMALI”
Adsız: CHP’deki sorun halka inememesi. Ben Büyükşehir Belediyesinde çalışıyorum bir sorun olduğunda CHP’ye söylüyorum ‘bu bu oldu’ diye. Ama adamlar bana ‘daha teşkilat kurulmadı’ diyorlar. İstanbul’da 30-40 bin tane taşeron işçi var, bunlar için bir tane bir şey kürsüye çıkıp söyleniyor mu? Şimdi Sarıgül’ü aday göstermek için biz uğraşıyoruz. Ben AK Partili, CHP’li, MHP’li değilim, ezilenlerin yanında duruyorum. Taşeron meselesini gündeme almaları lazım, eğer bu ülkenin oyunu almak istiyorsa türban meselesini çözmesi lazım bir partinin. Kamu da ister türbanla çalışsın, ister başı açık. Bunlar CHP’nin olmazsa olmazı, olmazı olması lazım. Kürsüde anca birbirlerine ‘o bu malı götürmüş, öteki ötekini götürmüş’ diye laf atmayla olmaz. Sen asıl politikandan bahsedeceksin arada bir de bunlara vurgu yaparsan yap. Açılım diyorlar, açılım nedir? Biz de istiyoruz barış olsun, ülkemiz daha iyi olsun diye. Bizim 8 saat çalışma süremiz var 16 saat çalıştırıyorlar bizi. İnsanlara söylüyorum 1 Mayıs’a gelin diye. ‘Bizi kameralar çeker, işten atarlar’ diyorlar. Bu korku egemenliğini siz yıkacaksınız. Çıkıyorlar kürsüde söylüyorlar ‘Ben İstanbul’u istiyorum’ sen İstanbul’u söyleme düzgün projeler üret. Bizi Alevi, Sünni, sağcı, solcu diye böldüler. Belediye-İş sendikasındayım ben. Kendi bildiğim doğrulardan asla taviz vermedim. Ben onların dediğini yapsaydım, arabam, makamım, mülküm olurdu. Ama bana yanlış geldi.
"SET YAPILMALI”
Hüseyin Sarıoğlu: Araçlar köy içinden çok hızlı geçiyor. Bunun için en azından birkaç tane set yapılabilir. Bu tür önlemler alınması için illa birinin canının yanmasına gerek olmamalı. Şehir içinin bir hız limiti var. En büyük derdimiz bu.
"KENDİ DERDİME DÜŞMÜŞÜM”
İlyas Açık: Aracımla kaza yaptım, sigortayla anlaşmaya çalıştım, halloldu gibi şuan. Ben kendime derdime düşmüşüm köy sorunlarını henüz düşünemem.
"HIZLI GİDİYORLAR”
Mehmet Köroğlu: Köy yolunda araçlar çok hızlı gidiyor. En büyük sorunumuz bu. UCZ marketleri kuruldu bir de köyümüze o da bizi etkiledi esnaf olarak. Tavuk gübrelerinin de önünü almaları lazım çok sinek oluyor ve ağır koku rahatsız ediyor.
"KÖY İÇİNDE 100’LE GİDİYORLAR”
Oktay Ersoy: Köy içinde 100’le gidiyor araçlar. Bu kadar olmaz bir de jandarma da var burada. Burada kaç kez kaza oldu ama yapılan bir şey yok. Akil insanlar heyetinde de bir Hülya Avşar eksik onun da gitmesi lazımdı.
"YÜKSEK GERİLİM HATLARINI KÖYÜN İÇİNDEN GEÇİRDİLER”
Yusuf Aydoğdu: Emekliyim, şoförlük yapıyorum minibüs hattında. Milli Eğitim talebeleri topladı bizim işimiz bitti. İmar vermiyorlar bir de bize. Hazine arazim de yok tapulu yerlerim. Ayrıca yüksek gerilim hatlarını köyün içinden geçirdiler muhtar mücadele etti ama bir işe yaramadı.
"MİLLETİN ÇAY İÇMEYE PARASI YOK”
Nurettin Yanardağ: Çiftçi için önemli olan şey hayvancılık ve hayvancılığı köylerde bitirdiler. Eskiden herkesin evinde 3 koyun 5 inek vardı. 55 lira bir çuval yem. Bunu yetkililer duysunlar. Bizi emekli yaptılar. Koskoca kahvede kimse yok, milletin çay içmeye parası yok. İnşallah bunlar düzelir.
"KÖYÜN MERASI KALMADI”
Selahattin Çavuş: Hayvancılık yapıyorum 70 koyunum var. Hayvanlardan henüz bir gelirim yok. Köyün merası kalmadı. Büyükşehir de köyün yerlerini alıyor.
"ARA YOLLAR YAPILSIN”
Mustafa Koç: 2 senedir burada yaşıyorum, ara yollar da yapılsa bir sıkıntım yok. İnşallah yapılır. Hükümetin yaptığı açılıma da bir inancım yok.
"KÖYÜN GELİRİ YOK”
Özcan Köroğlu: Esnafın hali perişan. Dükkanlarda sigara içmek yasak. Başbakan elimizi kolumuzu bağladı. Köylünün hali de duman. Doğru dürüst hayvan para etmiyor. Köyün bir geliri yok.
"ELEKTRİK DİREKLERİ YER ALTINA ALINSIN”
Hüseyin Yılmaz: Mahalle olmamız kötü oldu. Şimdiye kadar belediye bize ne yaptı? 4 tane araba gönderiyor temizliyor o kadar. Bir kere bu elektrik direkleri böyle olmaz. Bunların yer altına indirilmesi gerekiyor. Muhtardan memnunum, benim istediklerimi yapıyor sağ olsun.
"MİNİBÜS DURAĞI İSTİYORUZ”
Murat Acundeğer: Ben Gümüşyakalıyım, 8 senedir burada esnaflık yapıyorum. Gelişen bir şey yok, her yerde bir gelişme var, burası neden seneler sonra mahalle olarak kabul ediyor? Silivri’de çöpler her gün alınıyor ama burada haftada bir. Muhtarımızı da elimizden aldılar, muhtar ikametgâh vermekten başka bir şey yapamıyor. Tabela olmasına rağmen araçlar köyün içinden tam gaz gidiyor. Şuraya bir tane barikat kuruldu Kara Yolları hemen söktürdü. Bir tane çukurumuz olsaydı bu kadar çabuk gelmezlerdi. Ben buralı değilim ama buranın da haklarını savunmak zorundayım. Ekmeğimi buradan kazanıyorum, kendi köyünden çok buradayım. Burada bir tane minibüs durağımız yok o kadar da söyleyip, istememize rağmen. Silivri Belediyesi Büyükşehir’e atıyor, Büyükşehir Silivri’ye atıyor. Vatandaşlar yazın ortasında araba içinde pişiyor, kışın ortasında da üşüyor. Bir tane durak getirilemiyor. Muhtar da bu işin üzerinde çok durdu, Allah razı olsun. Camimizi yıkarak tarihimizi yok ettiler. Keşke onu yıkmak yerine restore etseydiler. Tarih yok oldu. Belediyeden bir hizmet görmedik. Bir piknik alanı bile yok. İnsanlar köylerden göçe yöneltiliyor.
"SET YAPILSIN”
Tezcan Öztürk: Çiftçilik hayvancılık yapıyoruz. Bazı vatandaşlar da bizi şikayet ediyor kokudan dolayı. Hayvan bakmamızı istemiyorlar. Arabaların hızlı geçmesinden dolayı huzursuzuz. Set yapılarak kazalara karşı önlem alınmasını istiyoruz.
"TAVUK GÜBRESİ KONTROL ALTINDA DÖKÜLMELİ”
İsmail Kanma: Köyün eksiklikleri düzeltilmeye çalışılıyor. Ben Silivri’de oturuyorum ama kafa dinlemek için köye kaçıp geliyorum. Ama yazları tavuk gübresi ekiminin kontrol altında yapılmasını istiyorum.
"ARAÇLAR DAHA YAVAŞ GEÇSİNLER”
Bedri Meriç: Köyüm iyidir bir şikâyetim yok. Köyümüzü Pazar yerlerimizi temizliyorlar, çöplerimizi alıyorlar. Muhtardan da memnunuz. Sadece çocuklar buradan okula gidip geliyor, araçlar biraz daha yavaş geçse iyi olur. Burada kaç kere kaza oldu, kimsenin canı yanmasın.
"CAMİYE LOJMAN İSTİYORUZ”
Hüseyin Pamuk: Köyümüze şadırvan, gasilhane istiyoruz, tuvaletlerimizin de yapılması lazım. Hizmetler geliyor ama çok yavaş geliyor. Bir de lojman istiyoruz, Kur’an kursu açmak istiyoruz.
"DOĞALGAZ BEKLİYORUZ”
Mustafa Çöl: Biraz da vicdanlı olmak lazım devlet hepsini birden yapamaz, zamanla yapılır her şey. Belediye çöplerimizi yapıyor, temizliğimizi yapıyor. Özellikle doğalgazı bekliyoruz, istiyoruz.
Esra TATAR






