Hayvan Severlerin Barınak İsyanı

Hayvan Severlerin Barınak İsyanı

19.05.2010 10:32:43



Silivrili bir grup hayvan sever Silivri Belediyesi’ne gelerek sokak hayvanları ile ilgili önerilerini Başkan Özcan Işıklar ile paylaşmak istedi.  Bir süre bekledikten sonra bir yetkili ile görüşen grup özellikle Silivri Belediyesi Hayvan Bakım Merkezi’nin amacına uygun olarak çalıştırılmadığını ileri sürerek, buradaki personelden şikayetçi oldu. Hayvan severler,  hazırladıkları dilekçeyi Belediye Başkanı Özcan Işıklar’a iletilmek üzere görüştükleri yetkiliye verdi.

Dilekçede yer alan ifadeler aynen şu şekilde:

 

SİLİVRİ BELEDİYE

BAŞKANLIĞI'NA

“Şehrimiz her geçen gün daha da çok büyümekte ve gelişmektedir, ilçemizin en önemli sorunlarından biri de sokak hayvanlarıdır. 5199 ve 5216 sayılı kanunlara göre belediyemizin bu konuda ciddi sorumlulukları var. Bu çerçeveden bakıp, başkanımızın samimiyetine de güvenerek, ilçemizdeki sokak hayvanları ve belediyemizin bu soruna yaklaşımı hakkında tespit ettiğimiz ve yaşadığımız aksaklıkları, belediyemize yardımcı olmak, çözümlerine de katılımcı olmak amacıyla aşağıda maddeler halinde bilgilerinize sunuyoruz:

1) 5199 sayılı kanuna göre, sokak hayvanlarını iyileştirme görevi belediyelere verilmiştir. Bilindiği üzere sokak hayvanları, bulundukları bölgede yaşayan insanlar tarafından beslenip bakılmaktadır. Bu hayvanlar, çevremizin korunması gereken unsurlarından biridir. Tıpkı bir ağaç ya da en az kamu hizmetine tahsis edilmiş bir eşya gibi o çevrenin korunması gereken değerlerinden ve unsurlarından biridir. O çevrede yaşayan hiç kimse bir ağacın varlığından şikayetçi olamayacağı gibi, çevresindeki sokak hayvanlarının varlığından da şikayetçi olamaz. Belediyelerin öncelikli görevi, bu sokak hayvanlarının varlığını ve sağlığını korumak, onların insanlara zarar vermesini engellemek olduğu kadar, insanların da onlara zarar vermesini engellemektir. Bu konuda da (afiş, pankart, panel vs. gibi bilinen yöntemlerle) halkımızı bilinçlendirmek de yine belediyemizin görevidir.

2) Bu sebeple, 5199 sayılı kanuna göre, belediye tarafından alınan hayvanlar kısırlaştırıp aşılandıktan sonra alındıkları yere bırakılmak zorundadırlar. Ancak, belediyemiz yetkilileri ve zabıta, özellikle yaz aylarında, sokak hayvanlarını olur olmaz şikayetler üzerine o bölgeden ve insanların gözü önünden uzaklaştırmak amacıyla toplattırmaktadır. Üstelik bu toplattırılan hayvanların çoğu, daha önce belediye tarafından kısırlaştırılıp, aşıları yapılmış ve iyileştirilmiş, çevre ve insanlara en ufak zararı olmayan hayvanlardır. Öncelikle belirtmek gerekir ki bu durum, tam anlamıyla bir görevin suistimalidir, suçtur. Belediyelerimiz ve görevlileri hiçbir zaman bir suça karışmamalı, alet olmamalıdır.

3) Diğer taraftan, köpekleri toplayan personelin başında görevli bir veteriner bulunmadığı gibi, personel de bu konuda yetiştirilmemiştir. Köpek toplamayla ilgili zabıta ve veteriner hekimler arasında koordinasyon noksanlığı bulunmakta. Zabıtanın konuyla alakalı bir birimi olmadığı ve bilgi sahibi olmadığı için, 5199 sayılı kanuna aykırı olarak şikayet üzerine küpeli hayvanları toplayarak, alışkın olmadıkları hatta onları saldırgan yapabilecek başka bölgelere bilinçsiz olarak bırakmaktadırlar. Bu sorunları anlatmak üzere zabıta amirliğine gittiğimizde muhatap bulamamaktayız. Zabıta içerisinde veteriner işlerine bağlı bir hayvan sağlık zabıtası teşkilatı olması gerekirken, böyle bir birim bulunmamaktadır.

 

4) Belediyemiz hayvan rehabilitasyon merkezi de işlevsel olarak son derece yetersiz ve hayvan sağlığı açısından kötü koşullar taşıyan bir yer haline gelmiştir. Hayvanların operasyonları, ameliyathane görünümünden çok uzak, gayrı sıhhi bir odada yapılmakta, operasyon sonrasında hayvanlar çoğu kez enfeksiyon kapmakta ve ölmektedirler. Kısırlaştırma ve diğer operasyonlarda kullanılması gereken ilaç gerekse operasyon sonrası kullanılması gereken malzemeler yetersizdir. Bu sebeple hayvanların tedavileri gerektiği gibi yapılamamaktadır.

5) Ayrıca, hayvanların operasyon sonrası kısa süreli olarak tutuldukları kafesler gayrı sıhhidir. Kafes ve odalar hatalı olarak planlanmış olup, temizlik için arka tarafta bulunması geren kapı ve giriş yerleri olmadığından temizlenememektedir. Bu hayvanların bulundukları yerler sadece soğuk ve tazyikli suyla uzaktan hortum tutulmak suretiyle temizlenmeye çalışılmaktadır. Isıtması olmayan ve hiç güneş görmeyen barınaktaki hayvanlar, bir yandan gayri sıhhi operasyonlar, diğer taraftan da kötü ortam ve temizleme çalışmaların sonucunda iyice hasta olmakta, üşütmekte ve ölmektedirler. Bu haliyle barınaklar tam anlamıyla bir ölüm kampıdır. Operasyon sonrası enfeksiyondan kurtulanlar, bu kez barınaklardaki kötü koşullar yüzünden ölmektedirler. Bir keresinde temizlik sırasında görevlinin basınçlı su tuttuğu yavru köpek, basıncın etkisiyle duvara çarparak feci şekilde ölmüştür. Barınakta, ölümcül "Kennel Cough" ya da "Barınak Hastalığı" denilen hastalık yaygındır. Bundan dolayı daha geçen hafta aşağıda imzası bulunan gönüllülerin bir kaçının ikazlarına rağmen, bir an önce tedavisine başlanılmadığı için bir köpek daha uyutulmuştur. Nöbetçi olan veteriner ise hayvanın tedavisini yapmak yerine "Ortaköy Börek Festivaline" gitmeyi tercih etmiştir.

6) Diğer taraftan, hayvanlar yetersiz beslenmektedirler. Hayvanlar, sadece belirli lokantalardan gelen artıklarla beslenmeye çalışılmaktadır. Çoğu zaman lokantalardan yeterli yiyecek gelmemekte ya da gelen yiyecekler bozuk olmaktadır. Bu    gibi zamanlar için kuru mama da bulundurulmadığından hayvanlar aç kalmaktadırlar.

7) Aşağıda imzası bulunan bazı gönüllülerimizle, yakın zamana kadar Silivri barınağımızı sıkça ziyaret edip sokak hayvanlarını besleyerek belediyemize de yardımcı olmaya gayret etmekteyiz. Fakat her gittiğimizde farklı veteriner hekim ve çalışanlarla karşılaştığımız için tedavileri yapılan hayvanlar ile ilgili sağlıklı bilgi alamamaktayız. Zira, bir hafta barınakta görevli olan veteriner, ertesi hafta mezbahaya görevlendirilmektedir. Böylelikle, tedavisi yapılan bir hayvanın sürekli bir veteriner hekim gözetiminde bulundurulması gerekirken bu yapılamamakta, tedavi yarım kalmakta. Bunun yanında bakıcı vs. görevliler de vardiya usulü çalıştığı için, yapılan ikazları ve mevcut aksaklıkları kimse üstlenmemekte, herkes işi ve sorumluluğu birbirlerinin üzerine atmakta. Bu haliyle hiçbir iş ve görev yapılamamakta, bu durum yukarıdaki var olan sorunları da kat ve kat artırmakta.

8) Tüm bu sorunlar çözüm beklerken, barınakta sahipli hayvanların bakım, tedavi ve pansiyon hizmeti için ayrı bir inşaata başlanmasını ve bu konuya yatırım ayrılmasını anlamak mümkün değil.

9) Bu durumları tespit edip bu konudaki aksaklıkları yetkili veterinere iletmemize rağmen bu aksaklıklara çözüm aranmak yerine, hayvanların beslenme ve temizlik saatlerinde barınağa girme konusunda yasak getirilmiş. Neyin gizlenmeye çalışıldığını anlamak mümkün değildir. Halbuki, Hayvan Barınağı Gönüllü Yöneticileri ile barınakların hayvan severler tarafından denetlenmesi önü açılmış ve bu konuda yasal düzenlemeler getirilmiş iken, bölgemizde tam tersine bir uygulama söz konusudur. Bu sebeple, biz aşağıda imzaları bulunanlar arasından seçeceğimiz kişilerin Gönüllü Barınak Yöneticileri olarak görevlendirilmesini. Kent Meclisine de yine aşağıda imzası bulunan hayvan severler arasında temsilciler alınmasını, bu konuda ayrı bir komisyon oluşturulmasını ya da hayvan severlerin kurulmuş bulunan çevre komisyonuna dahil edilmesini talep etmekteyiz.

10) Tüm bunların yanında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin, sadece Silivri orman köylerinden (Silivri Belediyesi Mücavir alan dışından) sokak hayvanlarını toplaması gerektiği halde, Silivri hayvan barınağındaki hazır yakalanmış hayvanları teslim alarak, büyükşehir barınağına götürdüğünü tespit etmiş bulunuyoruz. Üstelik büyükşehir belediyesi yetkilileri, aldığı hayvan sayısından çok daha fazlasını ve hatta önemli bir bölümünü de kısırlaştırmadan, Silivri merkezine ve mahallerine getirip bırakmaktadırlar. Silivri barınağından alınan hayvanlar ise geriye getirilmemekte, akıbeti bilinmemektedir. Bu olay kent merkezinde hayvan popülasyonunun değişmesine ve sürekli artmasına neden olmaktadır. Yeni gelen hayvanların çevreye uyum sağlaması zaman almakta, alışmış bulundukları yerden kopartılmış hayvanlar çevreyi tanımadığından tepkili olabilmektedir. Aynı şekilde insanlar da tanımadıkları hayvanlara tepki göstermektedir. Tüm bu durum, belediyemizi hayvan sorunlarına eğilmiyor ve çalışmıyor olarak göstermekte ve bir an önce çözülmesi gereken sokak hayvanları sorununu daha da arttırmaktadır.

Yukarıda belirttiğimiz aksaklıklara, biz aşağıda imzaları bulunan hayvan severler ayrı ayrı tanık olduğumuz gibi, ayrıca barınaktaki kötü koşulları, aldığımız kayıt ve görüntüler ile de tespit etmiş bulunuyoruz. Tüm bu sorunlar, ilgili birimin kötü yönetilmesinden ve bu sebeple baştan aşağıya tüm çalışanların görevlerini gereği gibi yerine getirmemesinden ya da getirememesinden kaynaklanmaktadır. Bu sorunlara karşılık, önerlerimiz ve ayrıca bulunacak çözümlerle, belediyemiz ilgili birimlerinin ve Başkanımızın gereğini yapacağından şüphemiz yoktur.”

Engin AKIN

  1. Ali Ali

    Bakmiyorlar hayvanlara iskence yeri resmen kedimi 13 kgken aldilar 70 gun sonra bakmaya gittimizde 3 kg kalmis kedi resmen kediye uyusturucu igne yapmislar sanki geri aldim 1 hafta yasamadi oldu buraya vermek yerine sokakta dursalar daha iyi katliam yeri

YORUM YAP