“Güle güle, gelecek sizleri bekliyor”

“Güle güle, gelecek sizleri bekliyor”

27.04.2013 10:41:51
Selimpaşa İMKB Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, 3. Mezunlarını uğurladı. 25 Nisan Perşembe günü okulda düzenlenen Mezuniyet töreniyle 2012-2013 yılı mezunlarına başarı temennileriyle güle güle dendi. Veli ve öğrenci yakınlarının yoğun katılımının yanı sıra, mezunları İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Kayapınar da yalnız bırakmadı. Öğrenciler alkışlar eşliğinde kırmızı halıda yürüyerek törendeki yerini aldı.
Ve Berk Can Uzer ve Ecem Bilgütay’ın sunumuyla programa geçildi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Okul Müdürü Mualla Varlıoğlu bir konuşma yaptı.

VARLIOĞLU: SİZ NE ZAMAN BÜYÜDÜNÜZ?
Varlıoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Sevgili öğrencilerim, günler, haftalar, aylar, yıllar ne çabuk geçti. Daha dün gelmiştiniz heyecanla bu kapıya. Başladığınızda 60 kişiydiniz… Sınıfta kalanlar, gidenler derken bu Nisan’da çalan zil sizin mezuniyetinizi haber verdi. Şöyle dönüp bir baktım geriye… İçim satırlara sığmayacak sevgilerle dolu. Her birinizle hem güzel, hem komik hem de kızgınlık dolu anılarım var… Hangisini anlatsam… Antalya gezisini mi, pikniği mi, tiyatroları mı, boğaz gezisini mi kavgalarımızı mı? Ceyda, Hande, Mehmet ve Habib ile yemek yarışmalarında geçirdiğimiz heyecanlı dakikaları ve sonuç sonrası sevinç çığlıklarını mı? Semiha, Şeyma, Yeter, Ulaş, Onur okuldan kaçmalarınızı mı, kaçarken hayrola nereye deyip balkondan bağırmalarımı mı? Ozan ben söylemekten bıktım ama sen dinlemekten bıkmadın hala sakallasın demelerimi mi, çaktırmadan spor ayakkabısı giyen Fatih, Doğan ve Kenan Cenk’i uyarmalarımı mı? Cevat’ın, Berkay’ın okula sürekli geç kalmalarını mı? Dilan ve Dilara Çapan ile yapılan etkinliklerdeki paylaşımlarımızı mı? Dilara’nın türkü söylemesini mi? Aylin, İrem kızlar kazakları ve saçları hiç görmüyorum zannetmeyin. Söyleye söyleye dilimde tüy bitti hala devam ediyorsunuz demelerimi mi? YGS sınavında sürpriz bir çıkış yaparak beni şaşırtan Hande Tuna’yı mı?… Binay’ın bindallı giyip Tuyap’ta kahve güzelinde kahve yaparken kuyruk olunca yüz ifadesini mi? Ezgi’yi pembe çorapla gelmiş görünce sırada kopan çığlıklarımı mı? Nurbanu’nun bir anda ortalıktan kaybolmasıyla okulun her yerini alt üst edip bulamadığımızda yüreğimin sıkışıp yaşadığımız çaresizliği mi? Hele hele Dilara Atik’in "Nefret ediyorum bu okuldan” ve "Bu yıl hiç kavga etmedik hocam” demesini mi… Antalya gezisinde Ocak ayında "Hava çok güzel hocam yüzmeme izin verir misiniz? Babam bir şey demez” deyince Süleyman Can’a bağırmalarımı mı? Şenol’un staj için Portekiz’e gidip Türkiye maçındayız deyip yazı yazmasını mı… Can’ın çok az farklı bir kravat takıp fark edince "Hiç de gözünüzden kaçmıyor demesini mi? Babaannenin okula gelip Seldağ’ı kaydettiği günü ve sonrasındaki sohbetlerimizi mi? Ve staj yüzünden atıştığımız Ceren’e yüklenmelerimi mi? Göktuğ’un ve Serkut’un her zaman pırıl pırıl hiç uyarıya gerek kalmadan şık bir şekilde okula gelmelerini mi? Yemek yarışmasında Gökhan’ın yanına televizyon ekibi çekime gelince süre bitti dediklerinde birden ellerini bırakıp yemek yapmaktan vazgeçmesini mi? "Hocam istediğim puanı aldım, Gazi Üniversitesi’ne gidiyorum” diyen ve elinde sürekli kitap olan Yusuf’u mu? Serenay seni unuttuğumu sanma hala makarna borcun var yapmadın yarışma yemeğini bana… Sahi çocuklarım ne zaman büyüdünüz böyle… Sanki dün gibi…

"SİZLERİ, KURU BİR DAL PARÇASI GİBİ DEĞİL, HEDEFLERİNE ULAŞMIŞ CUMHURİYET GENÇLERİ OLARAK GÖRMEK İSTERİM”
Ve sizler için temennim; Bir gün geriye dönüp baktığınızda, ailenizden çok zaman geçirdiğiniz bu okul ve bu sınıftan sevgiler kalsın yüreğinizde; tartıştığınız, derslerde atıştığınız arkadaşlarınızdan tatlı anılar, gülünesi sözcükler ve birçok aranacak dostluklar kalsın isterim.”
Her biriniz bir yana savrulurken, kuru bir dal parçası gibi değil; amaçlı, hedeflerine ulaşmış ve daha çok hedefleri olan bir Atatürk genci olarak görmek isterim sizleri. Yüreği öfke yerine sevgi kaplı, beyni en iyiyi bulmaya çalışan, gözleri hedefe kilitlenmiş ve hedefine ulaşmış Cumhuriyet gençleri isterim.
Bir de yüreğinizin ufacık bir köşesinde, kâh derslerde, kâh koridor sohbetlerinde aklınızda kalmış biz öğretmenlerinizi anımsamanızı isterim. "Güle güle” derken içim buruk değil, umutla yolcu etmek ve "Görüşelim” derken tekrar görüşmek isterim. En güzel yerlerde sizleri gördüğümde "İşte bunlar benim çocuklarım” demek isterim. Çünkü öğretmen olmayanlar bilmezler "O benim öğrencimdir.” demek bizler için büyük mutluluk ve onurdur.

"GÜLE GÜLE ÇOCUKLARIM GELECEK SİZİ BEKLİYOR”
Ve "unutmayacağımı” söylerken unutulmamayı da isterim. Sizleri geleceğe uğurlarken, her birinizin yüreğime bıraktığı sevgi tohumlarını, ilerleyen günlerde duyacağım mutluluk haberleriniz filizlendirecek. Ve 23 yıllık meslek hayatımdaki yüzlerce çiçeğin yanında alacaksınız özel yerinizi. Güle güle çocuklarım; gelecek sizi bekliyor. Umudunuzu ve sevginizi hiç yitirmeyin olur mu? O çocuk yüreklerinizdeki ışıltı her zaman yol göstericiniz olsun. Güle güle çocuklarım, her şeyi unutabilirsiniz ama insan gibi insan olmayı, değerlerinizden ödün vermemeyi ve işinizi her zaman iyi yapmayı sakın unutmayın. Güle güle çocuklarım, yaşamın bir ayna misali olduğunu ona gülümserseniz onun da size gülümseyeceğini hep anımsayın. Güle güle çocuklarım; yolunuz açık olsun.”

KAYAPINAR, HEM ÖĞRETMENLERE HEM VELİLERE TEŞEKKÜR ETTİ
İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Kayapınar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dört yıl, insan hayatında uzun bir süre. Burada 27 tane birbirinden değerli meslektaşım bu gençlerimizi yetiştirmek için büyük gayret sarf ettiler. Ben kendilerine huzurunuzda çok teşekkür ediyorum.
Öğretmenlerimizin gayreti ne ölçüde olursa olsun, az önce müdiremizin yaptığı güzel ve duygusal bir konuşmaydı, o duygularla mesleğini icra ediyor. Gençlerimizi hayata hazırlamaya gayret ediyor. Siz velilerimizin de karşılığında öğrencilere aynı ihtimamı göstermezseniz bizim bir başarı elde etmemiz mümkün değil. Öğretmen kadar siz velilerin çok büyük katkısı var. Bu katkınız için öğretmenlerimin de sizleri alkışlamasını istiyorum. Bu bir denge olayı, tek tarafla hiçbir şey elde edemeyiz. Bizim gayretimiz bir sonucu ulaşacaksa bunun da bir karşılığı var. Bir toplum, siz ona ne katıyorsanız, size o kadar değer verecektir.
Öğrencilerimizin büyük çoğunluğu iki yıllık ve ya dört yıllık üniversiteye geçiş yapacak. Bu çok önemli bir başarı. Bir meslek sahibi olarak mezun oluyorlar. Hayatta bir duruş ve yerleri zaten var. Bunu çok ilerlere taşımak da sizin elinizde, bulunduğunuz yerde kalmak da.

"SİZLERE GÜVENİYORUZ”
Sevgili gençler, ideallerinizi koymalısınız, ‘Ne olacağız? Ne yapmak istiyoruz?’ düşünmelisiniz, içinde yaşadığınız bu ülkeye ve insanlığa nasıl katkıda bulunacağınızı bulmalısınız. Yurt dışında staj gördünüz, tecrübe edindiniz. Gelecekte çok başarılı olacağınıza inanıyorum. Biz sizlere güveniyoruz.”
Konuşmaların ardından bayrak ve flama teslim töreni yapıldı. Okul birincisi Seldağ Erenç duygu ve düşüncelerini paylaştı.

OKUL BİRİNCİLERİ ÖDÜLLENDİRİLDİ
Okul birincisi Seldağ Erenç, ikinci Şenol Açıkgözoğlu ve üçüncü olan Ceren Yaz’a ve destekte bulunan okul velisine ödülleri İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Kayapınar tarafından takdim edildi. Okul birincisi Seldağ Erenç, kütüğe nişanını çaktı. Ardından öğrencilere diplomaları Okul Müdürü Mualla Varlığolu, Müdür Baş Yardımcısı İdris Köroğlu, Müdür Yardımcıları Nazan Ertaş, Ahmet Demir, Burçin Gördük ve öğretmenler tarafından verildi. Tören, keplerin havaya atılmasıyla coşku içerisinde sona verdi. Velilerin uğurlanmasının ardından öğrenciler, müzik işliğinde doyasıya eğlenerek mezuniyetlerini kutladı.

Renginar SALİ

YORUM YAP