Gebelikten Doğuma Kadar

Gebelikten Doğuma Kadar

28.03.2010 10:32:31

Gebelik konusuna değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jinekolog Operatör Dr. Hakkı İnce, üç ayrı bölümden oluştuğunu söyleyerek dönemlerini anlattı ve yapılması gereken önemli  testler ve takipler hakkında bilgi verdi.

Jinekolog Operatör Dr. Hakkı İnce, anne adaylarının yaşadığı gebeliği şöyle tanımladı: “Bu günkü konumuz gebelik ve gebeliğin tanısından itibaren doğuma kadar olan testlerimiz ve takiplerimiz. Gebelik, düzenli adet gören bir hanımda adetin gecikmesini takip eden günlerde yapılan idrar testleriyle veya daha kesin sonuç veren kan testleriyle en erken dönemde tespit edilebilinir. Tabi burada gebelik öncesi dönemi de belki göz önünde bulundurmak lazım. Tesadüfen oluşan bir gebelik değil de planlı bir gebelik söz konusuysa bu hastaların gebelik oluşmadan önce doktora müracaat etmelerini tavsiye ediyoruz. Çünkü gebelikten önce örneğin bir folik asit takviyesi yapılmasının olumlu etkileri olduğu bilimsel çalışmalarda kanıtlanmıştır. Ayrıca gebeliğin engelli durumu olup olmadığı, gebelik sırasında bizi bekleyebilecek riskler açısından da gebelik oluşmadan önce bilinçli çifti değerlendirmek, bir takım ön tahliller ve hazırlıklar yapmayı tercih ediyoruz. Bu şekilde hazırlanıldıktan sonra gönül rahatlığı ile gebeliğin oluşmasına müsaade ediliyor ve ilk testlerle beraber ilk takipleri yapılmaya başlanıyor.

 

GEBELİK ÜÇ AYRI

BÖLÜMDEN OLUŞUYOR

Gebelik dönemini esasen üç ayrı bölüme ayırmakta fayda var. Bilindiği gibi 9 ay 10 gün gibi veya eşdeğer 280 gün gibi veya bizim değişimizle 40 haftaya tekabül eden olağan bir gebelik süresi var. Gebeliklerin yüzde 85’i bu süre sonunda sonlanıyor, doğum gerçekleşiyor. Bu süreyi 9 ay gibi yuvarlarsak üçe bölmekte fayda var. İlk, ikinci ve üçüncü üç aylık dönemler, bunları biz trimestır diyoruz.  Her dönemin kendine göre bir takım özellikleri var.

 

“İLK TESTLE BERABER EN

ÖNEMLİ AMAÇLARIMIZDAN

BİRİ ERKEN GEBELİK

ULTRASONOGRAFİSİDİR”

Gebeliğin teşhis edilmesiyle beraber birinci trimestır ilk 3 ay başlıyor. İlk testle beraber en önemli amaçlarımızdan bir tanesi erken gebelik ultrasonografisidir. Bu erken gebelik ultrasonografisinde FKA dediğimiz fital cardiac activity tespit edilmelidir. Böylelikle sağlıklı, canlı ve embriyonun olduğu bir gebeliği teşhis etmiş oluyoruz. Bunu başta vurgulamak gerekiyor. 

 

“GEBELİĞİN EN

HASSAS DÖNEMİ

BİRİNCİ TRİMESTIR”

İlk üç ay özellikle ilk on hafta bebekte organların yerlerine yerleştiği, organogenezis dediğimiz organ oluşumlarının ve vücudun en temel yapılarının meydana geldiği çok hassas bir dönemdir. Bu dönemde doğal olarak tabi ki dış ortamdan gelebilecek risklere, annenin kullanacağı ilaçlara veya psikolojik durumuna bile çok dikkat edilmesi gerekiyor. Özetle gebeliğin en hassas dönemi üç ayı kapsayan birinci trimestır dediğimiz dönemdir. Az önce bahsettiğim gibi organ gelişimi söz konusu, bu nedenle de mümkün olduğunca hastaların en ideal şartlarda konserve edilmesi, en güzel şartlarda yaşamlarını devam ettirmeleri  çok önemlidir. Bu dönemin vazgeçilmez ilavesi, folik asittir. Folik asit, gebelik anomalleri içerisinde en sık gördüğümüz Nörel Tüp Defektleri dediğimiz, halk arasında işte belinde açıklık varmış veya sırtında su kesesi varmış ya da kafası su topluyormuş olarak bilinen anomalilerin en önemli koruyucu faktörüdür. Onun için ilk üç ayda mutlaka folik asit veriyoruz. Ve mümkünse hastalarımıza başka bir takviye vermiyoruz. Bu dönemde tam kan sayımı analizleri yapılıyor. Bunlar nelerdir? Tam kan sayımı, tam idrar tahlili, kan biyokimyası dediğimiz açlık şekerini de içeren karaciğer ve böbrek fonksiyonu testleri, kanama pıhtılaşma zamanı troid hormonları bakılabilinir. Bunları ilk üç ayda yapmaya ve hastanın genel durumunu değerlendirmeye çalışıyoruz. İlk üç ayın vurgulanması gereken diğer bir hassas özelliği ise gebelik sırasında oluşabilen düşüklerin çok önemli bir bölümü yüzde 80 belki daha fazlasının ilk üç ayda oluştuğudur. Bu da ilk üç ayın ne kadar önemli bir dönem olduğu ve hassas takip edilmesi gerektiğine önemli bir vurgu olmalı.

 

İKİLİ TEST

Şunu da vurgulamak istiyorum, gebelik testleri içerisinde bir rutin yaptığımız tetkikler var. Bunların içerisinde az önce bahsettiğim genel kan analizleri ve idrar analizlerinden oluşuyor. Bunun dışında bir de belli dönemlere haftalara ait özel tetkiklerimiz var. Bu özel tetkiklerimiz içerisinde birinci trimestır sonu ile ikinci trimestır başına denk gelen 11-14. Gebelik haftalarına denk gelen ikili testimiz var. Bu ikili test, gebelik sırasında anomali taramaları içerisinde en güvenilir ve en başarılı tarama yapan bir test. Nasıl yapılmalı? Yüksek rezulüsyonlu ultrasonografi cihazı olan bir klinikte veya bir uzmanlık alanı içeren bir ortamda bebeğin ense saydamlığının ölçülerek yapıldığı, bu arada baş-popo mesafesi dediğimiz bir mesafenin ölçüldüğü beraberinde birkaç başka kriterin de incelenebildiği, örneğin burun kemiğinin oluşup oluşmadığı, mesanesinin görülüp görülmediği gibi bir takım başka yerlerle birleştirilebilecek gebenin en önemli ve özel testlerinden bir tanesidir. 

 

“İKİNCİ ÜÇ AY, HAMİLELER İÇİN

ÇOK RAHAT BİR DÖNEMDİR”

İkinci üç ay, hamileler için çok rahat bir dönemdir. Erken ve düşük doğum riskleri bu dönemde çok azalmıştır. Bebek çok büyümediği için anne adayı rahimle ilgili ciddi basınç ağırlık semptomları olmadığı için gebeliğini rahatlıkla taşıyabilmektedir. Gebeliğin riskleri açısından az risk gördüğümüz dönem olarak vurgulamakta fayda var. Dış ortamdan gelebilecek rahatsız edici faktörlere karşı direnç kazanmaya başladığı bir dönemdir. Hem fiziksel hem psikolojik açıdan rahat bir dönemdir. Olası bir cerrahi durumunda, tutun ki apandisit diyelim veya bir başka sebepten müdahale yapılması durumda özellikle ikinci üç ay dönemi tavsiye edilir. Bu da bu dönemin güvenilirliğini destekleyen bir başka bulgu.

 

İKİNCİ ÜÇ AYDA

YAPILAN TESTLER

Bu dönemde ilk üç ayda başladığımız Aylık Ultrasonografiye devam ederiz. Bu dönemi 12-13. haftalardan başlatıp 24-25-26. haftalara kadar uzatmak mümkün. 16-18. Gebelik haftasında yapılabilecek daha önce adı Üçlü Test olan, bir bileşen daha ilave edilerek daha garantili olan Dörtlü Test denilen anomali tarama testimizi de bu dönem içerisinde vurgulamak gerekir. Bu dönemde özellikle 20-24 hafta arasında yaptığımız Ayrıntılı Gebelik Ultrasonografisi’ni vurgulamak lazım. Ayrıntılı Gebelik Ultrasonografisi’nde yüksek rezulüsyonlu ultrasonlarımızın bizlere sunduğu imkanlardan faydalanarak baştan ayağa kadar birçok alanı tararız. Bu gebeliğin olmazsa olmaz çok önemli tetkiklerinden bir tanesidir. Burada baş ve beyin bölgesindeki çeşitli sıvı dolanım alanlarında beyincikten tutun, beynin özel bölümüne kadar bir inceleme yapılır. Yüzdeki görüntülere, gözdeki lenslerin berraklığına, üst dudağın tamam olup olmadığına bakılır, omurga sistemi incelenir, omurganın çeşitli kesitlerinde muntazam devam ediyor mu, düzenli mi, omurgada bir problem var mı? Birinci trimestırdaki bu koruyuculuk faktörüyle folik asit hani korumayı düşündüğümüz Nörel Tüp Defektleri dediğimiz hastalıklara ait bir takım bulgular var mıdır, yok mudur bunlar incelenir. Göğüs kafesinde kalbin yeri, dört odacığı, kalpten çıkan damarlar, diyafragma, akciğer ve kalp oranları incelenir. Midedeki sıvı, karaciğerdeki damar dağlımı, bağırsaklar, böbrek bölgeleri mesane, göbek kordonunun göbeğe giriş şekli ve göbek kordonundaki özellikler, göbek kordonu içerisindeki damar yapıları incelenir. Daha sonra ekstremite dediğimiz bacak, ayak açıları, kollar, parmak sayıları incelenir. Plasentanın yerleşim yeri,  göbek kordonunun girişi, rahim içerisindeki sıvı, bunun miktarı, rahim ağzının boyutları ve taşıyıcı kapasitesi ile ilgili değerlendirmeler yapılabilinir. Bunlar bir disiplin altında teker teker incelenmelidir. İkinci üç ayın sonuna doğru 24-28. Hafta arasında yapılabilecek bir 50 gr. Şeker Tarama testi var. Bu da çok önemli, özellikle ailesinde şeker olan, şeker eğilimi olan hastalarda ve ileriki yaşantılarında da karşılaşıp karşılaşmayacaklarına dair test yapılabilecek çok önemli ve değerli bir dönemdir. Bu kişinin sadece gebelik anındaki riskleri değil ama gebelik sonrasındaki yaşamında da şeker hastalığı ile karşılaşıp karşılaşmayacağına dair çok önemli bilgiler verir. Bu testin yapılmasını mutlaka tavsiye ediyoruz. 50 gr. Şeker Tarama Testi yapılır. Bu basit bir testtir.

 

“ÜÇÜNCÜ TRİMESTIRDA BEBEK

BELLİ BİR BÜYÜKLÜĞE ULAŞTIR”

Üçüncü trimestırda artık bebek belli bir büyüklüğe ulaşmıştır. Büyüme hızı daha da artarak doğuma yaklaşmaktadır. Hızla büyüyen rahim bir takım bası semptomlarına yol açabilir. Örneğin, mide ve bağırsak, mesame üzerinde, daha sık sık tuvalete çıkmalar söz konusu olabilir.

 

“GEBENİN BÜTÜN GENEL

 SİSTEMİ İNCELENMELİ”

Bu arada rutin tarama testlerimizle gebe kadının bütün genel sistemini incelememiz gerekir. Bu dönemde sıklıkla karşılaşılabilecek mide sorunları, bağırsak boşalma, idrar yolları, bel ağrıları ile ilgili bir çok sorunlar olabilir. Bunlar kramplar, metabolik problemler, kilo sorunları olabilir. Bunların hepsi uzman tarafından dinlenilir ve bunlara ait önlemler, yaşam koşulları tavsiyeleri anlatılır. Üçüncü trimestır artık doğumun planlanması gereken bir dönemdir ve anne adayı hızla doğuma yaklaşmaktadır. Doğumun gerçekleşme olasılığına dair, tabi bunu yüzde yüz bildirecek bir yöntem olmamasıyla beraber, çeşitli vajinal muayeneler, kuyruk sokumunun, leğen kemiklerini, kasık kemiğinin bir birine uzaklıkları, mesafelerinin ölçülmesiyle bebeğin de kitlesel oluşumunun baş çaplarının ölçülmesiyle doğumun nasıl olacağı konusunda fikir sahibi olunmaya çalışılır. Özellikle bu doğuma yakın dönemde 36-37-38. Gebelik haftalarında yapılır. Rutin tarama testlerimiz var. Bunlar takip edilir. Doğuma yakın tekrar incelenmesi gereken sarılık testlerimiz var. Bu şekilde gebe doğuma hazırlanılır. Doğum egzersizleri bu dönemde yapılabilir. Doğum sırasında kişinin nelerle karşılaşacağı anlatılır. Herhangi bir sürprizle karşılaşmaması açısından veya endişeye düşmemesi açısından doğuma ait mekanizma hakkında çeşitli bilgiler verilir.

Bu dönemin ultrason incelemelerinin çok önemli bileşenlerinden bir tanesi Renkli Dopler incelemeleridir. Bu özel cihazda bulunan bir özelliktir. Bununla plasentadan bebeğe akan kan akımının yoğunluğu ve anneden rahme gelen arteri uterina dediğimiz damarların kan akışları saptanabilir. Buradaki kan akışkanlığı bebeğin sağlık durumu hakkında çok ciddi bilgiler verir. Bu dönemde amnios sıvısı çok dikkatli bir şekilde incelenir. Azalmamasına özen gösterilir. Plasentanın özelliklerine bakılır. Plasentanın yaşlılık ya da gençlik durumu incelenir. Ayrıca doğuma yakın dönemde bebeğin pozisyonu dikkatli bir şekilde gözden geçirilir. Yani geliş şekline bakılır. Baş gelişimi mi yoksa başka türlü bir geliş mi? Örneğin, makat gelişi dediğimiz çeşitli gelişler söz konusu olabilir. İlk doğumlarda örneğin makat gelişi söz konusu ise çeşitli riskler açısından doğum şeklinin mutlaka öncesinden planlanmada fayda var.”

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jinekolog Operatör Dr. Hakkı İnce’nin Muayenehane adresi şu şekilde: Alibey Mah. Fevzi Çakmak Cad. Onat Apt. No:9 D:2 (İş Bankası karşısı) Silivri Tel: (212) 728 87 77- 727 44 02

Cemile KAYAR/Renginar M. SALİ

YORUM YAP