Eğitim Sen'in “Okulda Şiddet ve Güvenli Eğitim Raporu”, Türkiye'de okulda şiddet ve akran zorbalığının ulaştığı boyutu ortaya koydu. Rapora göre Türkiye'de 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 26,6'sı ayda en az birkaç kez zorbalığa maruz kalırken, bu oran OECD ortalamasının üzerinde gerçekleşti.
Eğitim Sen tarafından hazırlanan “Okulda Şiddet ve Güvenli Eğitim Raporu”, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olayları ve akran zorbalığının Türkiye'de ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
Raporda, son dönemde eğitim emekçilerinin hayatına mal olan saldırılara dikkat çekilerek, okul güvenliği sorununun artık ertelenemez bir noktaya ulaştığı vurgulandı.
İstanbul'da öğretmen Fatma Nur Çelik'in hayatını kaybetmesi ile Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan silahlı saldırıların hatırlatıldığı raporda, okulların yalnızca öğrenciler açısından değil, öğretmenler ve tüm eğitim emekçileri açısından da güvenli alanlar olmaktan uzaklaştığı belirtildi.
“OKUL GÜVENLİĞİ SADECE TEKNİK BİR MESELE DEĞİL”
Raporda eğitim kurumlarının çocukların zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimini destekleyen; karşılıklı saygı, dayanışma ve ortak yaşam değerlerinin güçlendiği alanlar olması gerektiği ifade edildi.
Ancak yoksulluk, sınav baskısı, kalabalık sınıflar, dijital mecralardaki denetimsiz şiddet içerikleri, toplumsal kutuplaşma ve öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasının okul iklimini olumsuz etkilediği kaydedildi.
Eğitim Sen, okul güvenliğinin yalnızca teknik bir güvenlik meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini, eğitim ve çocuk haklarının ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması gerektiğini savundu.
Kamera, polis, tel örgü ve cezalandırma merkezli uygulamaların şiddeti ortaya çıkaran sosyal, ekonomik, psikolojik ve pedagojik nedenleri ortadan kaldırmadığının belirtildiği raporda, gerçek anlamda güvenli okulların rehberlik hizmetleri, sosyal destek mekanizmaları, demokratik katılım ve onarıcı disiplin anlayışıyla oluşturulabileceği ifade edildi.
TÜRKİYE OECD ORTALAMASININ ÜZERİNDE
Raporda yer verilen PISA 2022 verilerine göre Türkiye'de 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 26,6'sı ayda en az birkaç kez zorbalık içeren davranışlardan birine maruz kalıyor.
OECD ortalamasında bu oranın yüzde 20,1 olduğu belirtilirken, Türkiye'de zorbalığa maruz kalma oranının OECD ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çekildi.
Verilere göre Türkiye'deki oran 2018 yılına kıyasla 5,8 puan artış gösterdi.
AKRAN ZORBALIĞI İLKOKULDA BAŞLIYOR
TIMSS 2023 sonuçlarının da değerlendirildiği raporda, akran zorbalığının erken yaşlarda başladığına dikkat çekildi.
Türkiye'de 4. sınıf öğrencilerinin yüzde 16'sının haftada yaklaşık bir kez zorbalığa maruz kaldığını bildirdiği, “neredeyse hiç zorbalığa uğramadığını” belirten öğrencilerin oranının ise yüzde 43 düzeyinde kaldığı aktarıldı.
Raporda bu verilerin, akran zorbalığının ilkokul çağından itibaren öğrencilerin okul iklimi ve okula bağlılıklarını etkileyen ciddi bir risk haline geldiğini gösterdiği belirtildi.
HER YEDİ ÇOCUKTAN BİRİ TEKRAR EDEN ZORBALIĞA MARUZ KALIYOR
TÜİK ve UNICEF tarafından yayımlanan “Türkiye'deki Çocuklar 2024” çalışmasına da yer verilen raporda, 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8'inin birden fazla kez akran zorbalığına maruz kaldığı ifade edildi.
Bu oranın yaklaşık her yedi çocuktan birinin tekrar eden zorbalık davranışlarıyla karşılaştığı anlamına geldiği kaydedildi.
Özel gereksinimli çocukların akran zorbalığına maruz kalma riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çekilen raporda, güvenli okul politikalarının engelli çocuklar ve dezavantajlı grupları merkeze alan kapsayıcı bir anlayışla oluşturulması gerektiği vurgulandı.
ŞİDDET DİJİTAL ORTAMLARA TAŞINDI
MEB tarafından 2025 yılında lise öğrencileri arasında gerçekleştirilen “Şiddet Algısı Araştırması” sonuçlarının da değerlendirildiği raporda, şiddetin dijital ortamlarda giderek yaygınlaştığına dikkat çekildi.
Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 37,1'i şiddet olaylarının en yaygın görüldüğü alan olarak dijital ortamları gösterdi.
Öğrencilerin yüzde 92,3'ü ise özel bilgi veya fotoğrafların internet ortamında paylaşılmasıyla tehdit edilmeyi şiddet olarak tanımladı.
Raporda, siber zorbalığın okul duvarlarını aşarak öğrencilerin evlerine, telefonlarına ve gündelik yaşamlarına yayılan kesintisiz bir baskı biçimine dönüştüğü değerlendirmesine yer verildi.
EĞİTİM SEN'DEN GÜVENLİ OKUL İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Eğitim Sen, verilerin okul güvenliğinin yalnızca okul kapısı ve çevresine ilişkin bir denetim sorunu olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Raporda zorbalığın ve okullardaki şiddetin azaltılması için sınıf mevcutlarının düşürülmesi, rehberlik ve sosyal hizmet birimlerinin güçlendirilmesi, siber zorbalıkla mücadele içeriklerinin müfredata eklenmesi, öğretmenlerin mesleki itibarının korunması ve her okulun bulunduğu bölgenin sosyal risk haritasına göre desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Renginar SALİ






