Silivri Eğitim İş: Eğitimde şiddete alışmayacağız, boyun eğmeyeceğiz!

Silivri Eğitim İş: Eğitimde şiddete alışmayacağız, boyun eğmeyeceğiz!

30.03.2026 11:43:22

Eğitim-İş Sendikası Silivri Temsilcisi Yasin Agin, Silivri'de MTSK direksiyon sınavı alanında iki eğitim emekçisine yönelik gerçekleştirilen fiziksel saldırıyı sert sözlerle kınadı. Genel Başkan Kadem Özbay, “Eğitimciler asla yalnız değildir; şiddet asla normalleştirilemez” paylaşımında bulundu.

Silivri'de Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerleri Sınavı (MTSK) direksiyon sınavı alanında görev yapan iki eğitim emekçisine yönelik fiziksel saldırı, eğitim camiasında büyük tepki topladı. Eğitim-İş Sendikası Silivri Temsilcisi Yasin Agin, yaptığı açıklamada, sınavda başarısız olan bir aday ile babası tarafından gerçekleştirilen saldırının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Artık yeter” dedi. Agin, “Silivri MTSK direksiyon sınavı alanında, görevini layıkıyla yerine getirmekten başka bir gayesi olmayan iki eğitim emekçisi arkadaşımıza yönelik gerçekleştirilen çirkin fiziksel saldırıyı kınıyoruz artık yeter diyoruz.
Sınavda başarısız olan bir aday ve babası tarafından gerçekleştirilen bu zorbalık; yalnızca iki meslektaşımıza değil, fedakârca çalışan tüm eğitim camiasına ve devletin temsil ettiği liyakat sistemine karşı yapılmış bir saldırıdır.
“ŞİDDET, TOPLUMSAL BİR ÇÜRÜMENİN HABERCİSİDİR”
Eğitimciye yönelik şiddet, münferit birer olay olmaktan çıkmış; toplumsal bir cinnet halinin, kültürel bir yozlaşmanın ve cezasızlık kültürünün dışavurumu haline gelmiştir. Hatırlıyoruz; nice meslektaşımızı bu kontrolsüz öfke ve değer bilmezlik yüzünden toprağa verdik.
Bugün Silivri'de yaşanan bu olay, toplumun temel direği olan "öğretmene saygı" kültürünün nasıl aşındığını acı bir şekilde göstermektedir. Başarısızlığın faturasını kuralları uygulayan eğitimciye kesmek; emeğe, hukuka ve medeniyete olan inancın yitirildiğinin kanıtıdır. Şiddet, hak arama yolu değil; acziyetin ve kültürel gerilemenin en ilkel biçimidir.
Sorumlulara Sesleniyoruz!
Eğitim İş olarak açıkça ilan ediyoruz:
* Cezasızlık Son Bulmalıdır: Okullarda, sınav alanlarında ve eğitim kurumlarının her kademesinde eğitimcinin can güvenliği pamuk ipliğine bağlı olmamalıdır.
* Hukuki Sürecin Takipçisiyiz: Meslektaşlarımıza el kaldıran, onları darp eden zihniyetin adalet önünde en ağır cezayı alması için davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.
* Meslek Kanunu Şiddeti Kapsamalıdır: "Öğretmenlik Meslek Kanunu" kağıt üzerinde unvan dağıtmak yerine, eğitimciyi koruyan caydırıcı yaptırımları ve hukuki zırhı içermek zorundadır.
“EĞİTİM EMEKÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR!”
Saldırıya uğrayan arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, her zaman yanlarında olduğumuzu bilmelerini istiyoruz. Kimse eğitim emekçisini sahipsiz sanmasın! Bizler, cehaletin ve şiddetin karşısında kalemimizle, fikrimizle ve örgütlü gücümüzle durmaya devam edeceğiz. Adli ve idari yönden bu olayın peşini bırakmayacağız.
Toplumun tüm kesimlerini, öğretmenine sahip çıkmaya ve bu şiddet sarmalına karşı durmaya davet ediyoruz. Unutulmamalıdır ki; öğretmenin güvenli olmadığı bir yerde, toplumun geleceği de güvende değildir.
ÖZBAY: EĞİTİMCİLER ASLA YALNIZ DEĞİLDİR; ŞİDDET ASLA NORMALLEŞTİRİLEMEZ
Genel Başkan Kadem Özbay, “İstanbul Silivri'de direksiyon sınavında görevini yapan komisyon üyesi üyemiz Bülent Ercan'ın, MTSK kuralları gereği başarısız olan bir sürücü adayı, babası ve yakınları tarafından darp edilmesi kabul edilemez, affedilemez, asla mazur görülemez. Sınav kuralları keyfi değildir; can güvenliği içindir. Öğretmenler ve komisyon görevlileri, kimsenin hırsının, öfkesinin ya da baskısının hedefi olamaz. Şiddeti meşrulaştıran her tutum, hukukun üstünlüğünü zedeler. Bu ülkede itirazın yolu şiddet değil hukuk olmalıdır; hak aramanın yolu tehdit değil dilekçe olmalıdır. Darp raporu alınmış, şikâyetçi olunmuştur.
GENEL BAŞKAN KADEM ÖZBAY'DAN BAKANLIĞA ÇAĞRI
Milli Eğitim Bakanlığı'na açık çağrımızdır: MTSK sınavlarında görev yapan öğretmenler sabah 07.30'dan akşam 17.00'ye kadar ağır ve insan onuruna aykırı koşullarda çalıştırılmaktadır. Sınav alanlarında tuvalet yok! Yağmurda, soğukta, güneş altında korunacak bir alan yok! Yemek ihtiyacını karşılayacak tek bir imkân yok! Olası kazalar için ambulans yok! Güvenliği sağlayacak kolluk gücü ve önleyici tedbirler yok! Bu tablo ihmal değil, açık bir sorumsuzluktur. Öğretmeni korumayan, insani ihtiyaçlarını yok sayan bir anlayış; sınav güvenliğini de kamu ciddiyetini de sağlayamaz. Bakanlık, bu tabloyu derhal değiştirmek ve öğretmenin güvenliğini eksiksiz sağlamak zorundadır.
“ADALET GECİKTEDEN SAĞLANMALI”
İçişleri Bakanlığı'nı uyarıyoruz; adaletin gecikmeden sağlanması ve caydırıcı cezaların uygulanması için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Eğitimciler asla yalnız değildir; şiddet asla normalleştirilemez. Üyemiz Bülent Ercan yalnız değildir; uğradığı saldırıya ilişkin tüm hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Eğitim-İş olarak eğitimcilere ve eğitim ortamlarındaki şiddete karşı başlatacağımız mücadelede tüm kamuoyunu destek vermeye çağırıyoruz.”
Renginar SALİ

YORUM YAP