Silivri’de örnek kültürler buluşması

Silivri’de örnek kültürler buluşması

12.11.2014 11:48:09


İlçemizde din ve kültür turizminin gelişmesi adına önemli adımlar atan Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın çabaları doğrultusunda Silivri, geçtiğimiz hafta sonu yaklaşık 2000 Yunanlı konuğa ev sahipliği yaptı. Fatih Mahallesinde bulunan tarihi sarnıcın kapıları Ortadoksların son azizlerinden olan Silivri doğumlu Aziz Nektaryus’un ölüm yıldönümünde anılması için açıldı.  

Silivri, Yunanistan ağırlıklı olmak üzere Batı Trakya’dan gelen yüzlerce Ortodoks’u ağırladı.

 

SİLİVRİ DİN VE KÜLTÜR TURİZMİNE YELKEN AÇTI

İlan edilen son azizleri Aziz Nektaryus’un doğduğu yer olan Silivri’yi görmek ve burada dini törenlerini yerine getirmek isteyen konuklarla tek tek ilgilenen Işıklar, dostlukların pekişmesini sağlayarak, kültürel kaynaşmanın en güzel örneğini sergiledi. 1400 yıllık tarihi sarnıçta dini tören gerçekleştiren Ortodokslar, ilan edilen son azizleri Aziz Nektaryus’un Silivri’de doğduğu evin yerini de ziyaret ederek Başkan Işıklar’dan bilgiler aldılar.

 

IŞIKLAR: SİLİVRİ CAZİBE MERKEZİ OLACAK

Işıklar proje çizimlerini tamamladığı Aziz Nektaryus’un evini yaptırmak için girişimlerde bulunduklarını ifade ederek, ilçenin adının tarım çalışmalarının yanı sıra din ve kültür turizmi ile de duyurulacağını söyledi. Başkan Işıklar, "Tarihi eserlerimizin restore edilmesinin ilçemiz için çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu turizmin canlanması adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Papa’nın Türkiye’ye yapacağı ziyaret öncesi bizim de bu programı gerçekleştirmemiz güzel bir tesadüf oldu. Misafirlerimizi hoşgörü için Türk misafirperverliği ile ağırladık. Daha büyük organizasyonlarla Silivri’nin marka değerini arttırarak, ilçemizi cazibe merkezi yapacağız” derken, misafirlere seslenişini şöyle sürdürdü:

 

"SİZLERİ AĞIRLAMAKTAN ONUR DUYUYORUZ”

"Dedelerinizin, büyükannelerinizin doğduğu ve yaşam sürdüğü topraklara hoş geldiniz. Sizleri burada ağırlamaktan onur duyuyoruz. Bizler ile sizleri bir araya getiren ve bu programın oluşmasını sağlayan Ruhani lider Sayın Bartalameos’a şükranlarımı sunuyorum.

Silivri ulaşabildiğimiz kaynaklar çevresindeki geçmişi 7000 bin yıl öncesine kadar uzanan bir dünya kenti. Dokümantasyon olarak ulaşabildiğimiz tarih ise Bizans imparatorluğunun kuruluşu. M.S. 330’da Roma İmparatoru 1. Konstantin (Büyük Konstantin) imparatorluğun başkentini eski Yunan kenti Bizans’a taşıdı ve yeni başkente "Nova Roma” (Yeni Roma) adını verse de imparatorun ölümünden sonra Konstantin’in şehri anlamına gelen Konstantinopolis ismi kullanıldı.  Büyük Konstantin, Roma’dan senatörler ve yüksek memurlar getirerek yeni bir yönetim oluşturdu ve kent yeniden imar etti. Roma çok tanrılı olmasına karşın, Konstantinopolis’i bir Hristiyan kenti yaptı ve kendisi de bu dini benimsedi.

Silivri’nin ileri karakol oluşu imparator Justinyanus dönemine denk gelmekte. Şu an içinde bulunduğumuz parkın çevresinde bir kale oluşturuldu. Megaralılar tarafından tarih öncesi dönemlerde yapılan yıkıntı olan bu kale Justinyanus tarafından onarıldı ve ileri karakol haline getirildi. 1347-1354 arasında Bizans İmparatorluğu yapan Kantakuzenous Silivri kalesini tadil ederek bulunduğumuz yere bir saray yaptırdı. Bu saraydan günümüze kalan birçok eser İstanbul Arkeoloji müzesinde sergilenmekte.

 

"KARDEŞLİK İLİŞKİLERİMİZİ GÜÇLENDİRECEK DEĞERLERİMİZ VAR”

Silivrili atalarımız tarihe ne yazık ki sahip çıkmamışlar. Onların döneminde yaşanan sıkıntılar tarihsel değerleri yok etme ve ihtiyaçları giderme çabası ile yakılmış ve yol yapımında inşaat yapımlarında kullanmalarını şartlandırmıştır. Bunun için biz bugün çok üzgünüz.

Yine de elimizde kalan değerleri gelecek nesillere devretmek ve halklarımızın kardeşlik ve akrabalık ilişkilerini güçlendirmek adına söyleyeceğimiz birkaç söz var elbette. Ortodoks dünyasının azizlerinden Aziz Nektarios Silivri’mizde dünyaya gelmiştir. 14 yaşına kadar Silivri topraklarında yaşamış ardından İstanbul’a gidip gelerek din eğitimi almış ve 21 yaşında öğretmen olarak önce Anadolu’ya ardından dünyaya açılmıştır.

Azize Paraskeva Silivri doğumludur. Selimpaşa mahallemizde doğmuş ve yaşamıştır.

Dr. Sarandi Arhiyeni Silivri’mizde doğmuş ve Türkiye Galatasaray Üniversitesi kuruluşunu yapan ilim insanlarımızdandır.

"AKRABAYIZ”

Adı olan olmayan o kadar çok ortak dünya değerimiz var ki. Barış, kardeşlik ve dünya halklarının birbirine sımsıkı sarılıp emperyalist güçlere karşı savaş verdiği dünyamızda sizler ve bizler akrabayız. Kültürümüz ortak, duygularımız ortak, aynı topraklarda yaşamış ataların torunlayız. Bugün Ortadoğu kan gölü. Neden emperyalizmin çıkarlarına hizmet eden çıkarcı grup ya da ülke devlet yönetimlerinin bir eseri bu. Oysa halkların bir suçu yok. Halklar birbirini seviyor ve kardeşlik duyguları ile bağılalar birbirine. Benim Yunanistan’da o kadar çok dostum var ki. Her tanıdığım insan dostum oluyor. Eminim sizin de Türkiye’ye öyledir. Devlet politikasını oluşturan hükümetler dünya halklarının kardeşliğini yok edemeyecek.

 

"HEPİMİZİ ALLAH YARATTI”

Biz Türk ırkı siz Yunan ırkından farklı değiliz. Hepimizi yaratan Allah ve hepimizin inandığı o Allah tekdir.”

 

 

BARIŞ GÜVERCİNLERİ UÇURULDU

Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar ve Silivri Metropoliti Maksimos ülke ve dünya barışı için birlikte beyaz güvercinleri gökyüzüne bıraktı. Yapılan törenin ardından davetlilere Silivri Yoğurdu ikram edildi. Türk ve Yunan kardeşliği oynanan halk oyunları ve birlikte söylenen şarkılarla pekişti.

 

IŞIKLAR TEŞEKKÜR MESAJI YAYINLADI

Etkinliğin ardından bir mesaj yayınlayan Başkan Işıklar, duygu ve düşüncelerini şöyle paylaştı: "Bugün Yunanistan, Batı Trakya ve İstanbul’dan Silivrimize gelen misafirlerimiz; Milletvekilleri Giannis Pashalidis ve Nikolas Nikolopulos, Kavala Belediye Başkanı Dimitra Canaka ve Silivri Metropoliti Maksimos'a ve beraberindeki heyete, tarihsel ve kültürel mekânlarımıza yaptıkları ziyarette ev sahipliği yapan İlçe Emniyet Müdürlüğü çalışanları, çalışma arkadaşlarım, basın mensuplarımız başta olmak üzere büyük bir hoşgörü ile bize yakışan evsahipliğini gösteren siz değerli hemşerilerime çok teşekkür ederim.

 

"SİLİVRİ BÜYÜK BİR RUHANİ MERKEZ HALİNE GELECEKTİR”

Silivri dünyada üç tane haç merkezinden sonra büyük bir ruhani merkez haline gelecektir. Bu günkü büyük buluşmanın dalgaları ayrılıktan, cehaletten ve düşmanlıktan beslenen zihniyetleri yok edecektir. Geçmişi değiştirme şansımız yok ama barış ve huzur içinde bir geleceği beraber kurma şansımız ellerimizde.

Teşekkürler Silivri teşekkürler büyük ailem... İlçemle bir kez daha gurur duydum.

 

"BU TOPRAKLARDA SEVGİ, BARIŞ VE SAYGI DAİM OLSUN”

Silivri Metropoliti Maksimus’la ve yüzlerce Yunanlı misafirimizle beraber barışa güvercin uçurduk bu topraklarda sevgi, barış ve karşılıklı saygı daim olsun.”

 

AZİZ NEKTARİUS KİMDİR?

Dünyevi ismi Anastasios olan Aziz Nektarios, 19.yüzyılda o dönemki adı Selybria olan Silivri’de halen daha kalıntıları bulunan Fatih Mahallesindeki evde doğmuştur. Çok yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İş bulmak amacıyla Konstantinopolis’e giden bir gemiye binmeye teşebbüs etti; ancak yolculuk için bileti yoktu. Motorlar çalıştığı halde genç Anastasios’un gemiye binmesine izin verilinceye kadar gemi hareket etmedi. Yolculuk sırasında bir kere deniz fırtına yüzünden kabardı; ancak Anastasios Gerçek Haçın bir parçasını taşıyan haçını üç kez suya daldırıp dua ederek "Sessiz ve sakin ol!” dedi. Sular duruldu; ama Anastasios haçını kaybetti. Gemi yolculuğu devam ederken geminin altından sürekli kapı tıklamasına benzer yüksek bir ses duyuldu. Gidecekleri yere vardıklarında denizciler Anastasios’un haçını geminin altına yapışmış buldular; gemiye adeta Rabbimizin kutsal çarmıhı yön vermişti. 29 yaşına geldiğinde Anastasios, Chios (Sakız) adasında keşiş oldu. Patrik onu Tanrıbilim çalışması için Atina’ya gönderdi ve Anastasios önce Nektarios adıyla Papaz (bir kişi keşiş olunca ismi değiştirilir) sonra da Pentapolis Piskoposu olarak atandı.

Buna karşın, kıskançlıklar ve yakışıksız davranışlarda bulunduğu iddiaları yüzünden görevinden alındı ve Atina ile Evia adasında da istenmedi. Yoksullaşarak çok acı çekti; ancak mücadeleyi bırakmadı. Dürüstlüğü ve bilgeliği ile çevresini aydınlattı. Evia adasındakiler onu bağırlarına bastılar. 1910 senesinde Atina Tanrıbilim Okulu’nun dekanı oldu ve bir manastırın kurulmasına yardım etti. Tüm Yunanistan’da pek çokları için iyileştirme gücü bulunan ruhsal bir babaya dönüştü. On sene sonra Aegina’dan alınıp Atina’da yoksulların ve iyileşme imkânı bulunmayan hastaların kaldığı bir hastane koğuşuna gönderildi. Ruhunu orada teslim etti ve onu gömülmek için hazırladılar. Süveteri felçli bir hastanın yattığı yatağa konunca, felçli aniden güce kavuşup yürüyebildi. O zamandan beri küçük bir kilise olarak kullanılmakta olan bu oda, Azizin Tanrımız Rabde uyumasından günler sonra bile hissedilebilen çok güzel bir kokuyla doldu. Aziz Nektarios’un kutsal duaları aracılığıyla hastaların şifa bulması mucizesine tüm dünyada bugün bile rastlanmaktadır. Aziz Nektarios, kanser hastalarının, kalp sorunu çekenlerin, kireçlenme (eklem yangısı) acısı çekenlerin, iş arayanların ve sara hastalarının koruyucu azizi sayılmaktadır.

Aziz Nektarios 1846’dan 1920’ye kadar yaşamıştır. 9 Kasım 1920’de Rabde dinlenmiştir. Yortu günü 9 Kasım’dır.

 

 

YORUM YAP