Silivri Belediyesi CHP Grup Başkan Sözcüsü Önder Çolak: Bu bütçe, Silivri halkına verdiğimiz sözün devamıdır

Silivri Belediyesi CHP Grup Başkan Sözcüsü Önder Çolak: Bu bütçe, Silivri halkına verdiğimiz sözün devamıdır

16.10.2026 16:10:51

CHP Grup Başkan Sözcüsü Önder Çolak, Silivri Belediyesinin 2027 mali yılı performans programı ve tahmini bütçesine ilişkin değerlendirmesinde sosyal demokrat belediyecilik, ekonomik koşullar, hukuk güvenliği ve sosyal destekler üzerinde durdu. Çolak, “Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak 2027 mali yılı performans programımızın ve bütçemizin arkasındayız” dedi.
Silivri Belediye Meclisinde 2027 mali yılı performans programı ve tahmini bütçe görüşmeleri kapsamında CHP grubu adına söz alan Önder Çolak, Belediye Başkan Vekili Yalçın Ekici'nin sunumunun ardından bütçeye ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Konuşmasında bütçenin rakamsal boyutundan çok, kaynakların kullanımını belirleyen siyasi ve toplumsal anlayışı ele alacağını belirten Çolak, hazırlanan bütçeyi Silivri halkına verilen sözlerin ve Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ile başlatılan çalışmaların devamı olarak gördüklerini söyledi.
“RAKAMLARIN ARKASINDAKİ ANLAYIŞI ANLATMAK İSTİYORUM”
Belediye Başkan Vekili Yalçın Ekici'nin bütçenin mali çerçevesini, hizmet önceliklerini ve gelecek dönemde gerçekleştirilmesi hedeflenen çalışmaları ayrıntılarıyla anlattığını ifade eden Çolak, değerlendirmesini CHP'nin belediyecilik anlayışı üzerinden yaptı.
Çolak, “Ben rakamları sıralamak istemiyorum. Çünkü bugün bu kürsüden o rakamların arkasındaki siyasi anlayışı, toplumsal sorumluluğu ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediyeciliğe bakışını anlatmak istiyorum” dedi.
2027 bütçesinin sosyal demokrat belediyecilik anlayışının devamı olduğunu vurgulayan Çolak, Balcıoğlu'nun ortaya koyduğu “vicdan belediyeciliği” anlayışının ve “Geleceğin Silivrisi” hedefinin sürdüğünü belirtti.
Balcıoğlu'nun aralarında bulunmamasının burukluğunu yaşadıklarını dile getiren Çolak, bu dönemde sorumluluk üstlenen Yalçın Ekici'ye, belediye yöneticilerine, çalışanlarına ve bütçenin hazırlanmasına katkı sunanlara teşekkür etti.
ECEVİT'İN SÖZÜYLE HALKÇILIK VURGUSU
CHP'nin siyaset anlayışının temelinde insan, emek, eşitlik ve adalet bulunduğunu söyleyen Çolak, Atatürk'ün halkçılık ilkesi ile Bülent Ecevit'in demokratik sol anlayışına atıfta bulundu.
Ecevit'in “Ne ezen ne ezilen, insanca, hakça bir düzen” sözünü hatırlatan Çolak, aradan geçen yıllara rağmen toplumun aynı ihtiyacı konuşmaya devam ettiğini ifade etti.
Hakça bir düzenin yalnızca hukuk karşısında eşitlikten ibaret olmadığını belirten Çolak; çocukların eğitime, emeklilerin huzurlu bir yaşama, çalışanların emeklerinin karşılığına ve ihtiyaç sahibi ailelerin insan onuruna yakışır koşullara erişebilmesi gerektiğini söyledi.
“ÇALIŞTIĞI HALDE GEÇİNEMEYEN İNSANLARIMIZ VAR”
Ekonomik koşulları çalışanlar, emekliler, aileler, esnaf ve üreticiler üzerinden değerlendiren Çolak, sabah erken saatlerde işe gidip akşam evine yorgun dönen insanların ay sonunu getiremediğini belirtti.
Yıllarca ülkeye hizmet etmiş emeklilerin torunlarına harçlık verirken dahi hesap yapmak zorunda kaldığını söyleyen Çolak, anne ve babaların çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamakta, esnaf ve üreticilerin ise artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını ifade etti.
Çolak, “İnsanların çalıştığı halde geçinemediği bir ülkede ekonomik büyüme rakamları tek başına refahın göstergesi olamaz” sözleriyle ekonomik büyümenin vatandaşın yaşamına yansıması gerektiğini vurguladı.
EKONOMİ POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ: “YANLIŞ KARARLARIN BEDELİNİ HALK ÖDÜYOR”
Türkiye'de yaşanan ekonomik sorunların yalnızca küresel gelişmeler, salgın veya dış koşullarla açıklanamayacağını savunan Çolak, uygulanan ekonomi politikalarının ve alınan kararların sonuçlarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bir dönem ekonomi yönetiminde “Faiz sebep, enflasyon sonuç” anlayışının hâkim olduğunu belirten Çolak, enflasyon yükselirken faiz indirimlerine gidildiğini, ardından yüksek faizle enflasyonu kontrol altına almaya çalışan bir politikaya geçildiğini ifade etti.
Bu değişimlerin en ağır yükünü sabit gelirlilerin, emeklilerin, küçük esnafın ve emeğiyle geçinen vatandaşların taşıdığını savunan Çolak, şöyle konuştu:“Ekonomide yanlış kararlar alınırken halka danışılmıyor ama o yanlışların bedeli ödenirken ilk olarak halkın cebine başvuruluyor.”
Ekonomi yönetiminin yalnızca bütçe açığını kapatmak veya enflasyon hedefi açıklamak olmadığını belirten Çolak; emeğin korunması, gelir dağılımındaki adaletsizliklerin azaltılması, üretime güven verilmesi ve gençlerin geleceklerini Türkiye'de kurabilmelerinin sağlanması gerektiğini söyledi.
“HUKUK GÜVENLİĞİ, EKONOMİK REFAHIN DA TEMEL ŞARTIDIR”
Konuşmasında hukuk ile ekonomi arasındaki ilişkiye de geniş yer ayıran Çolak, yatırım ortamının yalnızca faiz oranları, vergi teşvikleri veya ucuz kredi üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Yatırımcıların kuralların devamlılığını, bağımsız ve tarafsız yargıya erişimi, yatırım ve mülkiyet haklarının hukuk güvencesi altında bulunmasını önemseyeceğini belirten Çolak, hukuk güvenliğine ilişkin kaygıların üretim ve istihdamı da etkilediğini söyledi.
Çolak, konuşmasında 2025 Dünya Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Endeksi'ne atıfta bulunarak Türkiye'nin 143 ülke arasında 118'inci sırada yer aldığını aktardı. Bu tablonun önemsenmesi gerektiğini dile getirdi.
Adaletin zayıfladığı yerde güvenin zedeleneceğini, güvenin zedelendiği yerde ise uzun vadeli yatırımın zorlaşacağını savunan Çolak, şu değerlendirmeyi yaptı:“Biz hukuku yalnızca siyasi tartışmaların konusu olarak görmüyoruz. Hukuku bu ülkenin ekonomik refahının ve toplumsal huzurunun temel şartlarından biri olarak görüyoruz.”
Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca ekonomik istikrar olmadığını belirten Çolak, hukuk, demokrasi ve sosyal adaletle güçlendirilmiş kalıcı bir güven ortamını savunduklarını söyledi.
“BELEDİYE GEÇİM SIKINTISINI TEK BAŞINA BİTİREMEZ AMA HAFİFLETEBİLİR”
Ekonomik güçlüklerin yaşandığı dönemlerde yerel yönetimlerin sorumluluğunun daha da arttığını ifade eden Çolak, bir ailenin geçim sıkıntısını tamamen ortadan kaldırmanın belediyenin tek başına yapabileceği bir iş olmadığını belirtti.
Buna karşılık vatandaşın yükünü hafifletmenin, insanların hayatına dokunmanın ve kimseyi çaresizlikle baş başa bırakmamanın belediyenin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Çolak, “vicdan belediyeciliği” anlayışının bu noktada anlam kazandığını söyledi.
Sosyal belediyeciliğin yalnızca yardım paketi ulaştırmakla sınırlı görülemeyeceğini ifade eden Çolak, asıl meselenin insanları ihtiyaçlarından dolayı mahcup etmeden, onurlarını koruyarak yanlarında durabilmek olduğunu dile getirdi.
KAHVALTI, EĞİTİM DESTEĞİ VE KENT LOKANTASI ÖRNEKLERİ
Belediyenin sosyal desteklerinin ailelerin günlük yaşamındaki karşılığını örneklerle anlatan Çolak, okulda verilen kahvaltı desteğinin, çocuğuna yeterli beslenme imkânı sunmakta zorlanan bir anne için güvence anlamına geldiğini söyledi.
Kırtasiye ve okul kıyafeti desteğinin de yalnızca maddi bir yardım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çolak, bu desteğin çocukların arkadaşları arasında kendilerini eksik hissetmemelerine katkı sunduğunu ifade etti.
Kent lokantasında uygun fiyatlı ve sağlıklı bir öğüne ulaşabilmenin emeklilerin günlük bütçesini rahatlattığını söyleyen Çolak, belediyeciliğe vatandaşın hayatında oluşturduğu etki üzerinden baktıklarını kaydetti.
Sosyal Yardım Mağazası, Engelsiz Yaşam Merkezi ve hasta nakil hizmetlerinin arkasında da aynı anlayışın bulunduğunu belirten Çolak; ihtiyaç sahibi ailelere destek olmanın, çocukların gelişimine katkı sunmanın ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmanın önemine dikkat çekti.
“SOSYAL YARDIMDA SİYASİ GÖRÜŞ SORULMAZ”
Engelli çocuğuna büyük özveriyle bakan bir annenin yükünü hafifletmenin, yaşlı bir vatandaşın sağlık hizmetine ulaşmasına katkı sunmanın ve ekonomik güçlük yaşayan bir ailenin yanında olmanın lütuf sayılamayacağını belirten Çolak, bunların devletin yerel düzeydeki sorumlulukları olduğunu söyledi.
Sosyal yardımlarda temel ölçütün ihtiyaç olduğunu vurgulayan Çolak, şu ifadeleri kullandı:“Yardım edilen insanın siyasi görüşü sorulmaz, hangi partiye oy verdiğine bakılmaz, kimin yakını olduğu araştırılmaz. İhtiyacı varsa o insan bizim hemşehrimizdir.”
Çolak, CHP'nin halkçılık anlayışının yalnızca kendilerine oy verenlerin değil, bütün yurttaşların hakkını savunmayı gerektirdiğini ifade etti.
“HEDEFİMİZ, İNSANLARIN YARDIMA MUHTAÇ OLMADAN YAŞAYABİLMESİ”
Sosyal desteklerin önemine dikkat çekerken yoksulluğun sürekli yardımlarla yönetilmesini yeterli bulmadıklarını da belirten Çolak, nihai hedeflerinin insanların yardıma ihtiyaç duymadan yaşayabildiği bir toplumsal düzen olduğunu söyledi.
Çalışanların emeklerinin karşılığını alabildiği, emeklilerin kimseye muhtaç olmadan yaşayabildiği, gençlerin iş bulabildiği ve kadınların ekonomik ve sosyal hayata eşit koşullarda katılabildiği bir düzeni savunduklarını ifade etti.
“SİLİVRİ'NİN İHTİYAÇLARI BİZİ BEKLEMEYECEK”
Bora Balcıoğlu'nun aralarında bulunmadığı dönemde önemli bir sınavdan geçtiklerini belirten Çolak, Silivri halkına verilen sözlerin değişmediğini vurguladı.
Kentin ihtiyaçlarının, çocukların geleceğinin, emeklilerin geçim derdinin ve üreticilerin emeğinin beklemeyeceğini söyleyen Çolak, bu nedenle herkesin sorumluluk taşıdığını ifade etti.
“Vicdan belediyeciliği”, “Geleceğin Silivrisi” vizyonu ve sosyal demokrat belediyecilik değerlerini kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Çolak, Balcıoğlu'nun en kısa zamanda aralarına dönmesi temennisini dile getirdi.
Çolak, “Bizim mücadelemiz makamlar için değil, bu kentte yaşayan insanlar içindir. Bir çocuğun geleceği, bir emeklinin huzuru, bir annenin güveni, bir üreticinin alın teri için çalışıyoruz” dedi.
AFET MÜDAHALESİNDE DAYANIŞMAYA TEŞEKKÜR
Konuşmasının başlangıcında İstanbul'da yaşanan sel felaketine de değinen Çolak, hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, ailelerine sabır diledi. Kayıp vatandaşların sağ salim bulunmasını temenni ederek afetten etkilenenlere geçmiş olsun dileklerini iletti.
Silivri'de Kaymakamlık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Silivri Belediyesi ve ilgili kamu kurumlarının uyum ve dayanışma içinde çalıştığını ifade eden Çolak, vatandaşların can ve mal güvenliği için görev yapan kurumlara ve sahadaki çalışanlara teşekkür etti.
Çolak, “Afetler bize bir kez daha göstermiştir ki söz konusu insan hayatı olduğunda dayanışmadan, ortak akıldan ve birlikte hareket etmekten daha kuvvetli bir şey yoktur” ifadelerini kullandı.
CHP GRUBUNDAN 2027 BÜTÇESİNE DESTEK
Değerlendirmesinin sonunda Belediye Başkan Vekili Yalçın Ekici'ye, bütçenin hazırlanmasında görev alan bürokratlara, müdürlere, belediye çalışanlarına ve Plan ve Bütçe Komisyonunun bütün üyelerine teşekkür eden Çolak, hiç kimsenin kendisini yalnız hissetmediği bir Silivri hedeflediklerini söyledi.
Hiçbir çocuğun imkânsızlık nedeniyle geride kalmadığı, halkın kaynaklarının halk için kullanıldığı bir kent anlayışını savunduklarını belirten Çolak, CHP grubunun bütçeye desteğini şu sözlerle açıkladı:“Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak 2027 mali yılı performans programımızın ve bütçemizin arkasındayız. Bütçemizin Silivri'mize ve bütün hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Sevginar SALİ

YORUM YAP