Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Şubat ayı Belediye Meclisi toplantısında muhalefetin gündeme getirdiği başlıklara tek tek yanıt verdi. Yapıcı eleştirilerin kendileri için yol gösterici olduğunu vurgulayan Balcıoğlu, belediyecilik anlayışlarının merkezinde vatandaşın ve sahada olmanın yer aldığını söyledi.
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Şubat ayı Belediye Meclisi toplantısında muhalefetin gündeme taşıdığı eleştiri ve sorulara kapsamlı yanıtlar verdi. Gazitepe Camii'nden Gençlik Merkezi projesine, taziye evlerinden deprem hazırlıklarına, kentsel dönüşümden yol ve asfalt sorunlarına kadar birçok başlıkta belediyenin yaklaşımını ortaya koyan Balcıoğlu, yapıcı eleştirileri önemsediklerini vurgulayarak, “Biz sahadayız, vatandaşın içindeyiz” mesajı verdi.
“HALKIN SEVGİSİ SORUMLULUĞUMUZU ARTIRIYOR”
Konuşmasının girişinde hem halktan hem de muhalefetten gördüğü ilgiye dikkat çeken Balcıoğlu, bu durumun kendileri için bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Sahada aktif olduklarını vurgulayan Balcıoğlu, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve belediye ekipleriyle sürekli temas halinde olduklarını belirterek, “Bu koltukları vatandaşımıza hizmet etmek için işgal ediyoruz. Meclis üyelerimizin görevi de zaten budur” dedi.
GAZİTEPE CAMİİ AÇIKLAMASI
Muhalefetin gündeme taşıdığı Gazitepe Camii ile ilgili iddialara da açıklık getiren Balcıoğlu, söz konusu alanın geçmişine dair detayları paylaştı. Caminin bulunduğu arazinin ailesine ait olduğunu, ancak bu alanın yıllardır ibadet amacıyla kullanıldığını belirten Balcıoğlu, müftülükten gelen depreme dayanıksız raporu sonrası caminin yıkıldığını söyledi.Yeni caminin tamamen yasal ve resmi süreçler tamamlanarak yapılacağını vurgulayan Balcıoğlu, tüm hissedarlardan imzaların alındığını ve caminin müftülüğe devredileceğini ifade ederek, “Kimsenin endişe etmesine gerek yok. Amacımız daha kullanışlı, güvenli ve uzun ömürlü bir cami kazandırmak” dedi.
KÖY KONAĞI VE İMAM EVİ DE YENİDEN YAPILACAK
Aynı bölgede bulunan köy konağının da depreme dayanıksız olduğu için yıkıldığını hatırlatan Balcıoğlu, üst katta yer alan imam evinin de yeniden aynı alanda yapılacağını açıkladı. İmamın mağdur edilmediğini belirten Balcıoğlu, sürecin hızlı şekilde başlatıldığını söyledi.
GENÇLİK MERKEZİ İÇİN 500 MİLYON TL'LİK ÇALIŞMA
Gençlik Merkezi projesine ilişkin teknik ve mali detayları paylaşan Balcıoğlu, söz konusu yapının ince işçilik dahil olmak üzere yaklaşık 500 milyon lirayı aşabilecek bir bütçe gerektirdiğini söyledi. Projenin 2026 İstanbul Büyükşehir Belediyesi bütçesine alındığını açıklayan Balcıoğlu, süreci yakından takip ettiklerini vurguladı.Önümüzdeki hafta İBB'de bizzat toplantıya katılacağını belirten Balcıoğlu, “Büyükşehir Meclis üyelerimize de bu konuyu ilettim. Hızlı bir şekilde takibini yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
ISITMA SİSTEMİ AÇIKLAMASI
Muhalefetin gündeme getirdiği belediye ek hizmet binası ısıtma sistemleriyle ilgili eleştirilere de yanıt veren Balcıoğlu, mevcut sistemin çalıştığını ancak binanın ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Teknik ekiplerden gelen raporlar doğrultusunda eksikliklerin tespit edildiğini belirten Balcıoğlu, ihale sürecinin başlatıldığını açıkladı.“Isıtma sisteminin temelinde bir sıkıntı vardı, bunun farkındayız ve çözüyoruz” diyen Balcıoğlu, ilgili birimlere gerekli talimatların verildiğini ifade etti.
HIZIR AYI MESAJI VE AYDINLATMA ÇAĞRISI
Şubat ayının Alevi-Bektaşi inancında önemli bir yere sahip olan Hızır ayı olduğuna dikkat çeken Balcıoğlu, 11, 12 ve 13 Şubat tarihlerinde tutulacak Hızır oruçları için tüm canlara “Allah kabul etsin” dileğinde bulundu. Dayanışma ve yardımlaşma vurgusu yapan Balcıoğlu, bu günlerin toplumsal birlik açısından taşıdığı öneme işaret etti.
Aydınlatma konusuna da değinen Balcıoğlu, sorunun belediyeden değil BEDAŞ kaynaklı olduğunu hatırlatarak, kurumla görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Bu süreçte meclisteki AK Parti grubundan da destek beklediklerini ifade eden Balcıoğlu, belediyenin ilettiği taleplerin daha hızlı çözüme kavuşması gerektiğini dile getirdi.
“TAZİYE EVİSADECE ACININ DEĞİL, HAYATIN MEKÂNI”
Selimpaşa'da hizmete açılan taziye evine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Balcıoğlu, projeyi yalnızca taziye günleriyle sınırlı görmediklerini vurguladı. Taziye evinin aynı zamanda bir yaşam alanı olarak tasarlandığını belirten Balcıoğlu, hem acı günlerde hem de toplumun bir araya gelebileceği mutlu zamanlarda kullanılabilecek çok amaçlı bir salon oluşturduklarını söyledi.
Vatandaşlardan gelen geri dönüşlerin olumlu olduğunu ifade eden Balcıoğlu, farklı mahalle ziyaretlerinde benzer taleplerle karşılaştıklarını belirterek, “Haklılar, bu ihtiyacı sahada net şekilde görüyorum” dedi. Bu doğrultuda 2-3 mahallede daha taziye evi için hazır projeler bulunduğunu açıklayan Balcıoğlu, her mahallenin ihtiyacına uygun ölçekte yeni taziye evlerinin hayata geçirileceğini ifade etti.
DEPREM GERÇEĞİ VE DEPAR PROJESİ”
Konuşmasının önemli başlıklarından birini deprem gerçeği oluşturdu. 6 Şubat depremlerine bizzat sahada tanıklık ettiğini hatırlatan Balcıoğlu, yaşanan acıların belediyenin attığı her adımın temel referansı olduğunu söyledi. Enkaz başlarında duyulan “Sesimi duyan var mı?” çığlıklarının unutulamayacağını ifade eden Balcıoğlu, bu çaresizliğe teknolojik bir yanıt üretmek zorunda olduklarını vurguladı.
Bu kapsamda TÜBİTAK projesi çerçevesinde Süleyman Demirel Üniversitesi akademisyenleriyle birlikte yürütülen Akıllı Sensör Teknolojisi Deprem İzleme Sistemi (DEPAR) projesine dikkat çeken Balcıoğlu, sistemin afet yönetiminde kritik bir rol üstleneceğini belirtti.
Binalara yerleştirilecek akıllı sensörler sayesinde hasar durumunun anlık olarak tespit edilebileceğini anlatan Balcıoğlu, hangi binanın ne ölçüde zarar gördüğünün, müdahale önceliklerinin ve enkaz altında kalan vatandaşların konumlarının dijital olarak belirlenebileceğini söyledi. Bu sistemle kurtarma ekiplerinin “burada biri olabilir” ihtimaliyle değil, “burada can var” bilgisiyle hareket edeceğini vurgulayan Balcıoğlu, DEPAR'ın afet müdahalesinde nokta atışı sağlayacağını ifade etti.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM TEK BAŞINA BELEDİYELERİN ALTINDAN KALKACAĞI BİR YÜK DEĞİL”
Kentsel dönüşümün Silivri'nin en hayati başlıklarından biri olduğuna dikkat çeken Balcıoğlu, herkesin tüm yapıların bir an önce dönüşmesini istediğini ancak bunun gerçekçi koşullarda ele alınması gerektiğini söyledi. Silivri'de uzun yıllardır ayakta duran eski yapı stokunun bulunduğunu hatırlatan Balcıoğlu, kentsel dönüşümün tek başına bir belediyenin bütçesi ve teknik imkânlarıyla yürütülebilecek bir süreç olmadığını vurguladı.
Bu sürecin merkezi hükümet, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilgili bakanlıkların iş birliğiyle, topyekûn bir seferberlik anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Balcıoğlu, Silivri Belediyesi olarak hem bu iş birliği zeminlerini oluşturmak için çalıştıklarını hem de olası afet anlarında vatandaşın sahipsiz kalmaması için teknolojik çözümler ürettiklerini söyledi.
Bu kapsamda hayata geçirilen DEPAR Projesi ve belediyenin kendi imkânlarıyla Bilgi İşlem Müdürlüğü bünyesinde kurulan Afet Bilgi Sistemine dikkat çeken Balcıoğlu, sistemin tüm vatandaşların kullanımına açık olduğunu belirtti. Projenin, Valilik düzeyinde yapılan toplantılarda da olumlu geri dönüşler aldığını aktaran Balcıoğlu, “Deprem siyaset üstü bir konudur. Burada esas olan candır, insandır. Biz de bu bakışla gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
YOL VE ASFALT SORUNU
Konuşmasında yol ve asfalt sorunlarına da geniş yer ayıran Balcıoğlu, özellikle Cumhuriyet Mahallesi başta olmak üzere birçok noktada yaşanan sıkıntıların Silivri'nin kronik sorunları arasında yer aldığını söyledi. Mahalle toplantılarında bu taleplerle sık sık karşılaştığını belirten Balcıoğlu, ilçenin yüzölçümünün genişliği nedeniyle çalışmaların nokta atışı planlanması gerektiğini vurguladı.
Yeni inşaat alanları ve altyapı çalışmaları nedeniyle yolların sık sık bozulduğunu ifade eden Balcıoğlu, İSKİ, İGDAŞ, BEDAŞ ve Telekom gibi kurumlara bu konuda sert uyarılarda bulunduklarını söyledi. “Nasıl kazıyorlarsa, öyle bırakmaları gerekiyor” diyen Balcıoğlu, kurumların çalışmalarının belediye tarafından artık daha sıkı denetleneceğini belirtti.
Gümüşyaka ve Papatya bölgesinde yıllardır çözülemeyen yetki ve sınır sorunlarına da değinen Balcıoğlu, kimin sorumluluğunda olduğuna bakılmaksızın bu alanlara müdahale edeceklerini ifade etti. Cumhuriyet Mahallesi'nde yaşanan terk sorunları çözüldükten sonra acil yol çalışmalarına başlanacağını belirten Balcıoğlu, ekonomik koşullar ve mevsim şartlarına da dikkat çekti.
Kış aylarında yapılan asfaltın kalıcı olmadığını vurgulayan Balcıoğlu, bu süreçte geçici çözümlerle ilerlediklerini, Mart ortasından sonra havaların düzelmesiyle birlikte kalıcı asfalt çalışmalarının başlayacağını söyledi. 2026 yılı planlamasında Fen İşleri Müdürlüğü'ne özellikle yol, çukur ve asfalt taleplerine öncelik verilmesi yönünde talimat verdiğini de sözlerine ekledi.
“HAKKI NEYSE O KADAR”
İmar hakları konusunda net bir duruş sergileyen Bora Balcıoğlu, vatandaşın teknik terimlerden ziyade kendi hakkını bilmek istediğini vurguladı. Sahada en çok karşılaşılan sorunun “Kaç kat hakkım var?” olduğunu belirten Balcıoğlu, ruhsatlı ve iskanlı yapılarda mevcut imar hakkı neyse o oranda kat verileceğini ifade etti.
Teknik detayların vatandaş için karmaşık olabildiğini söyleyen Balcıoğlu, belediyenin yaklaşımının sade ve adil olduğunu belirterek, “Hakkı neyse o kadar kat verilir” dedi. Ancak bu konuda yasal sınırların da açık olduğunu vurgulayan Balcıoğlu, kaçak yapılar ile imar affından faydalanmış binalara kesinlikle ruhsat verilemeyeceğini, kanunun bu konuda net olduğunu ve uygulamanın da bu doğrultuda sürdürüldüğünü ifade etti.
Konuşmasının kapanışında yol ve çukur sorunlarına da değinen Balcıoğlu, havaların düzelmesiyle birlikte oluşturulan ekiplerin Silivri genelinde acil ihtiyaçlara müdahale edeceğini, kamu kaynaklarının israf edilmeden, doğru planlamayla kullanılacağını belirtti.
Sevginar SALİ






