“Okullar belirsizliklerle açıldı”
Türk Eğitim-Sen İstanbul 9 No’lu Şube Başkanı Enver Demir, yaşanan onca sıkıntıya rağmen 2014-2015 eğitim-öğretim döneminin açılışında hükümet yetkilileri tarafından çizilen pembe tablolara kayıtsız kalamadı.
Demir yazılı bir basın açıklamasında bulunarak şu ifadelere yer verdi: "Uzun yaz tatilinin ardından,15 Eylül 2014 Pazartesi günü okullar açıldı, ancak ; durum hiç de iç açıcı değil. Cumhurbaşkanından başlamak üzere, Başbakan, Milli Eğitim Bakanı ve Bürokratları çıkıp iyi dilekleriyle beraber pembe tablolar çizdiler. Bir kısmı da, kendileri için özel olarak hazırlanan okullarda nutuk attı.
"YALAN DOLAN TEZGAHINDAN SIYRILIP GERÇEKLERLE YÜZ YÜZE GELELİM”
Hiç biri, eğitim kurumlarının, eğitimin ve eğitim çalışanlarının, Cumhuriyet tarihinde hiçbir dönem olmadığı kadar sıkıntı içinde olduğundan bahsetmedi. Sistemin çıkmaza girdiğine değinmedi. Ellerindeki, sahibinin sesi veya iktidarın borazanı olarak adlandırılan basın-yayın organlarıyla hedef kitleye ulaşarak, eğitim-öğretimde ne kadar başarılı olduklarını, Cumhuriyet tarihinde yapılamayanları yaptıklarını, Cumhuriyet tarihinde yapılan derslik sayısına yakın derslik, Cumhuriyet tarihinde atanan öğretmenlere yakın öğretmen atadıklarını, hatta her seferinde 40’ar bin, 40’ar bin öğretmen atadıklarını, bunların kolay işler olmadığını, çok çalıştıklarını, çok çabaladıklarını beyan ediyorlar.
Yapılan beyin yıkama, yalan, dolan tezgahından kendimizi sıyırıp, biraz gerçeklerle yüz yüze geldiğimizde, Milli Eğitim’de görünen tablonun hiç de iç açıcı olmadığını, ülkeyi gelişmiş ülkeler düzeyine çıkaracak olan eğitim hedeflerinden çok uzak olduğunu görebiliriz.
"ÖĞRENCİLER PERİŞAN, VELİLER ŞAŞKIN”
İyi işleyen bir sistemde; okulların açılma arifesinde 8 bin civarında tecrübeli okul müdürü, On binlerce Müdür Yardımcısı görevden alınmaz. Bu yapılan, binlerce okulda idareci zaafiyetine yol açmış ve özellikle büyükşehirlerde okulların bir çoğunun fiziki eksikleri tamamlanamamış ve okullar eğitime hazırlanamamıştır. Bir çok okulda öğrenciler perişan veliler şaşkınlık içindedir. Bu işin idari tarafı.
"ÖĞRETMENLER HUZURSUZ”
İyi işleyen bir sistemde; Öğretmen ataması zamanında ve ihtiyaç nisbetinde yapılır. Milli Eğitim Bakanı 140 bin öğretmen açığı olduğunu kendisi söylüyor ama 40 bin öğretmen ataması yapılıyor, o da yine her zaman olduğu gibi okulların açılmasına yetiştirilemiyor. Mevcut öğretmenlerin bir kısmının, İller arası yer değişikliği dolayısıyla aile bütünlükleri bitmiş, bunlar yeniden özür grubu atama istiyor, duyan yok.TBMM’de kabul edilen Torba Yasayla,öğretmene rotasyonun önü açılıyor, öğretmen çok huzursuz. Bu da işin öğretmen tarafındaki sorunlarının küçük bir bölümü.
İyi işleyen bir sistemde; Okul açılmadan öğrenci kayıtları biter.Öğrencilerin, kitabı,kalemi,defteri, çantası,giysisi hazırlanır.Öğrenciler,okul açıldığı gün okula başlar.Bu yıl ne oluyor.Yüz binlerce öğrencinin henüz hangi okula devam edeceği belirsiz.TEOG Sistemine göre nakiller devam ediyor.İstediği okula giremeyen öğrenciler,nakil başvurularına devam edecek.Bakanlığın ilk hafta devamsızlıklara gösterdiği toleransın da bu işin çözümüne yetmeyeceği aşikar.İstanbul başta olmak üzere,büyükşehirlerde bazı okullar yine 60-70 kişilik sınıf mevcutlarına ulaştı.Yani,bu işin öğrenci ayağı da çok sıkıntılı…
İyi işleyen bir sistemde; Devlet vatandaşına sahip çıkar.Veli’yi deli etmez.Öğrenci velisine "en iyi okul evine en yakın okuldur” diyeceksin.Vatandaşın cocuğunu yakınındaki okula değil,puanı nereye tutarsa oraya atacak ve özellikle İstanbul gibi bir şehir de bir çok öğrenciyi İlçeler arasında servislere mahkum edeceksin. Bir çok veli,işin içinden çıkamaz bir durumda ve çaresizlik içinde beklemektedir.Bu da işin veli ayağından sadece bir bukle.
Özel okulu teşvik ederek, öğrenci başı 3500 lira ödenek ayıran, öğrencilere bedava kitap dağıtan devletin,kendi okullarına yeterli kaynak aktarmaması,diz boyu haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, yandaş kayırmalar konusundaki olumsuzluklar,iyi işleyen bir sistemde olmaması gereken hususlardır.
İşler, Milli Eğitim Yetkililerinin kamuoyuna yansıttığı gibi değildir.
Her şeyin süt liman olmadığı bir eğitim-öğretim yılı başladı.
Bütün Eğitim Çalışanlarına,Öğrencilerimize başarılı bir dönem diliyorum.”






