Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, dün TRT Radyo1'de Sırrı Er'in sunduğu ‘Yönetimler ve Çözümler’ isimli programın canlı yayın konuğuydu. Işıklar, Silivri’de tarımı yaşatmak adına yapılan çalışmaları, topraklara sahip çıkmak ve bölgede yetişen ürünlerin değerini arttırmak amacıyla gerçekleşen festivalleri, inşaatlaşmaya bakış açısını, din ve kültür turizmi gibi birçok konuya derinlik kazandırırken,Fener Rum Patriği Bartholomeos'un öncülüğünde Silivri'de yapılması planlanan ayini masum amacından saptırarak halkın kardeşlik duygularını örselemek isteyen kişilere ateş püskürdü. Silivri’nin semavi dinlerineserlerini taşıyan önemli tarihi birikime sahip olduğunu vurgulayan Işıklar, Silivrililerin barış ve huzur ortamını bozmak isteyenlere prim vermeyecek olgunluk ve farkındalıkta olduğunu söyledi.
"TARIM TÜRKİYE’DE KAN KAYBEDİYOR”
Tarımda kalkınmaya büyük önem verdiklerini belirten Özcan Işıklar’ın görüşleri şöyle: "Türkiye’nin en önemli çekici katarı olarak nitelendirebileceğimiz tarım ve hayvancılık maalesef ülkemizde kan kaybeden bir sektör. Şehirlere göçün yoğunlaşması, kırsal kesimde yaşanan işsizlikler tarımdaki kanamaya işaret. Pamuğun anavatanı Türkiye olmasına rağmen onu da artık iki senedir Yunanistan’dan ithal ediyoruz.
"İSTANBUL’UN EKONOMİK GÜCÜNDEN YETERİNCE FAYDALANAMIYORUZ”
‘Taşı toprağı altındır diye gelinen’ neredeyse 20 milyona dayanmış İstanbul’un yüzölçümünün 6’da birini sınırlarında barındıran bir Silivri’de tarımı korumaya çalışıyoruz. Geleceğin 3 sektörü var; tarım, din ve kültür turizmi ve yenilenebilir enerji… Bu üçünün de potansiyeli Silivri’de var. Silivri 900 km² alana sahip Silivri. İstanbul’un yaklaşık 250 milyar dolar civarındaki gayri safi hasılasının 6’da birine sahip değil. İstanbul’un on yıl içerisinde 500 milyar dolara çıkması hedeflenen bir ekonomik gücü olacağı söyleniyor. Bu dünyanın birçok ülkesinden çok daha fazla ekonomik güç demektir. İstanbul’un gücüne en büyük desteği verebilecek olan da tarım sektörüdür.
"TOPRAK SONSUZ ZENGİNLİK KAYNAĞIMIZ”
Sürdürülebilir bir tarım politikası geliştirmek adına ilçemize çok önemli bir görev düşüyor. O toprakların değerini korumak açısından tarım alanlarını imar dışı, yasal olmayan yapılardan arındırma çalışmalarıyla başladık. Çözüm; insanlar o toprağın ‘nimet’ olduğunu görmesi, onu bir refah ve zenginlik vesilesi saymasından geçiyor. Toprak üstüne yapacağınız AVM’den çok daha fazlasını ve sonsuza kadar verir.
"GETİRİSİ YÜKSEK BİTKİLER ÜRETİYORUZ”
Toprağı doğru kullanırsak Silivri’de bir yerel kalkınma programı başlatacağımızı düşünmüştük. 5 yıl önce başladığımız projenin özü şu; 250 dönümlük bir plantasyon oluşturduk. Çiftliğimizde Namık Kemal Üniversitesi, Tarım Kredi Kooperatifi, Ziraat Odası, Önder Çiftçi Derneği, İlçe Tarım Müdürlüğü gibi tarıma dair kurum ve kuruluşlarla birlikte çalışma yapıyoruz. Trakya’da ayçiçeği ve buğdaydan başka üretim yok. 1 dönüm ekilen ayçiçeği ve buğdaydan maalesef girdilerin pahalılığı, fiyatın düşüklüğü, komşularımızdan gelen ithaller üzerindeki baskı maalesef ‘ekmeyen karda’ durumuyla karşı karşıya bırakıyor. Tabi ki buğday ve ayçiçeği ekimi sürecektir ama yanı sıra getirisi çok daha yüksek endüstriyel ve aromatik bitkileri denedik. Toprağı tahlil ederek hangi ürünün üst seviyede ve dayanıklılık açısından ne kadar verim alabileceğini ve bölgede yetişecek türleri belirledik. Ekim konusunda türler oluşturduk, üst düzey verimler aldık. Dünya devi bir firma 3’te biri peşin 3’te ikisi hasat sonunda ön alım garantili olacak şekilde bizden ekimimizi alıyor. Allah vergisi kekik, nane, anason, rezene var…”
YEREL DEĞERLERİ YAŞATMAYA VERDİĞİ ÖNEMİ ANLATTI
İlçede tarım topraklarına sahip çıkmak ve bölgede yetişen ürünlerin değerini arttırmak amacıyla yapılan festivalleri değerlendiren Başkan Işıklar, yoğurt, domates, kavun, bamya, karpuz festivallerinin yerel ürünlerin bir marka olarak öne çıkma konusundaki tanıtım rolünün önemine değindi.
"HAÇLI ORDUSU ÜZERİMİZE GELİYOR”
Yüksek binalara ve dev alışveriş merkezlerine bakış açısını yansıtan Işıklar, "Beylikdüzü, Esenyurt, Büyükçekmece’ye kadar büyük bir beton yığını bizi sarmak üzere. Bu akını burada durdurmak istiyoruz. Haçlı Ordusu üzerimize geliyormuş gibi görüyorum. Ona karşı bir savaş vermek zorundayız. Umudumu kırmadım. İstanbul’un 100 binlik planını açtığınızda o yeşil olan arazilerin kalmasını sağlamak yapılacak en büyük hayırlardan” değerlendirmesinde bulundu.
"DÜŞMANLIK YARATMAYA NİYETLENMİŞ KİŞİLER VAR!”
İnanç turizmi hakkında görüşleri sorulan Işıklar, yakın zamanda Silivri’de yapılacak Hristiyan ayini için ayrıca bir parantez açtı ve yerel basın aracılığıyla Silivri halkını dini istismar simsarlığıyla galeyana getirmeye çalışan kişileri yapay gündem oluşturmakla suçladı. Osmanlı Devleti’nin farklı inançlar, milletler ve kültürlere uyguladığı hoşgörüpolitikasını hatırlatarak Silivri’nin değerleriyle kavga etmeden süregelen tarihine gölge düşürmek isteyenlere ‘acıyorum’ diyebilen Işıklar, şöyle konuştu: "Ortodoks kültürünün en önemli eserleri Silivri’de. 5 ve 9 Kasım tarihleri içerisinde Ortodoksların ilan edilmiş, bizim Mevlanamız gibi Aziz Nektaryusları (son azizleri) var. Çok önemli değil, fazla bir etkileri de yok ama Silivri’de yerel basın aracılığıyla yaygara koparmaya çalışan, kafa karıştırmaya, düşmanlık yaratmaya çalışanlar da var. Bunu bir milli politika, vatan hainliğine, din düşmanlığına götürmeye kadar cüret edebilecek kadar, özür dileyerek söylüyorum, cühela bir kesim (birkaç kişi) var.
"PROVOKE EDİYORLAR”
Havrasıyla, camisiyle, kilisesiyle üç semavi din Silivri’de kardeşçe iki bin yıl yaşamış… Bizim o eserleri korumamız o insanlara saygı gösterdiğimiz anlamına gelmez mi? Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u aldığında adını değiştirmedi, Konstantinopolis olarak kaldı 1800 yılına kadar. Bu kadar hoşgörülüydü… Atatürk, Çanakkale’de bizi yok etmeye gelen Anzakların çocukların mezar anıtlarında anne ve babalarına, ‘hiç merak etmeyin, onlar artık bizim evlatlarımız’ şeklinde sesleniyor. Bu ancak O’nun büyük devlet adamlığıyla açıklanabilir. Onu bile içine sindiren bir milletin devamıyız biz. Provoke etmeye çalışıyorlar! Onların ayini bizim mevlidimiz. 5 Kasım’da dua okuyup gidecekler.
"SIĞ DÜŞÜNCELİLER!”
Ben Gümmülcine’ye de gidiyorum emin olun imrenirsiniz Türkiye’de öyle cami yok. Ben camilerin orada öyle bakıldığını gördükçe benim değerime saygı gösterdiği için Yunanlılara saygı göstermeye başlıyorum. Kendime gösterilmiş bir saygı gibi algılıyorum. Biz onların eserlerine burada sahip çıkarsak onlara gösterilmiş bir saygı gibi anlayacaklarından hiç şüphemiz olmasın. Bu büyük bir zenginlik ve özgüven demektir. Buna böyle bakmak yerine kalkıp da din düşmanlığına çekilmesi bizim tarihimizi, geçmişimizi anlamayacak bir sığ düşünce demektir. İnsanlarımız din ve kültür turizminin gelişme isteğinin farkında…”
"BAĞIMLILIĞA KARŞI SOSYAL GENÇLİK PROJESİNİ ÖNEMSİYORUZ”
Yerel yönetim olarak Silivri’de madde bağımlılığıyla mücadele ettiklerini vurgulayan Işıklar, "Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği, Kent Konseyi ile beraber bağımlılığa karşı sosyal gençlik projesiyle ilgili bir çalışma yapıyor. Bonzai denen illetin ortaokula kadar düşmüş olması geleceğimiz açısından büyük bir tehdit. Ülkeleri işgal etmek için silaha gerek yok gençliğini, geleceğini, duygularını sömürerek, değerlerine uzaklaştırarak da işgal edebilirsiniz. Uyuşturarak işgal edersiniz. İşte maalesef böyle bir tehlike var. Türkiye’nin son zamanlarda karşı karşıya kaldığı en büyük tehditlerden biri olarak görüyorum. Hiç hafife alınmaması gerekiyor. Gençliğimiz gitmek üzere. Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanına ve yönetimine büyük çabaları için çok teşekkür ediyorum. Ancak farkındalık yaratarak önüne geçebiliriz.” diye konuştu.
"ÜNİVERSİTELER; EN ÖNEMLİ GELECEĞİMİZ…”
Son olarak üniversite kenti hedeflerine açılım getiren Işıklar, "Dört tane üniversite yerimiz var. Bir üniversiteyle protokolümüzü yeniledik, meclisimizden ayın 17’sinde geçti. Tarım Üniversitesi bizim hedefimiz oldu. Bir de Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin Uzay ve Havacılık Yüksek Okulu’nun Silivri’de protokolünü yaptık. Bu yıla yetişemedi, YÖK olarak kontenjan alınamadığını biliyorum. Uzay ve Havacılık Yüksek Okulu, tarım üniversitesinin kurulması, Aydın Üniversitesi’nin kampüsünün oraya taşınacağı teknoparkla beraber bir silikon vadisinin Silivri’de yapılmasının altyapısını oluşturuyoruz. En önemli geleceğimiz bu.” dedi.
Hazal BAŞARAN






