Avukat İlkay Doğan, koruyucu hukuk danışmanlığı önerisinde bulunduğu açıklamasında ilçemizde artış gösteren dava türleri ve bunlar hakkındaki yasal mevzuata yönelik bilgi verdi.
Hürhaber: Av.İlkay Doğan kimdir?
Av.İlkay Doğan: 1998 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'nde Uluslararası işletme mastarı yaptım. Silivri'nin İlk Arabulucusu ve 15 senedir bölgede faaliyet gösteren Doğan Hukuk Bürosu'nun kurucusuyum.
"EN BÜYÜK ARTIŞ BOŞANMA DAVALARINDA”
Hürhaber: Son yıllarda hızla artış gösteren dava türleri nelerdir?
Av.İlkay Doğan: Son yıllarda ekonomik kalkınma ile birlikte en dikkat çeken boşanmadaki artış ve internet dolandırıcılığına ilişin davalardır. Bunun yanı sıra gayrimenkule, kiracılık ilişkisine dayalı ve ceza davaları da sıkça karşılaştığımız türlerinden.
"BOŞANMALARI ‘ÇOCUKLU’ VE ‘ÇOCUKSUZ’ OLARAK AYIRMAYI DAHA UYGUN BULUYORUM”
Hürhaber: Boşanma davalarının çeşitleri nelerdir ve nasıl bir çözüm yolu sunulmakta?
Av.İlkay Doğan: Ben avukat olarak boşanma davalarını alışılagelmiş ‘anlaşmalı’ ve ‘çekişmeli’ olarak ayırmıyorum. ‘Çocuklu’ ve ‘çocuksuz’ çiftlerin boşanma davası olarak ayırmak bir anne olarak daha doğru geliyor. Çünkü çocuklu çiftler birbirlerinden ayrılsa da hayat boyu çocukları için bir bağlılıkları söz konusu. Bu sebeple özellikle çocuklu çiftlere anlaşarak ayrılmalarını öneriyoruz. Ancak tüm alternatif çözüm yollarını sunmamıza rağmen anlaşması imkansız olan çiftler için avukat kimliğimizle her türlü hukuki destek veriliyor.
"BOŞANMADA EN BÜYÜK SORUN MAL PAYLAŞIMI”
Hürhaber: Eşler arasında en çok maddi hususlar da anlaşmak zor gibi görünüyor. Bu konuda kanunun düzenlemeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Av.İlkay Doğan: 2002 yılından sonra Medeni Kanun'da yapılan değişiklikle edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiş olduğundan eşlerin evlilik süresince edindikleri mallar ortak kabul ediliyor. Boşanma halinde ise bu malların paylaşımı en büyük problem olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle kişisel malınızdan edinilmiş mala yapılan katkının hesaplanması, hangi malın ‘kişisel’ hangi malın ‘edinilmiş’ olduğunun tespiti birçok örnekte iç içe geçmiş olabiliyor. Bu sebeple mal tasfiyesi tamamen uzmanlık gerektiren benim özellikle ilgilendiğim ve bilirkişilik yaptığım bir konu. Çünkü her dosyada birbirinden farklı mal rejimlerine tabi mallar dava konusu yapılabiliyor ve bunun taraflar arasında paylaştırılması yıllar sürebiliyor.
EVLENECEK ÇİFTLERE MAL REJİMİ KONUSUNDA TAVSİYE
Hürhaber: Mal rejimleri konusunda yeni evlenecek çiftlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Av.İlkay Doğan: Muhakkak ki kimse boşanmak için evlenmiyor. Ancak tecrübelerimizle görüyoruz ki 4 günlük de 40 yıllık da evlilikler bitebiliyor. Kanun evlendikten sonra edinilen mallar ortak kabul ediyor. Bu bir yönden eşlerin mallara eşit olarak katılmasına olanak tanıdığı ve özellikle çalışmayan ancak evde ailenin tüm yükünü çeken kadınlarımız için lehe olan bir düzenleme. Ancak bazen bu durum kötüye kullanılabiliyor, örneğin bir çift evleniyor. Damadın babası oğluna bir ev satın alıyor. Bu taşınmaz evlilik birliği içinde alındığı için gelinin de bu eve ortaklığı söz konusu olabiliyor. Bu evi babasının miras hakkına karşılık verdiğini ve kişisel malı olduğunu ispat etmek erkek tarafına yükleniyor. Bu sebeple yapılan hukuki işlemin hukuki amaçla aynı olması satış gibi gösterilmemesi boşanma halinde önem taşıyor.
Ayrıca açılacak katılma alacağı davası ile tarafların tüm edinilmiş malları üzerine tedbir konulabildiğinden yıllarca sürecek bir davadaki hak kayıplarının ne kadar büyük olacağını tahmin etmek güç oluyor.
İNTERNET DOLANDIRICILIĞINA DİKKAT
Hürhaber: Internet dolandırıcılığı konusunda tecrübelerinizi okurlarımızla paylaşabilir misiniz?
Av.İlkay Doğan: Günden güne karşımıza daha sık çıkan bir dava türü ve çok değişik yöntemlerin kullanıldığı bir suç tipidir. Özellikle internet bankacılığı yolu ile dolandırılan, hesaplarındaki paraların başka hesaplara aktarılması yolu veya kredi kartından rızası dışında para çekilmek sureti ile dolandırılan müvekkillerin işleri biraz daha kolay. Çünkü internet bankacığı hesapları kırılmak sureti ile rızası dışında hesaplarındaki paraların aktarılmasından bankalar sorumlu oluyor. Bu konuda oturmuş içtihatlar söz konusu. Yargıtay internet bankacılığını kullandıran bankanın bunun güvenliğini de sağlamak zorunda olduğundan bahisle bankaların bu paraları müşterilerine ödemeleri gerektiğini kabul ediyor.
Ancak son günlerde haberlere de konu olan telefon açmak suretiyle, vatandaşı ikna ederek, parayı bankadan çektirerek onlardan bu paraları alan kişilerin tespiti veya paraların geri ele geçirilmesi çok zor oluyor. Çünkü bu durumda bankadaki paranızı rızanızla çektiğiniz için bankayı sorumlu tutmanız söz konusu olmuyor. Dolandırıcılar yakalansa bile paraların bulunması mümkün olmuyor.
Çok yeni diğer bir dolandırıcılık ise çeşitli paralı oyunlarda söz konusu. Seviye yükseltebilmek için bazı bedellerin ödendiği ve seviyelerin satılabildiği bilgisayar oyunları. Bu oyunlarda müvekkiller üst seviyelere çıkabilmek için hem oyunda bir beceri göstermeleri hem de para ödemeleri gerekiyor. Ancak en üst seviyeye çıkan oyuncu bir anda oyuna giremez hale geliyor. Gerekçe olarak oyun kurallarının ihlali ileri sürülüyor. Bu tip oyunların çoğunun uluslararası kaynaklı olması karşınızda mail adresi dışında bir muhatap bulamamanız, tebligat güçlülüğünün yanı sıra hakkınızı almanızı da imkânsız hale getiriyor.
KORUYUCU HUKUK DANIŞMANLIK TAVSİYESİ
Hürhaber: Son olarak okurlarımıza söyleyecekleriniz nelerdir?
Av.İlkay Doğan: Nasıl koruyucu hekimlik söz konusu ise koruyucu hukuki danışmanlık almalarını tavsiye eder, tüm sorunlarının en kısa ve en iyi şekilde çözümlenmesini dilerim.






