“Cinsel sağlıkta sessizlik büyük riskler doğuruyor”

“Cinsel sağlıkta sessizlik büyük riskler doğuruyor”

04.02.2026 10:35:18

Bu bir tanıtımdır

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sağlık Bakım Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Evde Hasta Bakımı Programı Öğr. Gör. Hatice Akdemir, cinsel sağlığın önemine değindi.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sağlık Bakım Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Evde Hasta Bakımı Programı Öğr. Gör. Hatice Akdemir, cinsel sağlığın toplumda hâlâ konuşulmaktan kaçınılan ancak bireysel ve toplumsal sağlık açısından hayati öneme sahip temel alanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Cinsel sağlığın yalnızca cinsel ilişkiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Akdemir, bu alanın bireyin bedensel, ruhsal, sosyal ve duygusal iyilik hâlinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü'nün cinsel sağlığı; bireyin cinselliğini baskı, korku, ayrımcılık ve şiddetten uzak bir biçimde yaşayabilmesi olarak tanımladığını hatırlatan Akdemir, bu yaklaşımın cinsel sağlığın yalnızca biyolojik bir konu olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Bu tanımın, cinsel sağlığın insan onuru, yaşam kalitesi ve toplumsal refahla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.
“SUSKUNLUK, YANLIŞ BİLGİYİ VE RİSKLERİ BÜYÜTÜR”
Cinsel sağlık konuları çoğu zaman utanma duygusu ve ‘bana bir şey olmaz' düşüncesiyle ertelenir. Bu sessizlik, fark edilmeden büyüyen risklerin en önemli nedenlerinden biridir. Konuşulmayan her konu, yanlış bilgilerin ve hatalı davranışların yayılmasına zemin hazırlar. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar konuşulmadıkça azalmıyor; tam tersine sessizlik, bu hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor.
“CİNSEL SAĞLIK YALNIZCA BİREYİ DEĞİL, TOPLUMU DA ETKİLER”
Cinsel sağlık; istenmeyen gebeliklerin önlenmesi, üreme sağlığının korunması ve güvenli annelik süreçlerinin desteklenmesi açısından kritik bir rol üstlenir. Farkındalığın düşük olduğu toplumlarda cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme sıklığı artar; buna bağlı olarak sağlık sistemi üzerindeki hastalık yükü ve ekonomik maliyetler yükselir. Cinsel sağlığın korunması, bireysel bir sorumluluk olmanın ötesinde toplumsal refahı doğrudan etkileyen bir halk sağlığı önceliğidir.
“CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR SESSİZ İLERLEYEBİLİR”
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların büyük bir bölümü uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Kişiler kendilerini sağlıklı zannederken farkında olmadan bulaş zincirinin bir parçası hâline gelebilir. Bu nedenle yalnızca belirti ortaya çıktığında değil, riskli bir durum yaşandığında da test yaptırmak büyük önem taşır.Erken tanı, hem bireyin sağlığını korur hem de hastalıkların yayılmasını önler. Bakteriyel enfeksiyonlar uygun tedaviyle iyileşebilirken, bazı viral enfeksiyonlar yaşam boyu sürebilen sağlık sorunlarına yol açabilir. Tedavi edilmediğinde kısırlık, kronik ağrı, organ hasarı ve bazı kanser türleri gibi ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabilir.
“RİSK GRUBU SANILDIĞINDAN ÇOK DAHA GENİŞTİR”
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar yalnızca belirli grupları değil, korunmasız cinsel ilişki yaşayan herkesi etkileyebilir. Birden fazla partner, kondom kullanılmaması, alkol ve madde kullanımı ile steril olmayan dövme, piercing ve kişisel bakım uygulamaları enfeksiyon riskini artırır. Bu konuda ‘bana olmaz' düşüncesi, en yaygın ve en tehlikeli yanılgılardan biridir.
“KONDOM VE AŞILAR KORUNMANIN TEMELİDİR”
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların büyük bir bölümü önlenebilir. Kondom, yalnızca gebelikten değil, aynı zamanda cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmada da en etkili yöntemlerden biridir. HPV ve hepatit B aşıları ise bireysel ve toplumsal koruma açısından büyük önem taşır. Bugün atılan küçük bir adım, gelecekte karşılaşılabilecek büyük sağlık sorunlarının önüne geçebilir. Düzenli sağlık kontrolleri ve riskli durumlarda belirti beklemeden test yaptırmak, hem bireysel hem de toplumsal sorumluluk olarak öne çıkar.
“KORUNMAK KORKUDAN DEĞİL, SAYGIDAN DOĞAR”
Cinsel sağlık açık iletişimle güçlenir. Korunma yalnızca ‘riskli' olduğu düşünülen anlarda değil, her cinsel ilişkide önemlidir. Açık, dürüst ve yargılayıcı olmayan iletişim, korunma davranışlarını güçlendirir. Korunmak korkudan değil; kişinin kendisine ve karşısındakine duyduğu saygıdan doğar.
“UTANÇ ARTTIKÇA SESSİZLİK ARTAR”
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar çoğu zaman ahlaki yargılarla ilişkilendirilir. Bu durum, bireylerin sağlık hizmetlerine başvurmasını geciktirir ve erken tanı fırsatlarının kaçırılmasına neden olur. Sağlık hizmetlerine zamanında başvurmak bir zayıflık değil, sorumluluk göstergesidir.
“DOĞRU BİLGİ, SAĞLIKLI BİR TOPLUMUN TEMELİDİR”
Cinsel sağlığın açıkça konuşulabildiği, doğru bilginin benimsendiği ve damgalayıcı tutumlardan uzaklaşıldığı toplumlarda hem bireysel hem de toplumsal sağlık güçlenir.
Konuya ilişkin değerlendirmesinde Hatice Akdemir, cinsel sağlığın toplumsal boyutuna dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:“Cinsel sağlık konuşulabildiğinde, korunma benimsendiğinde ve yargılayıcı tutumlardan uzaklaşıldığında yalnızca hastalıkları değil, önyargıları da iyileştirmeye başlarız. Doğru bilgi, sağlıklı bir toplumun en güçlü temelidir.”
Haber Merkezi

 

YORUM YAP