XXXXX

Siyaset konuşmak mı, dinlemek mi?

Teşkilat programlarında protokol konuşma sürelerine kısaltma kararını uygulamaya alan Ak Parti'de tabanı dinleme yaklaşımı ağırlığını hissettirmeye başladı. Millet vurgusunu sıklıkla yapan iktidar partisi, aldığım duyumlara göre yöneticilerine ‘siz az konuşun, partilileri dinleyin' talimatını verdi. Ak Parti'de de emir demiri keser...
Silivri'de iktidar ile muhalefet arasında kıyasıya sürdürülen uzun konuşma yarışında Ak Parti lideri iç nedenlerle kendini geri çekmek zorunda kalacak gibi. Ama her şerde bir hayır, her hayırda bir şer olduğu gerçeği tartışılmaz. Halk toplantısı maratonunun yoğunluğundan yorgun mu düştü yoksa anlatacakları mı azaldı bilinmez Başkan Işıklar da Değirmenköy'de konuşup, anlatmak kadar mahalle sakinlerini dinlemeyi yeğledi.
Ak Parti'de son dönemde yaşanan sessizliğin, haber akışının azalma sebebi basın danışmanlığı görevini yürüten Ahmet Korkmaz'ın ayrılışı. Bu alanda doğan ihtiyacı gidermeye yönelik yeni arayışlar devam ederken, Karakaş yüzünü dinlendirmiş olur.
Siyasetin hizmet ve yatırımların yanı sıra iki önemli, aynı zamanda karakteristik özelliği daha var; konuşmak ile dinlemek… İnsanların arasında anlaşmak için en önemli araç konuşmak. Dinlemek de mühim bir aşama. Bu ikisinin arasındaki ayarı ve bu yönde sahip olunan görüş ile beklentiler siyasetin yönünü belirler. Her işin temelinde iletişim vardır ama siyasetin her yeri bu süreçle şekilleniyor.
Söyleyecek çok şeyi olan insanlar zamanla duyma yetilerini yitirirler. Dinlerler ama duymazlar… İki kulağımız var iki kere dinlemek için. Bir ağzımız var bir kere konuşmak için. Bu sayısal proporsiyondan yola çıkarak, dinlemekten çok konuştuklarını fark edenler (etsinler) kendilerini takip edip, destekleyen kitleleri kaybetmemek için gerekli düzenlemeyi yapabilme becerisini sergilemeliler.
Bir de şu var; dinlemediğiniz insanlardan sizi sonsuza kadar, bitmek tükenmek bilmeyen bir sabırla dinlemelerini beklemeyin! Onlara da kendinize de haksızlık etmiş olursunuz…

HALKA DOKUNMAK
Bir işi yaparken hammaddesine dokunmak çok önemlidir. Hamuru yoğuran ellerin ona dokunması gibidir siyasetçinin halkla teması. Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın bir süredir sürdürdüğü halk toplantılarına bakıyorum da, görev icabı iştirak edenler bir yana, gittikleri mahallelerdeki insanların geç demeden, iş gücü bahane etmeden, akşam keyiflerinden feragat ederek bu toplantılara katılmasının ne kadar anlamlı olduğunu düşünmeden edemiyorum. Onlar oraya gelen başkan ve yönetim kadrolarını mutlaka görüyordur, bundan kimsenin şüphesi yok. Ama gördükleri kadar görünür oldukları kuşkulu. Buna rağmen orada olmaları hareketlerini, ortaya koydukları tercihi daha anlamlı kılıyor. Yapılacak çok iş, takip edilecek fazla süreçler olabilir ama halk ile birebir temasın ne denli derin etkiler bıraktığını unutmamak ve ihmal etmemek gerekir. Yola asfaltı kamyona doldurarak dökebilirsiniz, ama kimsenin gönlüne bir makine ile giremezsiniz…
Kanal kazarak, meydanlara taş döşeyerek insanların aklına hitap edersiniz ama duygulara yön vermek her daim farklı bir yaklaşım ile hassasiyet ihtiyacıdır. İçten gelen bir dürtü ve samimiyetle ortaya konan çabalar ancak aynı şekilde karşılıklı etki doğurur. İnsanları kandırmak, artık imkansız. Gerçeklikten uzak bir başarı ve var oluş mümkün değil.

YORUM YAP