Sakarya: Güven ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeyiz

Sakarya: Güven ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeyiz

15.01.2020 14:45:58

STK'larda Silivrispor 2. Kulüp Başkanlığı, Önder Çiftçi Dernek Başkanlığı, Yağlı Tohumlar Kooperatif Başkanlığı, ticarette de Başak Ticaret olarak Bellona ve Arçelik bayilikleri gibi bir dizi sorumluluğu başarıyla yıllar içinde yürüten Turgay Sakarya, Küpe FM'de İş Dünyası'nın konuğu oldu.

SAKARYA: BABAM SİLİVRİ'DE VERGİ NUMARASI ALAN 46. KİŞİDİR
Gerçekleştirdiği çalışmalar ve faaliyet gösterdiği alanları kendini tanıtarak paylaşan Turgay Sakarya, “Fener köyü doğumluyum. 1985 yılında Silivri'ye geldim ve 1986 yılında Başak Ticaret'i gıda üzerine kurdum. Ama o günden bugüne değişik iş kollarında faaliyet gösterdik. İki Arçelik ve iki Bellona bayim var oğullarımın yönetiminde, inşaat ve tarım işleriyle uğraşıyoruz. Babam da tarımla uğraşmasının yanında ticaret de yapmış. Babamın Silivri'deki vergi numarası 46'dır. O kadar eski ve Silivri'nin ilk ticaret insanlarından biridir.

“TİCARETİ DE STK'LARDA GÖREV ALMAYI DA SEVİYORUM”
STK'lar ve ticaretle olan ilişkim devam ediyor. Hem ticareti seviyorum, hem de STK'larda bölgeme hizmet etmeyi. Özellikle 12 yıl Önder Çiftçi Derneği Başkanlığı görevini yürüttüğüm dönemde bu dernek faaliyetlerinin bölgemiz çiftçileri açısından son derece yararlı olduğuna inanıyorum. Silivir Yağlı Tohumlar Kooperatif Başkanlığını yapıyorum şu an, uzun da bir süre burada yöneticiydim. Hepsine zaman ayırmaya çalışıyorum. Ticaretimin büyük bir bölümü şu an çocuklarım tarafından devam ettiriliyor” dedi.

Küpe FM'deki söyleşi şöyle devam etti:
Turhan ALYAKUT: Silivrispor bağlamında merak ettim aktif futbol hayatınız oldu mu?
Turgay SAKARYA: Yok benim olmadı. Oğlum Nazmi Sakarya epey oynadı. Hatta lise yıllarında Türkiye elemelerine katıldı. Faal bir spor yaşantım olmadı ama seviyorum.

“İŞİMİZİ AŞKLA YAPIYORUZ”
Turhan ALYAKUT: Geçtiğimiz aylarda 2019 için “Türkiye'nin en başarılı Arçelik Bayisi” seçildiniz… Bu işin sırrı ne?
Turgay SAKARYA: Arçelik'in bir sloganı var; ‘Ne yaparsan yap, aşk ile yap' diyor… İlk olarak bu düstura uygun davranıp biz de işimizi aşkla yapıyoruz. Bizim için satış öncelikli değil. Biz hizmet, güven ve müşteri memnuniyetine önem veriyoruz. Bunları başardığınızda iş zaten kendiliğinden geliyor.
En başarılı bayi olmak sadece satışla ilgili değil. Çalıştırdığınız elemanın bilgisi, davranışı, müşteriye gösterilen ilgiyle, markamızın gerçekleştirdiği kampanyaları tam ve düzgün şekilde uygulamak gibi bir dizi kıstasla belirleniyor… Arçelik'in yaptığı gizli müşteri memnuniyet testlerinden de tam not alarak kazanılan bir başarı.

“TÜRKİYE İNSANI ÇOK DUYGUSAL”
Turhan ALYAKUT: Yurt dışında oldukça pasif durumdayken ‘Bayilik Sistemi'nin ülkemizde iyi durumda olmasını neye bağlıyorsunuz?
Turgay SAKARYA: Türkiye insanı çok duygusal. Alışveriş yapacağı zaman bildiği, tanıdığı mağazalara gidip, orada hem sohbetini eder hem de çayını kahvesini içip alışverişini yapar. Bizler de müşteri geldiği zaman onu en iyi şekilde ağırlayıp, ihtiyaçlarını öğrenip satışımızı gerçekleştiriyoruz.
Yurt dışında müşteri mağazaya gidip ürünü seçer kasaya girip parasını öder.
Bizde taksitli satışlardan dolayı devamlılık da var. Her ay bize gelen müşteri hem yeni çıkan ürünleri görebiliyor, hem sohbetini edebiliyor bu arada da çayını kahvesini içiyor. Satıcı ile alıcı arasında bağ devamlı kuvvetleniyor. 25 yıldır müşterilerimiz ile aramızda çok kuvvetli bir bağımız var.

“TİCARETTE EN ÇOK ÖNEM VERDİĞİM KONU; GÜVEN”
Turhan ALYAKUT: Markanızın yanı sıra sizin güvenirliliğiniz de bu bağın kuvvetlenmesinde etkili oluyor kuşkusuz…
Turgay SAKARYA: Kesinlikle. Benim ticarette en çok önem verdiğim konu; güven. Güven ve müşteri memnuniyeti. Bu ikisinden ödün vermemiz mümkün değil.

“BAYİLİK SİSTEMİNİN TEMELİNDE KARŞILIKLI GÜVEN YATIYOR”
Turhan ALYAKUT: Arçelik'te bayilik sisteminin devam etme nedeni ne peki?
Turgay SAKARYA: Bayilik sisteminin bu kadar güçlü olmasının temelinde yatan neden; markamızın bayilerine çok güvenmesi, bayilerin de Arçelik'e çok güvenmesine dayanıyor. Arçelik diğer bazı beyaz eşya mağazaları gibi zincir mağaza ve spota ürün vermedi. Bu bayileri güçlendirdi. Arçelik bize, biz de Arçelik'e güvendik bu bayilik sistemini buralara kadar getirdik. İnşallah daha da ileriye taşıyacağız.

“MOBİLYA TERCİHİNDE EN ÖNEMLİ UNSUR FİYAT/EDER İLİŞKİSİ”
Turhan ALYAKUT: Bir diğer işiniz de mobilya. Bellona markasının bayiliğini yürütüyorsunuz. Bu sektörde tercihleri
ne belirliyor?
Turgay SAKARYA: Mobilya tercihinde en önemli unsur fiyat/eder ilişkisi. Evet tasarım, sağlamlık, model, renkler çok önemli ama bütün bunların ötesinde fiyat/eder ilişkisi iyi ise, tasarım ve kullanımı ürünü sattırır.

Turhan ALYAKUT: Mobilyada da moda var mı?
Turgay SAKARYA: Var tabi. Eskiden kullanım süresi daha uzundu günümüzde kısaldı.

“KDV İNDİRİMLERİ İŞİMİZE ÇOK YARADI”
Turhan ALYAKUT: Mobilya, ülkemizin önemli lokomotif sektörlerinden bir tanesi. Bir KDV indirimi yapıldı. Bunun yararını görüyor musunuz?
Turgay SAKARYA: Tabi, mobilya veya beyaz eşyada sizin yapacağınız indirim çok önemli değil, devlet kanalıyla yapıldığı zaman etkili oluyor. Ekonomik durumdan dolayı biraz daralmalar oldu. Bunu da devletimiz KDV'yi yüzde 18'den 8'e düşürerek ve firmamız da enflasyonla mücadele anlamında ürünlerine zam yapmayarak dengeledi. Devlet biz mobilyacıları, mobilyacılar devleti destekledi ve ciddi satış potansiyeline ulaştık. KDV indirimleri gerçekten işimize çok yaradı.
3-4 gün önce tekrar KDV indirimi yapıldı. Bellona da ürünlerine zam yapmayarak tekrar enflasyonla mücadeleyi destekledi. Sanıyorum bunun sonucunda da iyi işler çıkacaktır. Hem bizler, hem vatandaş kazanıyoruz.

“YAPISAL VE YÖNETİM, ORTAKLAR, SERMAYE VE FİNANSAL ERİŞİM BİZİM EN ÖNEMLİ SORUNLARIMIZ”
Turhan ALYAKUT: Silivri, çok önemli tarımsal potansiyele sahip, ama tarımın Türkiye'deki durumu malum. Bu konunun kooperatifçilik ayağı ile ilgili de bilgi almak istiyoruz. Türkiye'deki kooperatifler ülkemizde neden istenilen noktada değil?
Turgay SAKARYA: Türkiye'de kooperatifçilik 1863 yılında Mithat Paşa'nın Memleket Sandığını kurmasıyla başlıyor. 1925 yıllarında Zirai Birlikler kanunuyla beraber zaman içinde yapılan kanun değişiklikleriyle bu günlere kadar geldi. 1994 Yılında Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Kooperatif Günü her yıl Temmuz ayının ilk Cumartesi günü kutlanıyor. Bunun yanında bir de 14 Mayıs Çiftçiler Günü'nü kutluyoruz. Onu da Önder Çiftçi Derneğimizle başlattık. Hala sürüyor. Kooperatifler neden istenen durumda değil? Yapısal ve yönetim, ortaklar, sermaye ve finansal erişim bizim en önemli sorunlarımız. Bunlarla beraber kanunlarımızın da zamanında çıkmayışı, yasaların da yer yer birbiriyle çakışması olunca, kooperatifler de üretici birlikleri kaynağa ulaşma konusunda istediği finansmanı bulamamakla beraber, ortaklarımızın az oluşu, piyasaya hâkim olamayışı, yönetim ve denetim eksikliklerinden de kaynaklanan sorunlar sebebiyle istenen büyümeyi sağlayamamışlar. Kooperatiflerimizin üye sayısı da az. Avrupa'ya baktığımızda ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve Japonya en büyük kooperatiflere sahip. En güçlüleri Japonya'da bulunmakta. Ayrıca Hollanda'da da kooperatif sayısı az ama işlevi üst seviyelerde. Kooperatiflerin pazar payı yüzde 70'lerde. Avrupa Birliği ortalaması yüzde 40'larda. Biz maalesef oralara yaklaşamıyoruz. Burada kanunların zamanında çıkmaması, Tarım Satış Kooperatifleri ve diğer Tarım Kredi Kooperatifleri gibi birliktelikler aslında bu ülkeye yaptıkları güzel hizmetleri de var. Sonuç olarak üreticilerimizin girdi teminini, finanse edişini, pazarlama kanallarında etkin olamayışı, yürütülemediğinden dolayı istediğimiz seviyelere gelemedi. Gelemedi derken, ülkemizde büyük birlik ve kooperatifler var. Bunların başında Trakya Birlik, Marmara Birlik var. Trakya Birlik, İstanbul Sanayi Odası'nın ilk 500 şirketi arasında sanıyorum 164. sıralarda. Bunun yanında Tarım Kredi Kooperatiflerinin bir kuruluşu olan gübre fabrikaları yine üst konumda. Bunlar yetersiz. Trakya Birlik Ayçiçek yağında, Tarım Kredi Kooperatifleri gübre alanında, şeker fabrikaları Torku markasıyla çok iyi yerdeler. Dünya kooperatiflerine baktığımızda çok daha büyük işler yapanlar var.

“BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR”
Turhan ALYAKUT: Umudunuz var mı? Kurulduklarından bu yana hep böyle miydi, yoksa iyi zamanları da var mıydı?
Turgay SAKARYA: Umudum var. Birlikten kuvvet doğar. İleride gelişmenin kaydedileceğini düşünüyorum. 1980'li yıllarda çay çok destekledi, o zaman kooperatifler birlikler haline gelip sanayileşme hamlesini yaptılar. O gün bugündün de o hamleyle gidiyor. Devlet desteği şart. Önünü açmalı. İthalat veya ihracat zamanlarını çok iyi ayarlayarak ülkenin ihtiyaç duyduğu zamanlarda bunlar yapılmalı. Ürünlerimiz pazara çıktığı zaman ithalat yapılmamalı. Birliklerimiz ürünü satın aldıklarında o fiyatı tamamlamak zorunda. Bazen o fiyatlar geriye gittiği zaman birlikler ciddi anlamda zarar görür ve kendilerini toparlamaları çok ciddi zaman alır. Bunun için mutlaka bakanlığımızın ve birliklerimizin beraber çalışarak kooperatifleri daha iyi yerlere getireceklerinden şüphem yok.

“TARIM AZ, HAYVANCILIK ÇOK CİDDİ ETKİLENDİ”
Turhan ALYAKUT: Köylerimizin mahallelere dönüşmesinden kooperatiflerimiz etkilendi mi?
Turgay SAKARYA: Bölgemizde kooperatif çok fazla kalmadı. İşlevsiz hale geldiler. Selimpaşa'da devam ediyor. Mahalleleşmeyle çiftçilik zarar gördü. Tarım bundan daha az, hayvancılık çok ciddi etkilendi. Ufak tefek şikâyetlerde Zabıta gelip müdahale edebiliyor. Küçük ölçekli hayvancılığı bırakıp organize tarım ve hayvancılık bölgelerin kurulmasında fayda var.

“BİZİ MECLİSTE TEMSİL EDENLER YOK DENECEK KADAR AZ”
Turhan ALYAKUT: Trakya'daki şehirlerden ve Silivri'nin de dahil olduğu üçüncü bölge milletvekili seçilenlerden
gerçek anlamda çiftçilikle veya hayvancılıkla uğraşan var mı?
Turgay SAKARYA: Yok. Büyük eksiklik. Bu sadece 3. bölgenin sorunu değil, Türkiye'nin sorunu. Mutlaka tarımla ilgilenenler, birlik ve kooperatiflere başkanlık yapan kişiler mecliste olmalı. Bizleri daha fazla sayıdaki kişiler orada temsil etmeli. Tarımın yapıldığı oranla kıyaslarsak milletvekili yok denilecek kadar az. Orada bir tarım grubunun olması lazım. Komisyonlar var ama orada tarımla uğraşan insan sayısı fazla olmalı ki biz derdimizi daha iyi anlatabilelim, Türkiye tarımda daha iyi yerlere gelsin. Yoksa Avrupa'dan aşağı kalan tarafımız yok. Bilgi ve beceriye, ekipmanlara, topraklara sahibiz. Desteklenmemiz gerekiyor.

“TARIMDA MUTLAKA DAHA İLERİYE GİTMELİYİZ”
Turhan ALYAKUT: Çiftçiler Günü'nde bir daha bir araya gelelim ve bu konuları daha uzun konuşalım.
Turgay SAKARYA: Çok sevinirim. Tarım benim çok büyük ilgi duyduğum bir alan. Dedemizin mesleğidir ve bugün daha devam ettiriyoruz. Ben bir ülkenin tarımda geri kalmasını düşünemiyorum. Sakıncalarını tahmin edebiliyorum. Onun için tarımda mutlaka daha ileriye gitmeliyiz.
Sevginar SALİ/Renginar SALİ

YORUM YAP