Renginar Sali

Konu kapandı sanmayın

EğiTİMde sıra dışı bir süreç yaşanıyor. Daha doğrusu şiddetle gelen akıma toplum olarak kapılmış sürüklenip gidiyoruz. Eğitimin amacını ve hedeflerini kirleten, hatta kirletmekle kalmayıp adeta zehirleyen gelişmeler yaşıyoruz. Haksızlık, hukuksuzluk, kayırmacılık, fişleme v.s hepsi tavan yapmış vaziyette. Ne yazık ki senaryoyu tepedeki yöneticilerimiz yazıyor, yereldeki aktörlerimiz de aynen oynuyor.
 Bu arada eğitim-öğretim unutulmuş vaziyette, müdürleri görevlerinden alındığı için başı boş okullarda düzen diye bir şey yok, koşullar gittikçe ağırlaşıyor. Gerçi okullarımız artık eğitim yuvası değil, birer işletme olarak görülmekte. O işletmelerin başına geçmek için herkes birbirini neredeyse ezmekte. Önce malum sendikaya üye olmak, sonra da ilçe temsilcisinin gözüne girmek gerek. Böylece "koltuk” garantilenmiş oluyor.
 Bazı yöneticiler o eğitim yuvalarını çoktan ticarethaneye dönüştürdü bile. Velilerimiz ise hak hukuk, hesap peşine düşmek yerine ne yazık ki derin uykuda.
İlçemiz yöneticileri de yazılan senaryoya aynen uyuyor. Yukarıdan verilen görevleri iktidar partisi temsilcileri ve malum sendikayla birlikte fazlasıyla güzel bir şekilde yerine getiriyor! Öyle ki diğer ilçeleri kat kat geçiyorlar. "Bu işler bizi aşıyor” diyerek topu sendika ve siyasilere atarak da kurtulmaya çalışıyorlar, ama başlarını başka belalara da sokmadan edemiyorlar. Açılan soruşturmalarda kayırmacılıkta, mevzuatı ve kanun hükümlerini uygulamamakta zirve yapmanın yanı sıra bir de lüks meraklarıyla toplumun tepkisini çekmeyi başarıyorlar.
 Silivri Eğitim Hizmetlerini Geliştirme ve Güçlendirme Derneği’ni de güzelce alet ediyorlar. Gönüllü olarak dernek işini üstlenen benim saf ve temiz emekli öğretmenlerim de inisiyatifi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticilerine bırakıveriyor. Aylarca biriktirdikleri ve kasalarında sakladıkları 38 bin TL’yi de veriyorlar.
Silivri’nin huyunu suyunu bilmeyen, küçük kasabamızı ruhsuz ve ilgisiz megakent gibi gören, görev yerleri itibariyle toy yöneticilerimiz derneğimizin gelirini istedikleri gibi kullanabileceklerini zannettiler. İlk tokadı da burada yerken bir de hukuksuzluk işlediler. Dernek adına alınan yaklaşık 100 bin TL’lik araç için gerekli para derneğin kasasında yoktu. Sizler hangi parayla aldınız o arabayı?
 İkincisi; Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü aracı alabilmek için ihaleyi kazanan firmalardan topladığı iddia edilen bağışların hesabını nasıl verecek? 10’ar bin TL alındığı söyleniyor. Sayın Kaymakamım bu konuda görev size düşünüyor. Soruşturma açmanızla ilgili beklentiler var.
Bu arada yöneticiler, dairedeki görevlileri sorgulayıp bağışların toplandığını kimin uçurduğunu araştırıyorlarmış. Daha çok ararlar. Önce bir kendi konuştuklarına kulak verseler iyi olur derim ben. Peşime kimseyi takmanıza da gerek yok. Orası babanızın çiftliği değil, devletin bir kurumudur. Bilmenizi isterim ki geçmişte örnekleri yaşandı, ama başaramadılar. Boşuna uğraşmayın, enerjinizi asıl işinize harcayın diyeceğim ama sonuçları gördükçe o konuda da kararsız kalıyorum. Şu kesin ki, ben o kuruma girsem de girmesen de araştırdığım bilgiye bir şekilde ulaşacağım.
Usulsüz ve hukuksuz bir şekilde alınan aracın satışı söz konusuydu. Satıldı mı? Satılmadı mı? Ne kadar zarar edildi? Bu zararı kim karşılayacak? Sonuçta bu alımı bir vatandaş cebindeki parayla yapmadı. Kamunun malıyla alınan, tepkiler üzerine de satış kararı alınan araçla ilgili yetkililerden açıklama bekleniyor. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticileri lüks araçla gezecek diye (bu arada araç alındığında iki kez sabahları, iki kez de akşamları İstanbul’a gelip gidiyormuş. Bilginize...) bizim çocuklarımız ve okullarımız bu gelirden mahrum bırakılmayacak. Önce en acil ihtiyaçlar giderilmeli.
Silivri’min esnafı, iş adamı, velisi, hayırseveri v.s okulların her türlü ihtiyaçlarına koştururken, sizler bu geliri böyle savuramayacaksınız.
Silivri buna izin vermez.

YORUM YAP